🌸 İYİ OKUMALAR 🌸⁴
Sabah kalktığımda her yerim ağrıyordu. Yan tarafa dönücektimki birde kenimi yerde buldum. O sırada kapı açıldı ve içeri Azad girdi. Azad bir bana bir yatağa bakıp gülmeye başlad. Öküz niye gülüyon düştüm ben gelip alman lazım. Azad'a yastığı atıp " Ne gülüyon be. Ben düşmüşüm gelip beni alman lazım. " dedim. Azad yanıma gelip
" Özür dilerim yani garibime geldi. Koltuktan düşeni gördüm de kanepeden düşeni ilk defa görüyorum. " diyine düştüğüm yere baktım.
Yuh sana Esim gerçekten de kanepeden düşülür mü? Azad'a bakıp " Ben ne zaman anepede uyudum?" dedim. Azad "Kanepede uyumadın yola çıkıcaktık bende sana kıyamadım uyandırmadan bütün yol boyunca kucağım da geldin. İki dakika lavobaya gidiyim dedim zaten olan ortada. " dedi. " Ne kadar yolumuz kaldı oğlumu özledim ?" dedim.
Azad kolundaki saat'e bakıp " Yarım saat sonra oradayız. Hadi kalk yerden. " diyip beni kaldırdı. Kalktığımda pencereden dışarı baktım. Sabah olmuştu. Azad'a bakıp " Ailenin haberi var mı geleceğimizden? " dedim. Azad önce bir durdu sonra bana bakıp " Biliyorlar." diyip odadan çıktı. Azad da birşeyler vardı ama ne onu anlamadım. Bense arkasından çıktım. Kaptanın yanından çıkıyordu. Bana bakıp " Gel oturalım inicez şimdi." dedi. Başımı olumlu salladım ve koltuğa oturdum. Azad da yanıma gelip oturdu.
Beş dakika sonra inmiştik. Uçaktan indiğimde Yiğit Aslan'ı gördüm. Bana bakıp " Anne" diyip kollarını açarak koşmaya başladı. Bende aynı şekilde ona koştum. Oğlumu çok özlemiştim. Kucağıma alıp sımsıkı sarıldım. Aynı şekilde oğlumda bana sarıldı. Bir elin belimde hissettim. Baktığımda Azad yanımıza gelik bize küçük bir tebessümle bakıyordu. Azad Yiğit Aslan'ı kucağına alıp " Sen anneyi çok mu özledin bakıyım? " diye sordu. Yiğit Aslan başını olumlu yönde sallayınca ikimizde tebessüm ettik.
Azad elimi tutup arabaya doğru yürüttü. Ben Yiğit ile arkaya otururken Azad ile Baran abi öne oturdu. Yiğit'i kuçağıma alıp onun saçlarını sevdim. Yarım saat sonra konağın önüne geldik. Yiğit'e baktığımda uyumuştu. Azad kapıyı açıp Yiğit'i kucağına aldı. Bende arabadan inice etrafıma baktım. Uzun zaman sonra Mardin topraklarındaydım. Azad elimi tutup konağın kapısından içeri soktu. Konağın mutfağından hizmetçi Elban abla çıkmıştı. Elvan abla beni görünce hemen yanıma geldi.
Bana sımsıkı sarılıp " Hoş geldin kızım benim özlettin kendini. " dedi. Elban abla yıllar önce amcamın konağında çalışıyordu Bende emeği fazlaydı onu annem gibi görüyordum. " Hoş buldum Elban abla bende özledim hepinizi. " dedim. Daha sonra konakta zılgıt sesleri yükseldi. Yukarıdan Yazgı, Hira, Cemre, Azadın kardeşleri, anneleri, babası ve diğer herkes buradaydı.
