Yan Duvarın Ardında 2.Bölüm- Normalde Derin'den Tatlı rüyalar mııı? Telefonumu sıkıca göğsüme bastırdım. Bu çocuk bana tatlı rüya dilemişti. Tanımadığı birine. Yani teknik olarak herkese diyebilirdi ama hayır, şu an bana demişti. Bana yani Derin'e. Komşusuna, haberi yoktu tabii. Gözlerimi tavana diktim. Uyuyamazdım artık. Kalbim maraton koşmuş gibiydi. Oysa maratona giden oydu. Sabah altı sıfır beşte evden çıkardı. Evet, beş. Altı değil, beş. Bir dakika bile geç çıkmıyordu. Kafamı yan çevirdim. Balkon kapısı aralıktı. Hafif esinti perdeyi dalgalandırıyordu. Dayanamadım, kalktım. Perdeyi iki parmak araladım. Hâlâ balkondaydı. Oysa şu an uyuması gerekiyordu. Yoksa beni mi düşünüyordu? Telefonu elindeydi ama öylece duruyordu. Ekrana bakıyor, sonra boşluğa dalıyordu. Çatık kaşları biraz daha gevşemişti sanki. Sigara yoktu bu sefer. Telefonum titredi. Ayaz: "Uyudun mu?" (23.32) Yutkundum. Siz: "Yok. Görüyorum ki sen de uyumamışsın." Ayaz: "Normalde uyurdum." Normalde. Yani şu an normal değildi. Siz: "Ben düzenini bozmak istememiştim." Ayaz: "Bozmadın." Kısa cevaplar atıyordu. Ama bu sefer o mesafeli tonun altında bir şey vardı. Hissediyordum. İki yıldır izlediğim adamın yazı stilini mi çözmüştüm artık, bilmiyordum. Ayaz: "Madem iki yıldır seviyorsun, bir şey soracağım." Kalbim hop. Acaba ne soracaktı? Siz: "Sor." Ayaz: "Hiç mi fark etmedim seni? Bu. Bu soru. Beni darmadağın etti. Gözlerim doldu mu dolmadı mı emin değilim ama boğazıma bir şey oturdu. Siz: "Ettin." Bir süre yazmadım. O beklesin istedim. Biraz merak etsin. Hep ben mi kıvranacağım? Siz: "Ama yanlış zamanlarda." Gönder tuşuna bastığım an olduğum yerde titredim. Ona döndüm. Saçlarının arasından elini geçirdi. Sinirli değildi. Karışıktı. Çözmeye çalışır gibi hâli vardı. Ayaz: "Yanlış zaman derken?" Siz: "Sen hep birine bakıyordun. Ben arada kalıyordum." (23.45) Bu cümleyi yazarken içim sızladı. Çünkü doğruydu. O hep birine yetişmeye çalışıyordu. Kardeşine, hastaneye,işe... Ayaz uzun süre yazmadı. Pes ederek ayağa kalktım ve yatağıma uzandım. Şu görüldü var ya. İcat eden kimse döveceğim. Ayaz: "Yakınımda mısın?" (23.59) Kalbim bir anlık durdu. Siz: "Ne alaka?" Ayaz: "Öyle hissettim." Allah'ımm. Siz: "Belki de sandığından daha yakınımdır." Bu biraz tehlikeliydi ama hoşuma gitti. Ayaz: "Tehlikeli konuşuyorsun." Gülümsedim. Siz: "Tehlikeyi severim." Refleksle perdeyi araladım. Balkondaydı. Bu sefer oturmuyordu. Ayakta. Kolları korkuluğa dayalı. Sanki karanlığın içine bakıyordu ama aslında birini arıyordu. Beni mi? Işığım kapalıydı. Nefesimi tuttum resmen. Saçmalıyorsun Derin, görmez seni. Ama kalbim kaburgalarımı kırıp dışarı çıkacak gibiydi. Telefon yine titredi. Ayaz: “Kaçmak hoşuna mı gidiyor?” Ben kaçmıyordum ki. Ben iki yıldır tam karşısındaydım. Sadece o yanlış yere bakıyordu. Siz: “Belki de hiç kaçmadım.” Bu cümleyi yazarken dizlerimin bağı çözüldü. Yatağın kenarına oturdum. Uzun bir sessizlik. Görüldü. Yine o lanet görüldü. Sonra… Ayaz: “O zaman bir gün karşıma çık.” Kalbim. Dur. Ayaz: “Bu kadar cesursan.” Bu meydan okumaydı. Ve ben meydan okumaları ciddiye alırdım. Telefonu dizlerimin üzerine bıraktım. Gözlerimi kapattım. Şu an gidip kapısını çalsam ne olurdu? Açardı. Karşısında beni görürdü. Belki şaşırırdı. Belki hiçbir şey hissetmezdi. En çok da o ihtimal korkutuyordu. Telefon tekrar titredi. Ayaz: “Ama şunu bil.” Yazıyor… Yazıyor… Yazıyor… Bu çocuk niye roman yazıyormuş gibi bekletiyor beni? Ayaz: “İki yıldır sevdiğini söyleyen biri… insanın aklını kurcalar.” Nefesim yavaşladı. Ayaz: “Ve ben kolay kolay kimseyi merak etmem.” Fısıldadım, kendi kendime: “Bul bakalım Ayaz.” Ve ilk defa korkmadım. Heyecanlandım. İkinci bölüm de bittii. Bul bakalım bulabilirsen Ayazcım. Kör değilsen bulursun yaniiii. Oy vermeyi, yorum yapmayı unutmayalımm. -Sizi seven yazarınız✍️🏻🖤
Bölüm 2
NORMALDE
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.