İçeriğe geç

Yan Daire

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Yan Daire

Bölüm 3

Yeni kız

Sabah gözlerimi açtığımda birkaç saniye boyunca tavana bakarak öylece kaldım.

Odanın sessizliği, dışarıdan gelen hafif kuş sesleriyle bölünüyordu. Yeni evimdeki üçüncü sabahımdı ama hâlâ buraya tam olarak alışamamıştım.

Sonra dün gece aklıma geldi.

Karanlık merdivenler…

Dengemi kaybettiğim an…

Ve beni tutan güçlü kollar.

Gözlerimi kapattım.

Ardından o ses zihnimde yankılandı.

“Yeni komşum demek sensin.”

Neden bunu hatırlayıp durduğumu bilmiyordum.

Adamın yüzü gözümün önüne geldi. Sert bakışları, sakin tavrı ve o belli belirsiz gülümsemesi…

Başımı yastığa gömdüm.

"Alt tarafı komşum."

Kendi kendime söylenip yataktan kalktım.

Bugün bütün gününü onu düşünerek geçirecek değildim.

Duşa girdikten sonra biraz kendime geldim. Üzerime rahat bir şeyler giyip mutfağa geçtim. Kahvaltı hazırlarken aklıma Sıla geldi.

Belki onu çağırabilirdim.

Hem biraz sohbet ederdik.

Hem de…

Aras hakkında ağzından birkaç laf alabilirdim.Zaten ne geliyosa başıma bu merakımdan geliyodu.

Telefonumu elime aldım.

Ben: Kahvaltıya gelir misin?

Cevabı çok geçmeden geldi.

Sıla: Gelmez miyim? 20 dakikaya oradayım.

Gülümsedim.

Ben de kahvaltılıkları hazırlamaya başladım.

Bir süre sonra kapı çaldı.

Sıla elinde küçük bir poşetle kapıda belirdi.

"Ben de bir şeyler aldım."

"Sen geliyorsun, bir de kahvaltılık mı getiriyorsun?"

"Komşuluk böyle bir şey."

Gülerek içeri girdi.

Birlikte kahvaltıyı hazırladık. Sonra tabakları balkona taşıdık.

Hava güzeldi.

Güneş çok yakmıyor, hafif bir rüzgâr esiyordu.

Bir süre normal şeylerden konuştuk. Taşınmamdan, evden, apartmandan…

Ben ise asıl konuya gelmek için fırsat kolluyordum.

Sonunda dayanamadım.

"Sıla…"

"Hı?"

"Yan dairedeki komşumuz."

Sıla kaşlarını kaldırdı.

"Aras?"

Adını duyunca istemeden dikkat kesildim.

"Evet."

"Ne olmuş?"

"Hiç. Sadece… merak ettim."

Sıla kahvesinden bir yudum aldı.

"Aras hakkında çok fazla şey bilmiyorum aslında."

"Ne zamandır burada?"

"Buraya taşınalı yaklaşık bir yıl oldu."

"Bir yıl mı?"

"Evet."

Bir an düşündü.

"Ben birkaç kez geceleri evden çıktığını gördüm. Bazen çok geç saatlerde geliyor. Ama onun dışında…"

"Ne?"

"Çok da kötü biri değil."

Şaşırdım.

"Nereden biliyorsun?"

Sıla gülümsedi.

"Geçenlerde apartmanın bahçesinde bir çocuk topunu ağacın arkasına kaçırmıştı. Çocuk ağlayıp duruyordu. Aras geldi, topu aldı ve çocuğa verdi."

"Gerçekten mi?"

"Evet. Çocuk da ona teşekkür etmişti.Anlaşılan çocuklarla arası iyi."

İstemeden gülümsedim.

Demek o kadar da soğuk değildi.

Sıla tabağındaki zeytinlerden birini alıp ekmeğinin üzerine koydu.

"İnsanlarla çok konuşmuyor sadece. Kendi halinde biri."

"Anladım."