Azad benle birlikte yukarı çıktı. Önce babası Ferhat Aslanoğlunun elini öptüm. Daha sonra anneleri Berze Aslanoğlu, Dilan Aslanoğlu, Özüm Aslanoğlunun elini öptüm. Herkes ile hasret giderdikten sonra Azad Yiğit'i Odaya götürdü. Bende arkalarından gittim. Azad Yiğit'e tebessüm ederek bakıyordu. " Sizi yıllar önce bulmam lazımdı asla kendimi affetmiycem." dedi. Azad'a " Sen bizi buldun ya o yeter artık eski günleri düşünmeyelim. " dedim.
Azad başını olumlu yönde salladı. Azad ile odadan çıkınca yemek yedik. Bütün gün oturup sohbet ettik. Akşam olunca herkes odasına çıktı. Yarın imam nikahı vardı. Yiğit bütün gün koştuğu için hemen uyumuştu. Azad ile yanına yatıp bizde uyuduk.
💜
Yazgı
Akşam olduğunda herkes odasına çıkmıştı. Bugün Azad abi gilde kalacaktık. Bende kıyafetleri yerleştiriyordum. Bir kolun bana sarıldığını hissettiğimde tebessüm ettim. Baran boynumu öpüp " Özledim seni ama sen beni özlemedin sanırım. Hiç yanıma gelmedin bugün. " dedi. Onun bu çocuksu hallerini çok seviyorum sadece baba yaptığı için olabilir.
Baran'a dönüp yanağından öptüm " Tabiki ben kocamı özledim ama bugün Esim ile Yiğit Aslan geldi ya onlarla ilgilenmek istedim. " dedim. Baran " Ha onlar kocandan daha önemli tamam sen git bugün onlarla yat ben tek yatarım. " diyip yatağa yöneldi. Baran'a öyle bakarken Baran bana arkasını dönerek yattı. Baran'ın yanına gidip sarıldım. " Ya sen bana küstün mü ? " diye sordum.
Baran başını olumlu yönde sallayınca koca bir kahkaha attım. Baran bana gözlerini kısarak baktı. Ben hala gülerken birden Baran'ı üstümde ellerini karnımda hissettim. Baran bana ceza olarak gıdıklıyordu. Odada ikimizin kahkaha sesi yükseliyordu. "Baran dur tamam bir daha senle ilgilenicem." dedim gülerek . Baran " Eğer beni memnun edeceksen dururum yoksa sabaha kadar gıdıklarım." diyince başımı olumlu yönde salladım. Baran beni gıdıklamayı bırakınca nefesimin düzelmesi için biraz bekledi.
Nefesim düzelince Baran dudağıma yapıştı. Ona karşılığını verirken güzel ve uzun bir gece geçireceğimizi anladım.
❤️
Esim
Sabah güneşin ışıklarını yüzümde hissederek uyandım. Yan tarafıma baktığımda Yiğit Aslan ayağı Azad'ın yüzünde kafası benim karnımdaydı. Gülmemek için kendimi zorlamıştım. Yiğit'in kafasını yatağa yavaşça bırakarak kalktım. Bugün imam nikahı kıyılacaktı.
Lavobaya gidip kişisel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra siyah bluz ile siyah pantolonumu giyip odadan çıktım.
Aşağıda sesler geliyordu. Mutfağa girdiğimde herkes birşeyle uğraşıyordu. " Herkese günaydın yardım edilecek birşey var mı?" diye sordum. Elvan abla bana bakarak " Yok kızım herşey hazır zaten. " dedi. " Keşke benide kaldırsaydın Elvan abla zahmet oldu sizede. " dedim.
Elvan abla yerine Asena cevap vermişti "Sus kız ne zahmeti sen hem yeni geldin seni sabahın köründe kaldırıp yemek yaptıracak halimiz yok. " dedi. Asena'nın dediği doğruydu burda yeni gelin olmadan herkes misafirdir ve bende bu durumda misafir oluyordum. Hira'nın yanına gidip oturdum. Hira yardım etmiyordu çünkü 4 aylık hamileydi ve yüksek derecede düşük riski vardı. Bunları Azad ile hastanede konuşurken öğrenmiştim.
