Hız ile adeta ışınlanarak koşuyordum. Bu gün yeni lisemde ilk günümdü ve geç kalacaktım sanarım.Ah hepşi şu lahnet alerm yüzündendi. Ne zaman tam zamanımda çaldı ki?
16 yaşındaydım ve bence gayet güzel bir kızdım.
Ah hadi ama hiç kimse çirkin değildir sadece bağzı insanlar güzel iken bağzı insanlar çok daha güzeldir.
Ben sanarım çok güzeldim. Bunu egom yüzümden söylemiyorum. Kızıl,doğuduğuödan beri düz olan uzun saçlarım,bir süt kadar beyaz tenim,mavi gözlerim ve çillerim ile bence gayet güzeldim.
Ah abime çok benziyordum. Sanarım bu yüzden güzeldim. Kendisi çok yakışıklı ve ağır başlı adeta bir beyefendidir. Abimin ağzından tek bir küfür dahi duyduğumu hatırlamıyorum. Abim 18 yaşında lise son sınıftı bense 11ci sınıf. Abim küçükken geçirdiği bir kaza yüzünden 1yıl ara vermişti okula. Şimdi ise ikimizin çıktığı ayrı ev yüzünden başka bir okula nakil olmaşduk. Anne ve babamız bizi bir okula çoktan yazdırmışdı ve sadece bu adrese gitmemizi kapıdan girer girmez herşey hakkında bilgi sahibi olacağımızı söylemişti.
Ve neden ise bana bir az garip davranıyorlarmış gibi geldi.
Hatta biraz değil,bayağı bi'garip...
Sonunda evden çıka bildiğimizde ben koşarken abimde arkamdan koşar adım yürüyordum.
Çok garip bir şey vardı. Bu adres bir çıkmaz sokağa çıkıyordu.
Telefonumu elime alıp annemi aradım.
"Efendim Tatlım?"
"Anne, verdiğin adres neden bir çıkmaz sokağa çıkıyor? Yalnış adres mi verdin?"
"Ah hayır,canım. Doğru geldiniz. 5 Dakika daha orada bekleyin"
"Başka bir çaremiz yok zaten"
Telefonu kapatıp beklemeye başladık. Sanarım birileri bizi almaya gelecekti.
5 Dakika sonra yaslandığım duvar sanki yok olmuştu ve ben BİR YERE DÜŞÜYORDUM!!!
Bayağı sanki gök yüzünden yere düşüyordum.
Gözlerimi açtım ve şok oldum. Çünki gerçekten gökyüzünden yere düşüyorduk. Abimde düşüyordu.
İkimizde çığlık çığlığa yere yapışacağımızı düşünürken yumaşak kocaman yastıkların üstüne düştük.
Yerden kalktık. Etrafıma dikkatlice baktım.
Bir Peri Masılına mı düştüm acaba?
Evet,burası masallardan fırlamış gibiydi.
Arkamızdan gelen ses ile arkamıza döndük.
"ℳℯ𝓁ℯ𝓀𝓁ℯ𝓇 ℴ𝓀𝓊𝓁𝓊𝓃𝒶 𝒽ℴ𝓈 ℊℯ𝓁𝒹𝒾𝓃𝒾𝓏"
Karşımızda genç bir adam ve kadın vardı.
"Ne saçmalıyorsunuz? Biz neredeyiz ve neler oluyor? ANLATIN!"diye bağırdı abim
"Sakin ol genç adam Ben Marco. Ölüm okulunun eğitim rehberiyim. "dedi adam. Gözleri yeşildi ve yılanların ki gibi göz bebeklerinde siyah düz çizgiler vardı. Kabul edeyim ki gayet yakışıklı ama korkutucu bir adamdı.
"Ben Emma. Yaşam okulunun rehberiyim. Biliyoruz olanlar size saçma geliyor bu yüzden size herşeyi anne ve babanızın anlatması daha iyi olur "dedi ve elindeki telefona benzeyen çizhazda bir şeyler yapıp ters koydu. Bir anda anne ve babamın 3d görüntüsü yanımızda belirince donup kaldık.
Annem konşmaya başlayınca bütün bu saçma şeyleri bış vermeye çalışarak dinlemeye çalıştık.
"Çocuklar,biliyorum size daha önce söylemeliydim ama sizin yeteri kadar büyümeniz gerektiğini düşündük babanız ile. Bizler aslında bir masal kahramanıyız. Sadece kendi hikayemizi kendimiz yazarız. Bu okullarda bir ay boyunca iyimser şeyler öğretilir ve denenirken,diğer okulda her şey aksinedir. Her ay farklı okulda ders alınır. Bu okula bir sürü yeni nakil yaptırıldı şimdi size hangi grupda olacağını sölenilecek. Lütfen derslerinizi başarı ile bitirin ve masallar diyarındakı isminize kavuşun böylece her zaman diyarlar ve galaksiler arası yolculuk yapa bilirsiniz. Son olarak okuldaki herkese güvenin masal kahramanlar asla kötü niyyetli olmazlar. İnanın bana. Sizi seviyoruz"dedi ve kayboldular.
