İçeriğe geç

YANKI KODU

Bölüm 10 · 3 dk okuma

YANKI KODU

Bölüm 10

Son Yankı

Atlas'ın eli titreyerek telefonu açtı.

Ekranda yalnızca tek bir isim vardı.

ATLAS (17 YIL SONRA)

Aramayı kabul etti. Karşı taraftan gelen ses sakindi. Sanki her şeyi çoktan kabullenmiş birinin sesi...

"Merhaba."

Atlas cevap veremedi.

"Korkma. Çünkü birazdan öğreneceğin şey... bütün hayatını değiştirecek."

Atlas yumruklarını sıktı.

"Sen kimsin?"

Karşı taraftan kısa bir kahkaha duyuldu.

"Ben sensin. Ama henüz olmadığın hâlin."

Sessizlik.

"Telefonu yere bırak."

Atlas yavaşça telefonu yere bıraktı. Telefonun ekranı kendi kendine açıldı. Siyah ekran ilk kez tamamen beyaza döndü. Ardından tek satır belirdi.

YANKI PROTOKOLÜ SONLANDIRILIYOR...

Laboratuvar sallanmaya başladı. Beton duvarlar çatladı.

Prof. Selim ayağa kalktı.

"Hayır! Yapma!"

Kapüşonlu adam, yani Denek 10, Atlas'ın önüne geçti.

"Dinleme onu."

Prof. Selim bağırdı.

"Telefon kapanırsa hepimiz ölürüz!"

Atlas durdu.

"Ne?"

Prof. Selim dizlerinin üzerine çöktü.

"Bütün bu laboratuvar... telefonun içinde."

Atlas anlamadı.

"Ne saçmalıyorsun?"

Prof. Selim gözlerini kapattı. Sonunda gerçeği anlattı.

"2007'de hiçbir deney başarısız olmadı. Asıl deney... zihin üzerineydi. Telefon... bir cihaz değildi. Bir bilinç taşıyıcısıydı. İnsan hafızasını ölümden sonra yaşatabilen ilk sistem."

Atlas'ın nefesi kesildi.

"Yani..."

Prof. Selim devam etti.

"Sen... Annen... Baban... Denekler... Hepiniz... çok uzun zaman önce öldünüz."

Sessizlik. Kimse konuşamadı. Atlas'ın dizleri çözüldü.

"Hayır... Ben yaşıyorum."

Prof. Selim başını salladı.

"Hayır. Sen... yalnızca anılarından oluşan bir bilincin."

Telefon tekrar konuştu. Bu kez ilk kez kadın sesi duyuldu. Yumuşak... Tanıdık... Atlas'ın annesi.

"Atlas... Artık uyanma vakti."

Bir anda laboratuvar yok oldu. Koridorlar... Kapılar... Telefon... Hepsi siyah boşluğa dönüştü.

Atlas kendisini sonsuz beyazlığın içinde buldu. Önünde tek bir kapı vardı. Kapının yanında annesi duruyordu. Bu kez gerçekten. Gülümsüyordu.

Atlas koşarak ona sarıldı. İlk kez sıcaklığını hissedebiliyordu.

"Anne..."

Kadın saçlarını okşadı.

"Çok yoruldun."

Atlas ağlamaya başladı.

"Ben öldüm mü?"

Kadın cevap vermedi. Elinden tuttu. Kapıya doğru yürümeye başladılar.

Tam kapıyı açacakları sırada... Telefon son kez çaldı.

Atlas durdu. Annesi başını salladı.

"Açarsan... her şey yeniden başlar."

Telefon çalmaya devam ediyordu. Ekranda yalnızca tek yazı vardı.

YENİ KULLANICI BULUNDU

Altında isim... DENİZ

Atlas gözlerini kapattı. Yıllardır peşinden koştuğu bütün cevaplar önündeydi. Bir taraf... Annesi... Huzur... Diğer taraf... Deniz... Döngü... Telefon...

Atlas derin bir nefes aldı. Telefonu eline aldı.

Kapüşonlu adamın... Prof. Selim'in... Babasının... Annesinin... Söylediği bütün cümleler aklına geldi.

Sonra... Hiç kimsenin beklemediği şeyi yaptı. Telefonu açmadı. Telefonu yere bıraktı. Ayağıyla ezdi.

İlk çatlak sesi duyuldu. Bir tane daha... Bir tane daha... Sonunda telefon tamamen parçalandı. Ekrandaki ışık söndü.

O anda beyaz boşluk da çatlamaya başladı.

Atlas annesinin elini tuttu.

"Artık bitsin."

Annesi gülümsedi.

"İşte şimdi... gerçek Atlas oldun."

Kapı açıldı. İçeri birlikte girdiler. Her şey karardı.

Bir Yıl Sonra

İstanbul. Kasım ayı. Yağmur yağıyordu.

Üniversitenin önündeki kaldırımda genç bir çocuk yürüyordu. Kulaklığını takmıştı. Telefonunun şarjı bitmişti.

Karşısında eski bir dükkân duruyordu. Paslı tabelasında şu yazıyordu:

KARACA ELEKTRONİK

Çocuk içeri girdi. Kapının üzerindeki zil çaldı.

Tezgâhın arkasında yaşlı bir adam oturuyordu. Başını kaldırmadan konuştu.

"Telefon mu bozuldu?"

Çocuk gülümsedi.

"Evet."

Yaşlı adam tezgâhın altına uzandı. Bir kutu çıkardı. Kutunun içinde... Simsiyah bir telefon vardı. Arkasında yuvarlak bir sembol. Dalga şeklinde tek çizgi...

Çocuk telefonu eline aldı.

Yaşlı adam bu kez farklı bir cümle söyledi.

"Bu sefer... sakın gece yarısından sonra açma."

Çocuk güldü.

"Tamam amca."

Telefonu cebine koydu. Kapıdan çıktı. Yağmur hızlandı.

Yaşlı adam yalnız kalınca dükkânın ışıklarını kapattı. Boş dükkânda tek başına fısıldadı.

"Hoş geldin... Denek 11."

SON

Dosya Bulundu

YANKI_00.wav

"Eğer bu satırları okuyorsan...
...telefon seni değil...
sen telefonu seçtin."
Bölüm sonu

2 yorum