Hiraya " Hira cinsiyeti belli mi eğer erkekse bizim Yiğit'in kıyafetlerin vereyim hepsi yeni gibi bazılarını hiç giymedi sadece atlet ile dururdu kıyafetlerini giydirirken çok zorlanırdım. " dedim. Hira bana gülerek " Bilmiyoruz daha canım ama benim içimden erkek gibi geliyor ama Gökalp'i görsen hergün eve bir poşet kız kıyafeti ile geliyor." dedi yüzü düşerek.
Gökalp abi ile Hira'nın çocukları olmuyordu. Hatta Gökalp abinin annesi Hira'nın üstüne kuma bile getirmişti. Gece yatak odasında Hira yerine başka bir kadın gören Gökalp abi konakta büyük bir kavga koparmıştı. Hira ile eşyalarını alarak başka bir yere taşınmışlardı. Hira kuma olayını biliyordu o yüzden Gökalp abi Hira'nın yüzüne bile bakmıyordu. En sonunda Hira hamile kalmıştı ve bir erkek çocukları olacaktı ama kuması olcak kadın düşük ilacı katarak bebeği düşürmüştü.
Gökalp abi bunu öğrenince o kadının evine giderek kıyamet koparmıştı. Azad bile Gökalp abiyi zor tutmuştu. Azad, Gökalp abi , Timur abi , Baran abi ve Alparslan abi sinirlenince gözleri sevdikleri kadınlarını bile görmüyordu bazen. Midyattaki (Mardin) herkes bu beşliden çok korkardı. Bazıları göz teması kurmazdı bile. Kadına ise midyattan sürgün kararı verilmişti. Gökalp abi annesi dışında herkes ile konuşuyordu hatta annesi öldüğünde taziye evine gelip helvasını yiyip baş sağlığı dileyerek çıkıp gitmişti.
Hira ile sohbet ederken Cemre, Asena, Yazgı yanımıza gelip birlikte sohbet etmeye devam ettik. Bir süre sohbet ettikten sonra kahvaltı yapmak için yemek odasına gitmeye karar verdik. Mutfaktan çıktıktan sonra daha Azad ile Yiğit Aslan uyanmamıştı. Kızların yanından ayrılarak odaya çıktım. Yatakta ikiside uyuyordu. Yiğit'in tarafına geçtim ve yanağına küçük bir buse kondurdum.
Yiğit'in saçlarını okşayarak " Oğlum hadi kalk bak sabah oldu." dedim. Yiğit gözlerini açınca hemen bana sarıldı. Bende ona sarılarak başından öptüm. Yiğit " Günaydın anne" dedi gülümseyerek. Bende ona gülümseyerek " Günaydın oğlum hadi şimdi doğru banyoya elini yüzünü yıkıyorsun kıyafetlerin orda orda güzelce giy gel tamam mı oğlum." dedim. Yiğit başını olumlu sallayarak banyoya girdi.
Azad'a baktığımda daha uyuyordu. Yanına giderek onunda yanağından öptüm. Uyanmayınca tekrar öptüm. Tekrardan öpecektim ki dudağı hafifçe yukarı çıkmıştı. Eşşek beni kandırıyordu aklı sıra. O öpeceğimi zannederken ben onun yanağına hafifçe vurmuştum. Gözlerini açıp baktığında kahkaha atmıştım. " Noldu Azad ağam kandıramadın mı beni?" diye sordum.
Azad elimden tutup beni üstüne çekecektir ki hemen yataktan kalktım. " Hadi Azad bugün imam nikahı kıyılıcak hadi üstünü giy gel de aşağı inelim. " dedim. Azad yataktan kalkarak yanıma geldi. Bir parmağı ile burnuma vurarak " Bu yaptığının cezası olcak Esim hanım." dedi. Azad'a " Eğer birazdan Ferhat amcanın bağırmasını istiyorsan bu gerçekleşecek." dedim.