Konuyu fazla uzatmadım.

Bir süre daha sohbet ettikten sonra Sıla gitmek için ayağa kalktı.

"Bugün yine görüşürüz."

"Tamam."

Kapıyı kapattıktan sonra salona geçtim.

Bir süre koltuğa oturup tavana baktım.

Aras.

Bir yıldır bu apartmanda yaşıyordu.

Geceleri dışarı çıkıyordu.

Ama çocukların topunu ağaçtan indirmek için duracak kadar da normal biriydi.

Hakkında düşündüğümden daha fazlasını merak etmeye başladığımı fark ettim.

Ama sadece biraz.

En azından kendime bunu söylüyordum.

Öğleden sonra evde sıkılmaya başlayınca apartmanın spor salonuna inmeye karar verdim.

Spor kıyafetlerimi giyip saçlarımı topladım.

Spor salonu apartmanın alt katlarından birindeydi.

İçeri girdiğimde birkaç kişi vardı.

Kulaklığımı takıp yürüyüş bandına geçtim.

Bir süre sonra etrafa göz gezdirdim.

Ve onu gördüm.

Aras.

Salonun diğer tarafındaydı.

Kendi halinde spor yapıyordu.

Ben fark etmemiş gibi davranmaya çalıştım.

Ama gözlerim istemsizce ona kayıyordu.

Spor yaparken bile oldukça sakin görünüyordu.

Geniş omuzları ve güçlü yapısı dikkat çekiyordu.

Kendime kızdım.

Defne,ne yapıyorsun?

Hemen önüme döndüm.

Ama birkaç saniye sonra yine baktım.

Tam o sırada Aras başını kaldırdı.

Göz göze geldik.

Donup kaldım.

Bakışlarını üzerimde birkaç saniye tuttu.

Sonra kaşlarından birini hafifçe kaldırdı.

"Gözlerini üzerimden çek yeni kız."

Sesini duyduğum anda kulaklığımı çıkardım.

Aras bana doğru yürümeye başladı.

Ben ise ne diyeceğimi düşünmeye çalışıyordum.

"Sana bakmıyordum,ayrıca ismim Defne,yeni kız değil."

Tabikide saçmalamıştım.Adamı gözlerimle yiyip bitirmiştim bile.

Yanıma geldiğinde kendisini daha iyi görebilmiştim.Kolları ve omuzlarına bakılacak olursa uzun süredir spor yapıyor olmalıydı.

"Bir süredir bana bakıyorsun."

Yüzümün ısındığını hissettim.

"Sana bakmıyordum."

Dudağının kenarı hafifçe kıvrıldı.

"Tabii."

"Gerçekten bakmıyordum."

Konuyu değiştirmek için hemen başka bir şey söyledim.

"Dün gece için teşekkür ederim."

Aras'ın ifadesi biraz değişti.

"Önemli değil."

"Yine de teşekkür etmek istedim."

Başını hafifçe salladı.

"Bir dahaki sefere merdivenlere bak."

İstemeden güldüm.

"Tamam."

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Aras geri döndü ve sporuna devam etmek için uzaklaştı.

Ben ise birkaç saniye arkasından baktım.

Sonra kendi kendime söylendim.

"Ne kadar utanç verici."

Sporumu tamamlayıp eve çıktım.

Akşam olduğunda duşumu aldım, rahat kıyafetlerimi giydim ve salona geçtim.

Televizyonda rastgele bir film açtım.

Koltukta battaniyenin altına girdim.

Film ilerledikçe gözlerim ağırlaşmaya başladı.

Aklımdan gün boyunca yaşadıklarım geçti.

Sıla'nın söyledikleri…

Aras'ın spor salonundaki bakışları…

Ve o kısa konuşmamız.

Dudağımda belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

"Yeni kız…"

Onun sesini taklit ederek fısıldadım.

Sonra gözlerimi kapattım.

Film televizyonda devam ederken, ne zaman uykuya daldığımı fark etmedim bile.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.