İçeriğe geç

YANIMDA KAL

Bölüm 2 · 5 dk okuma

YANIMDA KAL

Bölüm 2

2. Bölüm |Merak Etme Isırmam|

Herkese merhaba hikayeye geçmeden önce oy vermeyi ve düşüncelerinizi belirtmeyi unutmayın...

Hoşçakalın 💗✨

•

•

•

•

•

•

•

Soy adını bilmediğim Vedat kapıya yönelerek açtı. Bende onun yanına geldim. Oflaya puflaya gittik anlaşılan.

Koridora ilk adımımı atınca bizimle beraber bir çok kişinin de, çoğu benim yaşıtım,bizimle beraber Vedat gibi siyah giyinmiş, dövmeli korumalarla Ana Salona gittiklerini gördüm. Vedat bana seslendi.

"Kişiliğin seçilecek." Duraksadım. Bana baktı. Gözlerinin içine dik dik bakmaya devam ettim. Derin bir nefes aldım. Ne demek yeni bir kimlik oluşturulur? Şimdi?

"Nasıl ya." Homurdanarak cevapladı.

"Hadi ama bu kadar korkak olma." Hah korkaklık ve ben? Asla boy ölçüşemez.

"Korkak olsaydım burada olmazdım zaten. " Gözlerini devirdi. Kolunu bana yol göstererek tuttu.

"Şu anda sana davrandığım naziklik bile yasa dışı. " Kaşlarımı havalandırdım.

"Öyle mi?"

"Öyle." Yavaşça yürürken devam etti.

"Belimdeki kelepçeyi alıp ters kelepçe yapmalı ve bunu bildirmeliydim." Ters kelepçe mi dedin sen!

"Bildir o zaman." Kısa ve net. Kolumu sertçe sıkarak beni sürüklemeye çalıştı. Sonrasında kolumu sertçe çektim ve kendim yürümeye başladım.

Etrafı incelediğimde hiç pencere yoktu. Alt kata doğru iniyorduk. Benim gibi bir çok kişi ve onların yanındaki korumalar. Tavana asılmış tabelada yön okları vardı. Sanki tramvaya binecekmiş gibi hissettim. Neyseki karşımda gördüğüm dev asansör bunu yarıda kesti. Asansörün üzerinde 200 kişilik olduğu ve 8512kg taşıyabildiği yazıyordu. Vay be!

Neyseki ben en sondaydım. Vedatla olan konuşmada önümüzden epey insan geçmişti. Herkesi bir kaç görevli sırayla sayarak geçirdi. Bu sırada hala kaçacak yer olmadığını ve etrafımızda kulaklıklı insanların hala olduğunu gördüm. Siyah gözlükleri sağolsun nerelere baktıklarını anlamıyordum.

Bir süre bekleyişten sonra asansör geri geldi ve bizde bindik. Herkes sırayla sayıldı ve dakikalar sonra asansör hareket etti. Bu sırada içeride bir görevli olduğunu yeni fark ettim. Tuşa bastı ve asansör aşağı doğru inmeye başladı.

Bir dakika?

Daha ne kadar aşağı ineceğiz? Yer altında sığınak yoktur umarım... Baya hatta baya baya, abartmıyorum, bekledik ve en sonunda asansör kapıdı açıldı. Keşke açılmasaymış , açıldığı gibi yüzüme vuran beyaz ışık gözlerimi kısmama neden oldu. Herkes sırayla yavaşça ilerledi. Hadi ama bize ne yapacaklarını bile biliyoruz neden bu kadar itaatkarlar ki?!

Sıra bana geldi. Vefat kolumu tuttu ve beni yönlendirdi bu sırada oluşan sessizlik gerçekten ürperticiydi. Fakat etrafı incelerken bir sürü tabela gördüm. Yön okları vardı. Bunlardan birinde 'Ana Salon' yazısını gördüğümüz ben ve bir sürü genç yürümeye başladık. Etrafıma bakındım. Yanımda küçük bir kız vardı yüzü kotkmuştu ve yanakları pespembeydi. Gardiyan onu kolundan tutuyordu. Kızın bana baktığını gördüm. Gözleri dolmuştu. Güven vericeğinü düşündüğüm bir gülümseme yaptım.

Pek işe yaramasada...

En nihayetinde oflaya oflaya sordum. "Daha ne kadar yürüyeceğiz? Sığınak falanmı burası ya?" Bana döndü. "Ne zamandan beri bu kadar meraklıydın? " Bilmem. Her zaman internete bir ilgim olduğu kesin tabi de.

•

•

•

Artık geldiğimizde derin bir neden aldım. "Sonunda be! " Tabi etrafındakilerin boş bakışlarını umursamayalım. İçeriye girmeden önce bir anons geçildi. Kadın anlamadığım türden şeyler diyordu ya da ben gürültüden ne dediğini anlamıyordum. Vedata baktım. Kokunu dürttüm."Ne diyor? " Bilmem anlamında bana baktı. Lan karı ne diyor ben anlamıyorum ya da cidden gerizekalıyım.

Büyük tahta kapı açıldı ve herkes yavaşça içeri girdi. Ben acaba burdan kaçsam fark edilir miyim?

Etrafı gözetledim. Her taraf gardiyan kaynıyordu. Onu geçtim üst kata çıkana kadar oho bir sürü kişi beni yakalatdı bile.