Azad göz kırparak odadan çıktı. Bende o sırada etrafı topladım. Yiğit banyodan çıkınca odadan çıktık. Azad her zamanki gibi siyah takım'ını giymişti. Elimi tutarak aşağı indik. Yemek odasına geçince saygınlık açısından büyüklerin ellerini öptük. Daha sonra hep beraber güzel bir kahvaltı yaptık. Öğleden sonra imam nikahı kıyılacaktı. Aslında biz dün olur diye düşünüyorduk ama Ferhat amca Yiğit'in her şeyi öğrenmesini isteyince onu kırmadık.
Azad ile birlikte Yiğit ile konuşmaya odama çıkmıştık. Konuşmaya başlamadan önce bende olan Azad'ın tek fotoğrafını Yiğit'in kucağına bıraktım. "Yiğit canım oğlum bu abi kim biliyor musun ?" diye sordum. Yiğit " Evet tanıyorum bu benim babam." dedi. Azad ile göz göze gelince gülümseyip " Sen aslında baban ile tanıştın biliyor musun ?" diye sordum. Yiğit'in gözlerinin içi parlamıştı.
Yiğit'e " Babana sarılmak istiyor musun ?" diye sordum. Yiğit başını olumlu salladı. Azad " O zaman gel sarılalım." diyince Yiğit bana baktı. Başımı olumlu salladım. Yiğit hemen Azad'a sarılmıştı.Yiğit " Şimdi sen benim babam mısın ?" diye sordu. Azad " Evet oğlum ben senin babanım." dedi. Yiğit " Anne babam görevden gelmiş artık onla oyun oynaya bilir miyim?" diye sordu. Başımı olumlu olarak salladım. Azad " Oğlum bugün annen ile imam nikahımız kıyılıcak ordan sonra senle gezelim mi baş başa?" diye sordu.
Yiğit bana bakınca başımı olumlu yönde salladım. Yiğit Azad'a dönerek başını olumlu yönde salladı. Yiğit her şeyi artık biliyordu. Hep beraber odadan çıktık. Bu sırada imam gelmişti. Başıma yazma takarak odaya girdim. Azad ile yan yana oturduk. Ortamında Yiğit vardı. Benim şahitlerim Asena ile Yazgı iken Azad'ın şahitleri Baran abi ile Timur abiydi.
İmam anne babamızın ismini sordu. Adlarını diyince kağıda yazdı. Kuran kesimden ayetler ile hadisler okumaya başladı. Sonra bana dönerek " Gelin kızım mehir olarak ne istersin." diye sordu. Tam cevap verecektim ki Azad benden önce " Benim bütün mal varlığımın yarısı, diğer yarısı çocuklarımızın, elli dönümlük arazi, Amed topraklarındaki büyük konak, buradaki konak ve 5 tane otel. "dedi sakince. Azad'a tam birşey diyecektim ki keskin gözlerini görünce vazgeçtim.
İmam bana dönerek " Mehri kabul ediyor musun gelin kızım ?"diye sordu. Başımı olumlu yönde salladım. İmam önündeki kağıda mehri yazdıktan sonra " Ferhat'tan olma, Özüm'den doğma Azad'ı kocalığa kabul ediyor musun?"diye sordu. Bende " Kabul ediyorum " dedim. İmam tekrardan "Ferhat'tan olma, Özüm'den doğma Azad'ı kocalığa kabul ediyor musun?"diye sordu. Bende tekrardan " Kabul ediyorum " dedim. İmam tekrardan "Ferhat'tan olma, Özüm'den doğma Azad'ı kocalığa kabul ediyor musun?"diye sordu. Bende tekrardan " Kabul ediyorum " dedim.
