İçeriğe geç

YANAN KALBİN VARİSİ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

YANAN KALBİN VARİSİ

Bölüm 1

GİRİŞ

YAZAR NOTU

Selam sevgili okur! Bu kitapta çokça vahşet ögeleri bulunmakta. Hassas olan okurlara tavsiye edilmesi söz konusu bile değil, olamaz. Kitapta cinsel ögelere dair hiçbir iz yok. Yaşı küçük ama dayanıklı okurların okuması AİLELERİNİN İZNİ İLE mümkün olabilir.

Bu kitabı yazarken bazı eserlerden ilham aldım.

Demon Slayer(ANİME)

Jujutsu Kaisen(ANİME)

Raven Okulu Serisi(KİTAP)

Wisteria Serisi(KİTAP)

Açlık Oyunları Serisi(KİTAP)

Umarım kitabı okurken çokça eğlenirsiniz. İyi okumalar!

SAMİMİ NOTUM:

Merhaba, ben A. S. RAVEN. 14 yaşındayım ve yaz tatilim boyunca büyük bir tutkuyla yazdığım fantastik romanım Gerçek Canavarlar'ı sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım Alisia'nın karanlıklarla dolu yolculuğu sizi de en az benim kadar heyecanlandırır. Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

KONUSU:

Tune Kraliyetinde, birden ortaya kara bir büyü gibi çıkan canavar İllith küllerinden yeniden doğdu. Geçmiş çağlarda Tune’un yendiği ve yaktığı İllith, yeniden canlandığında kafasında daha iyi bir plan vardı. Soyunu devam ettirecek ve yenilme oranını azaltacaktı. Planı basitti. İnsanları ısıracak, kanını sivri dişlerinin arasından insanların kanlarına enjekte edecek, onları canavar yapacak ve gücüne güç katacaktı. Kralın gönderdiği tüm muhafızlar İllith’e yaklaşamıyordu bile. Çünkü canavarlar, kraliçelerine dokunulmasına izin vermiyordu. Canavarlar dört sınıfa ayrılmıştı. Güçsüzler, deneyimliler, ustalar ve gerçek canavarlar. Gerçek canavarlar İllith ile bağı en fazla olan ve en güçlü canavarlardı. Muhafızlar ilk üç sınıfı alt etse bile dördüncü sınıflar tarafından çiğ çiğ yeniliyordu. Tune Kraliyeti buna bir dur demeliydi.

İllith’in geri dönüşünden dört yıl sonra kral Brook’un aklına bir fikir geldi. Bir savaş akademisi kuracak ve İllith’i durduracaktı. Akademideki eğitmenler usta savaşçılar olacaktı. Öğrenciler ise yaşlı düşmüş güçlü savaşçılar tarafından seçilecekti.

Alisia ise, bundan iki yıl önce, İllith’in pis canavarları tarafından yenen babası, küçük kardeşi ve abisinin yasına dayanamayıp hasta düşen annesine bakmak zorundaydı. Bu süre zarfında Alisia kendine bir yay yapmış, taşı döverek yaptığı sivri metal ile ise ok denebilecek, ucunda sivri metal parçası olan çubuğu tasarlamıştı. Oku ve yayı ile evine tavşan, sincap, geyik gibi yemekler getiriyor ve bazı avladığı hayvanları satarak annesinin ilacı için para biriktiriyor, evini canavarlardan koruyarak yavaş yavaş usta bir okçu olma yolunda ilerliyordu.

Tune Akademisi haberleri tüm köyde yayılınca haliyle Alisia’nın da kulağına gitmişti. İki yıl içinde okçuluk konusunda usta denebilecek kadar kademe kaydetmiş, eğitmen konusunda şansını denemek istemişti. Eğer eğitmen olamazsa öğrenci olacak, Tune kraliyetinde bir muhafız olarak işe başlayacak ve kazandığı parayla annesine ilacını alacaktı.Bu fikri annesine söylediğinde annesi bu fikre şiddetle karşı çıkmıştı. Zaten oğullarını ve kocasını kaybetmişti. Bir de kızını kaybedemezdi. Fakat Alisia tuttuğunu koparan birsiydi. Annesine ısrar edip durdu. Annesi de en az onun kadar inatçıydı ve kızının gitmesine izin vermiyordu. Alisia annesiyle gece gündüz kavga ediyordu. En sonunda dayanamadı ve eşyalarını alıp evi terk etti.

Tune Akademisinin kurucuları ve kral Brook Alisia’nın okçuluk bilgilerine hayran kalmış ve onu iki ok eğitmeninden biri olarak işe almıştı. Fakat Alisia annesi ile yıllarca konuşamamış ve ondan haber alamamıştı...

HARİTA:

Bölüm sonu

2 yorum