Tama çok saçmaydı ama bu bir gerçekti. Karşımızdakı eğitmenlere baktık. Gülümsediler ve onları takip etmemizi söylediler.
Okula girince ağzım açık kaldım. Kocama şatonun bir yarısı parlak renkler ile boyanmışken diğer yarısı syah ve daha karamsar renklerden ibaretti. Okula girip ilk kolidorun sonundakı büyük salona girdik.
Salonda 5 büyük masa vardı ve her masanın üstünde grupların isimleri. A grupu,B grupu ,C grupu,,D grupu,E grupu.
Bir çok insan grupunu bulmuş ve masasına oturmuştu. Diğer herkesde oturunca rehberler bize baktı.
"Bayan Soffia, siz B grupundasını"dedi ince sesi ile Bayan Emma. Hız ile B grupunun masasına geçtim. Bu okul bir Harry Potter filminden fırlamış gibiydi. Her bgrupun kendisine özgü forması vardı. Sadece formalar daha moderndi. Bizim formamız kızlar gri kısa pilli ete ve beyaz crop giyerken,erkeklerde beyaz t-shirt ve gri pantolondu. Her grupun sadece pantolon ve eteklerinin rankleri farklıydı. A grupunda Mavi, B grupunda Gri, C grupunda Siyah ,D grupunda Kahverengi, ve E grupunda Beyaz.
"Bay Rowen,siz D grupundansınız."
Abimde yerine geçince Bay Marco en baş tarafa geçti.
"Yemek önce size söylediklerimi yapın ve ışınlanmayı deneyin. Yapa bilenler kalacak diğerleri gidecek bu okuldan."dedi.
"Şu anda yemek hanenin her hangi bir yerine ışınlandığınızı düşünün ve tamamen odaklanındca parmaklarınızı şıklatın."
Herkesten şaşkınlık belirten sesler çıkınca Bay Marco sessiz olmamızı söyledi ve hemen yapmalı olduğumuzu söyledi.
Gözlümü kapıya diktim ve oraya ışınlandıpını hayal ettim. Odaklanınca parmaklarımı şıklattım ve sanki gözlerimi bir saniyelik kapadığımı hissettim açtığımda kapının önündeydim.
"Bayan Soffia Gray, ilk sınavınızı başarı ile geçtiniz. Artık her khangi bir yere giderken ışınlanın. Dikkatli olun bunu bir insanın yanında asla yapmayın. Yoksa ceza alırsınız. Yemeğinizi yemeye başlaya bilirsiniz."
Diğer her kesde yapmayı başarmıştı. Abimde benden hemen sonra yapmıştı. 5 kişi başarısızdı. Onlara özel eğitim verileceğini söyleyerek diğer başarısızların yanına götürdüler. Başarızlar için başka bir salon vardı ve onların grupu Z grupuydu.
Yemekler yenince her grup için ayrılan ayrı katlara çıktık. 2ci kattaydık. Kızlar için ayrılan yatakhaneye girdim 7ci yatak benimdi. Dolabımı eşyalarımla doldurmuşlardı.
Başımı yatağa koydum. Uyku beni tamamen içine çekerken yarın neler olacağını düşünmeye başladım...
𝙷𝚎𝚛 𝚔𝚎𝚜𝚎 𝚒𝚢𝚒 𝚐𝚞𝚗𝚕𝚎𝚛. 𝚄𝚖𝚊𝚛ェ𝚖 𝚒𝚕𝚔 𝚋𝚘𝚕𝚞𝚖𝚞 𝚒𝚢𝚒 𝚋𝚞𝚕𝚖𝚞𝚜𝚞𝚗𝚞𝚣𝚍𝚞𝚛. 𝙾𝚔𝚞𝚍𝚞𝚐𝚞𝚗𝚞𝚣 𝚒𝚌𝚒𝚗 𝚝𝚎𝚜𝚎𝚔𝚔𝚞𝚛𝚕𝚎𝚛. 𝙶𝚎𝚕𝚎𝚌𝚎𝚔 𝚋𝚘𝚕𝚞𝚖𝚍𝚎 𝚐𝚘𝚛𝚞𝚜𝚖𝚎𝚔 𝚞𝚣𝚎𝚛𝚎.