İmam Azad'a dönerek " Ateş'ten olma, Şirin'den doğma Esim'i karılığa kabul ediyor musun? " diye sordu. Azad " Kabul ediyorum " dedi. İmam tekrardan " Ateş'ten olma, Şirin'den doğma Esim'i karılığa kabul ediyor musun? " diye sordu. Azad tekrardan " Kabul ediyorum " dedi. İmam tekrardan " Ateş'ten olma, Şirin'den doğma Esim'i karılığa kabul ediyor musun? " diye sordu. Azad tekrardan " Kabul ediyorum " dedi.
İmam şahitlerinde rızasını aldıktan sonra dualar eşliğinde nikahımızı kıymıştı. Saygınlık açısından büyüklerin ellerini öpmüstük. Ferhat amca yeni gelin olduğum içi iki tane set takmıştı. Elini öpmek teşekkür ettim. Daha sonra tatlılar ikram ettik ve ben Azad ile konuşmak için ayrı bir odaya geçtik. Çok birşey konuşmamıştık ben Hira ile Gökalp abinin durumunu demiştim oda tamam halledicem demişti.
Daha sonra düğün kına hakkında konuştuk. Azad ile odadan çıktıktan sonra Azad ile Yiğit Aslan gezmeye çıkmıştı. Bende konakta yardım etmiştim daha sonra kızlar ile sohbet etmiştik ve akşamı etmiştik.
💛
Hira
Kızlar ile konuştuktan sonra odaya çıkmıştım. Hamileliğim zorlu geçiyordu kendimi yormamam lazımdı. Yatağa uyandığımda kapı açılmıştı. Gelen Gökalp'ti ve gene elinde poşet vardı. Ona bakmadan elime bir kitap aldım ve okumaya başladım. Gökalp ona bakmadığımı görünce sıkıntılı bir nefes almıştı.
Yanıma oturarak elimden kitabı aldı. Ona bakmıyordum çünkü geçen gün kıyafet kavgası etmiştik ve biraz kalbimi kırmıştı. Bende onla konuşmuyordum hatta yüzüne bile bakmıyordum. Gökalp " Sevgilim ne zaman bakacaksın yüzüme ?" diye sordu. Konuşmamıştım. Gökalp " Sevgilim özür dilerim kalbini kırmak istemedim. Ben biraz heyecanlıyım çocuğumuz oluyor diye hem bende ettim bir öküzlük gittim tek kız kıyafeti aldım. Sende tabi doğal olarak kızımızın olmasını istediğimi düşündün ama ben ne olursa olsun severim aşkım." dedi.
Gökalp'e bakarak " Neden her gün elinde kız kıyafeti ile geliyorsun peki ?" diye sordum. Gökalp gülerek " Aslında iki gün önce diyecektim ama kavga ettiğimiz için diyemedim." diyince meral ettim. Gökalp bana ne diyecekti ki. " Bizim çocuğumuzun cinsiyeti kız o gün gittiğimizde öğrenecektik ben Arın ile Arin'e demiştim sürpriz yapalım diye ama sen böyle düşününce bende gelip demek istedim." diyince gözlerim açılmıştı.
Bir dakika cinsiyeti kız mı? " Gökalp sen ciddimisin?" diye sordum. Gökalp başını olumlu sallayınca boynuna atladım. Gökalp bana sarılırken ben gömleğini göz yaşım ile hissediyordum. Omzuna sertçe vurdum." Eşşek haberin var niye ilk gün gelip demedin." diye sitem ettim. Gökalp
" Sözde sürpriz yapalım dedik ama meraklı birisi bekliyemedi." diyince ikimizde güldük. Burnunu burnuma sürttü. Gökalp " Hadi bakalım üstünü giydirelim ve yatalım." diyince başımı olumlu salladım. Kolumdan tutarak beni kaldırdı. Üstümü giydiğimizde Gökalp sayesinde yatağa yattım. Gökalp yanıma yatınca başımı göğsüne koydum.
Gökalp " İyi geceler sevgilim." diyip başımdan öptü. Bende yanağını öperek " İyi geceler sevgilim." dedim.