İçeriğe geç

YAN BODRUM

Bölüm 1 · 3 dk okuma

YAN BODRUM

Bölüm 1

Spor Salonu

Pera:

İşte yine yorucu bir günün habercisi olan güneş, rahatsız edici parlaklığı ile beni yatağımdan kaldırmayı bir kez daha başardı. Ağır bir şekilde doğruldum. Gözüm yarı açık yarı kapalı bir şekilde, baş ucumdaki telefonu elimle yokladım. Her şeyden habersiz bir şekilde telefonu açtım. Saatin çok geç olduğunu gördüğüm an, Kemal hocanın azarlayıcı ses tonu kafamda binlerce kez yankılandı. İlk kez bu kadar geç kalmıştım. Aceleyle üstüme bir şeyler giyip kahvaltı bile etmeden, hızlıca çantamı tek omuzuma alarak evden çıktım.

Okuldan içeri girince Kemal hocanın, serap hocanın yanındaki bir kıza bağırdını gördüm fırsat bu fırsatı çaktırmadan geçmeliydim. Hızlı adımlarla merdivene doğru yöneldim. Belki bir umut derse yetişirim diye hızlıca merdivenleri çıkıyordum ki arkamda tanıdık bir ses duydum.

"Peracım bir bakar mısın."

Görken hoca yani beden hocamız tam arkamdaydı. Gülen bir yüzle arkama döndüm.

"Buyrun hocam."

"Pera spor salonu için gönüllü dört öğrenci lazım. Sende geç kalmışsın.

Ben Sevim hoca ile konuşurum seni yok yazmaz. yardım eder misin."

İtiraz bile etmeme fırsat bulamadan kendimi spor salonunda buldum.

Aras:

Sabahın dokuzu... Normalde saat ikiye kadar uyuyan bu camış, yani bendeniz Aras için bu bir mucize. Beni bu Dünyada bu saate kaldırabilecek iki şey vardır: 1.Kemal hocanın o şilet yüzü. 2.Canım ciğerim Efe gardaşım. Bugünde ikinci sebepten dolayı burdayım ama Allah'ın... Öhömm öhom küfür kullanmak istemiyorum. Beni eksi bilmem kaç derecede yarım saattir bekletiyor. Sözde sahilde dertleşeceğiz.

Efe:

merdivenleri inmeye başladım."Aras benim annamı avradımı... koş Efe koş yarının yokmuş gibi koş. Boku yedin..." Diye düşünüyordum. Koridorun sonundaki kapıdan tam çıkacaken arkamdan emir edici bir ses bana şöyle dedi:

"Al şunu."

Dönmeye tenezzül bile etmedim. arkamdakinin kim olduğunu tahmin etmek pekte zor olmadı zaten; babam. Ondanda bu beklenirdi. Sanki dün akşam hiç bişi olmamış, masadaki şarap dökülüp, kimse birbirine bağırıp çağırmamıştı. Onun parasına kalmam ben. Çölde olsamda elinden su içmem.

"İstemez." Dedim.

Kapıyı doğru yöneldim. Çıktıktan sonra malikanemizin önündeki arabama binip Arası almak üzere arabayı sürmeye başladım.

Gece:

"Hocam bakın Allah çarpsın çıkarmayı unutmuşum makyajı-"

"Hee formanıda giymeyi unutmuşsun galiba kızım öyle mi?"

"Hocam okul kıyafetim yıkamadaydı da bunu giydim."

"İki haftadan beri mi yıkamada bu forma? Bu kaçıncı Gece... Hehh geldi Kemal hoca."

Tipini sıfatını si-

"Bir sorun mu vardı serap hocam."

Bunu söylerken gözlerini ayırmıyordu benden oe.

"Evet hocam gördüğünüz gibi bu 7."

Senin o gözlerini...

"Yeter artık Gece bizi yorman ile senin hiç bir hakın yok. Hadi onu geçtim senin hiç utanmanda mı yok. Her gün, her gün aynı şey. Hiç bıkmazmısın sabah uyanıp yüzünü habeş maymunlarına benzetip, yırtık pırtık kıyafetler giymeye. Hani en azından giydiğinle yaptığın bir şey olsaydı..."

İçimdeki volkanın patlamasına gram kalmıştı ki son sözü beni şok etti:

"Yeter artık gidiyorsun bu okuldan."

İşte o cümle ile bütün sesler duygularım düşüncelerim herşey durdu sadece aklıma annanemi yüzü belirdi ve düğümlenen boğazım bir anda çözüldü. Fakat göz yaşım durmadı.

"Hocam ne olursunuz yapmayın bakın ben sadece-"

"Kes sesini yeter bu kadar çık git!"

"Kemal hocam bu seferlik son bir şans verelim ama eğer bir daha olursa lütfen gözünün yaşına bile bakmayın."

"Peki serap hocam sizin dediğiniz gibi olsun fakat bu cezasız kalmıyacak gel benimle Gece."

Göz yaşımı silerek peşinden gittim.

Bu sefer ucuz atlatımıştım fakat her zaman bu kadar şansı olamam artık dikatli olsam iyi olur

Kemal hoca geceyi spor salonuna getirip açıklama dahi yapmadan gitti. Gecenin o an gördüğü tek şey güneş sarısı saçlı deniz misali gözlü kulaklığındaki şarkıyı mırıldandığı sırada yerleri paspaslayan ve burunu tutan Pera oldu. Gece, Pera'nın burunu tutmasına kesinlikle şaşırmadı çünkü içerisi gerçekten berbat kokuyordu.

Gece, Perayı korkutmamak adına yavaşca ilerlerken, Geceyi fark etmiş Pera aniden irkildi. Pera kulaklığını çıkartıp Geceye baktığı tam sırada kapı birden açıldı.

"hocam bakın bir daha-"

"Hadi Efe hadi daha çok işiniz var."

Ve kapı kapanır.

"Efe birşey yap amk."

"Aras ne yapıyayım Allah aşkına ya, hoca dinlemedi bile beni. Ya temizlicez burayı yada devamsızlıktan gidicez... Öğkk bok kokuyor bu ne lan."

Selammm değerli okurlarımmm umarım ilk bölümü sevmiş ve okurken keyif almışsınızdır. Eğer yazım yanlışı veya noktalama işaretlerinde bir hata varsa lütfen kusura bakmayın çünkü ilk defa bir kitap yazıyorum ve eğer fikrinizi söylerseniz çooooooook mutlu olurum ikinci bölüm çok yakında bayss����

Bölüm sonu

14 yorum

  • Canım bir betimleme eksikleri ve bazı hatalar var ama o da gelişecek

  • Yazım yanlışları çok fazla, anlatım bozukluğu olan çok cümle var, onun haricinde güzel, herkesin kendi düşüncelerini ve başından geçen olayları ayrı ayrı anlatması çok hoşuma gitti 💗🌺

  • Merhaba yazım yanlışlarını belirtmemizi istemişsin gece konumayi yazmışsın bakal değil bakkal istermisin misin ayrı? Ve misinden sonra soru işareti bunun dışında gayet güzel ben çok beğendim karşılıklı okuma yaparsan sevinirim 💖

  • Göze çarpan hataları görmezden gelirsek tatlı bir kurguya benziyor. Kalemine sağlık :)

  • gerçekten. Efe'nin parayı geri çevirdiği kadar bir hayat... Özendik be!

  • Yazım ve noktalamaya dikkat edersen daha iyi olur 🙂