"Aklından ne geçiyor bilmiyorum ama kaçmayı düşünme bile. " Dedi soğuk sesiyle yanımdki karaktersiz ilgi yoksunu adam. Homurdandım. "İstesemde yapamam gibi duruyor."

Herkes gibi benimle birlikte bir sürü insan içeri girdi. İçeriyi gözetlediğimde bir sürü sandalyenin olduğunu fark ettim. Sinema salonlarına benziyordu. Ama daha fazla ve çok büyük olandan.

Sıramı bilmiyordum. İlerledim ve bir tanesine yerleştirildim. Yanıma koruma oturdu. Koltuğun yanındaki düğmeye bastığında ve onunla birlikte bu butona basan herkesin sesi dikkatimi çekti. HAY BEN SENİN!

Kolum şuanda kilitlendi. Hayır yani neden ki ben neyim hayvan falan mı neyim lan ben?! Sesimi yükselttim.

"Buna da mı gerek var cidden mi?" Bana bakmadı önüne döndü ve parmağını dudağına götürüp sessiz olmamı işaret etti. "Merak etme ısırmam! " Gözlerini kıstı.

Sahneye projeksiyondan bir flim yansıtıldı. Bu neydi böyle?

Yansıtılan projeksiyonda bizim yaptığımız paylaşımlar yayınlanıyordu. Aralarında benim ve diğer tanıdık arkadaşlarımınkine de denk gelmiştim. Video kaydı ilerledikçe salondaki sesler de artıyordu. Kayıt bir anda durdu ve ekrana başkan çıktı. Hiç sevmiyorum, nefret ediyorum. "Evet herkesin neden burada olduğunu hepiniz biliyorsunuz bunu açıklamaya gerek olduğunu zannetmiyorum. Tabi ki ama eğer ki itiraz edeniniz olursa dinlerim. "

Salondan bağırışan sesler gayet açıklayıcıydı. "Sıfatını sikeyim." Diyen genç bir çoçuğu görünce kıkırdamaya başladım. Gelen küfürler beni gerçekten mutlu ediyordu.

Ama bir anda yanımda hakaret eden bir çoçuğun kilitlendiği cihazdan çıkan kıvılcım ve diğerlerinede aynı şey olması... Gözlerim doldu. Cidden bu kadar acımasız olmaya ne gerek vardı. Çocuk kafasını eğdi. Ve onun gibi bir çok kişi daha. Başkan halinden mutluymuş gibi gülerek devam etti. "Bunu tahmin ettiğimizden dolayı oluşturduğumuz sistem sizi bir süre baygın bırakacak kolunuzdaki acı bir kaç gün geçmez. Avı verici bir yöntem. Ama tabiki de Etki tepki! " İğrenç gülüşü beni ondan daha da iğrendirmişti.

Yanımdaki çocuk yavaşça sızlanarak kafasını kaldırdı. "İyi misin? " Fısıldayarak sordum. Vedat kolumu sıktı. "Kimseyle konuşma. " Önüme döndüm.

Gerçekten neden burada olduğumuzu merak mı ediyordunuz açıklayayım.

Biz yani 11-18 yaş grubundaki çocuklar olarak artık sınavların tek düzine olması sistem kurbanı olmamız ve daha bir çok şey yüzünden isyan başlatmıştık tabi bunu ilk başta okula gelmemek , derse katılmamak , bahçede grev ve buna benzer bir sürü şeyle yapmıştık. Hatta öğretmenler bazen eline sopa ve onun gibi eşyalarla not kırma, derste yok yazılma vb. Şeylerle bizi tehdit etti. Biz de okula gitmedik öğrenciler olarak her bölgede isyan başlattık sınavlara girmeyen öğrencilerden tutun 18 yaşında olduğundan dolayı polisin tutukladığı öğrencilere kadar.

Tabi ki velilerimizin bizi desteklemesi işimize geldi. Ancak okullara tatil geldiğinde okulumuz ve çevre okullarda okul mallarınq zarar vermekle kalmayıp okulun duvarlarına protesto içeren sözler yazıyorduk. Tabiki bunlarda bir yere kadar.

Çünkü artık sokağa çım a yasağı verildiğinden dolayı başkan bu süre zarfında hiçbir öğrencinin sokağa çıkmaması için mahalle ve sokaklarda devriye polislerin dolaşacağını ve bu polislerin bize o kadar da sakın davranmıyacağını açıkladı ki gerçekten de öyleydi.

Bizde son çare en iyi çözüm olarak interneti kullandık bu yüzden kapatılan bir sürü hesabım oldu. Ama tabiki de bu beni durdurmaz. Camlara astığımız küfürleri de sayalım lütfen. En sonunda buna daha fazla katlanamadılar. Ben 3 senedir bunu devam ettirdim şuan 17 yaşımdayım ama artık yapamıyacaktım. Bir akşam mahallemizde olan polis otobüsü beni ve benim gibi yakalanan bir çok çoçuğu aldı. Ve anneme sarılamadan gözyaşlafı içinde evden ayrıldım. Annemin acı dolu feryatları hala aklımda...

•

•

•

•

•

Merhabaaa nasıl buldunuz?? 🖊

Sizce neden bu kadar çok isyan başlatıldı?

Bol bol yorum ve vote atmayı unutmatın kendinize iyi bakın hoşçakalın..🤍🎀

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.