Bir yaz günü…
Saç derimden ağzıma kadar giren minik ter damlaları bir nebze beni ferahlatıyordu.
İlayda (biz):
—Ter yutmaktan süblümleştim.Bir duşa girsem fena olmaz.
Duştan çıktığında ve bornozun olmadığı için havluya sarındığın bedeninle kendini kanepeye attın.Telefonun bir SMS ile irkildi!
Bu mesajda ne?Kimden gelmiş olabilir bu saatte. (sabah 6.30)
Telefonu endişeli bir şekilde açıyorsun ve o baş vurduğun reklam ajansının seni işe aldığını öğreniyorsun.
NE!Ben bu baş vuruyu bir yıl önce yapmıştım.Sonunda!sonunda İtalya’ya hayalimdeki iş için gidebileceğim.
Ahenk ile dans ediyorsun…Heyecandan kol kılların kıpır kıpır havaya uçuşuyor.Şimdi yapman gereken ilk iş ailene ve arkadaşlarına haber vermek olacak.
İlayda:
—Anneciğim nasılsın?
Anne:
—İyi işte baban gil bize çiğ köfte yoğuruyor.
İlayda:
—İyiymiş anne.Seni hayırlı bir iş için aradım.
Anne:
—Neymiş bakalım?
İlayda:
—İtalyaya baş vurduğum reklam işi kabul edilmiş!Yarın valizimi toplayıp İtalya’ya gidiyorum.
Anne:
—Ah be kızım.Türkiyede memur olamadın mı.Hem daha hayırl-
Sinirlenip yüzüne kapattım.
Öff ne bekliyordum ki bu benim annem.Her neyse arkadaşlarımada haber vermeliyim.
En yakın ve tek arkadaşım Nil’i aradım…
İlayda:
—Nil,napıyon benim hamur mayam.(ona böyle seslenirim çünkü orta okulda 120 kiloydu)
Nil:
—İyidir raptiyem, sen? (Bende fazla inceydim)
İlayda:
—Bende iyi.Canım benim şu bir yıl önce baş vurduğum reklam ajansı var ya.
Nil:
—Evet.
İlayda:
—Onlar beni işe kabul etmemiş!Üç güne onların yanına gidip iş görüşmesi yapacağım.Kaptım yani.
Nil:
—Oo şimdi İtalyalarda göt sürteceksin.
İlayda:
—Evet.Ama seninle konuşuruz telefondan.
Nil:
—E zaten.Hadi görüşürüz.
İlayda:
—Görüşürüz.
İtalya…Vay be acaba hangi ünlülerin reklam filmlerini yapacağım.Her neyse valizimi hazırlamalıyım.
Ertesi gün her şey çok hazır gözüküyordu.Uçak biletlerimi ve vizemi ayarlamıştım.
Ayy çok heyecanlıyım.Uçağı kaçırmamam lazım acele etsem iyi olacak.
Uçağa bindim. Ne yazıkki yanıma ter kokan bir dayı oturdu.Hamsi korkuyordu.Ama bu koku yabancı değildi. Biz rizeliydik.
Yolculuk başladı…
Adam ayakkabısını çıkardı ve ortamı daha kötü bir koku sardı.
A-Ama bu kıllı 45 numara ayaklar…AMACA?
Yan koltuktaki dayı:
—AAA.İlayda seni görmeyeli yıllar oldu.
İlayda:
—Bu uçakta ne işin var.İtalyada ne yapacaksın.
Amca:
—Ne İtalya’sı kızım burası Nijerya uçağı değilmi?
Bir an içim ürperdi.İnternetten aldığım bilete tekrar göz gezdirince doğru uçakta olduğumu fark ettim.
İlayda:
—Bak amca bu İtalya’ya giden uçak.
Amcamın elleri ve ayakları daha çok terlemeye başladı.Uçakğı iyice kötü bir koku sardı.
Amca:
—Ee ben ne yapacağım şimdi.
Amcam hostese olayı anlattı ve hostes tam olarak kalkmadığımızı ve şu anda paraşütle atlayabileceğini söyledi.
İlayda:
—Fena fikir değil he amca.
Amca:
—Bunu yapabilirim.
Amcam hostesin yönlendirmesiyle uçaktan atladı.Fakat valizi İtalya’ya gitti.Her neyse ben onu İtalya’dan alırım.
Yolculuk çok huzurlu geçiyor iyi ki amcam atlamış.Artık koku problemi yok.
Bir kaç yemek molası ve uykudan sonra bir ses yükseldi
Sayın yolcular İtalya’ya iniş yapmış bulunuyoruz
İşte hikayem burada başlıyor…