İçeriğe geç

YALANCILAR

Bölüm 8 · 4 dk okuma

YALANCILAR

Bölüm 8

SOĞUK DUVAR

-Aslı

Kayra Solduran demek, neden bilmiyorum ama bana sahte gibi geldi.

Deniz Aslı'nın sert çıkışlarına aldırmadı, bu sefer yalnız içmek istemiyordu, ona eşlik edecek birini bulması iyi olacaktı.

-Deniz

İstiyorsan kimlik göstereyim?

Deniz kocaman sırıttı.

-Aslı

Kalsın, tuhaf adamsın.

-Deniz

Sende tuhaf kızsın be esmer.

-Aslı

Benim adım Aslı Çakır, seninki kadar abartılı gelmemiştir herhalde adım.

-Deniz

Bu sana yakışıyor ama -Aslı'nın elindeki alkol şişesini gösterir- bu sana pek yakışmıyor.

-Aslı

Sana yakışan bana neden yakışmıyormuş?

-Deniz

Benim içmek için çook nedenim var, senin derdin çok belli ki, ancak dertlerini bu şekilde unutamazsın. Deneyim konuşuyor burada.

-Aslı

Hadi ya... Bende işe yarıyordu aslında ama.

Dur bakalım, tanımadığım adamlarla öylece içemem.

-Deniz

Ee tanıştık ya az önce?

-Aslı

Birini tanımak için adını bilmek yetmez.

-Deniz

Hmm seri katilim desem -ciddi bir yüz ifadesi takındı- yer misin?

-Aslı

Yemezler, sende öyle katil tipi yok.

-Deniz

Tüh ya inanırsın sanmıştım.

Aslı'nın yüzü düştü, uzaklara daldı, hafifçe ağzını araladı.

-Aslı

Ama olsan iyi olurdu, belki de benim yapamadığımı yapabilirdin.

Deniz ne demeye çalıştığını anlayamadı.

-Deniz

Neyi yapabilirdim?

-Aslı

Annemi, üvey babamı, tanıdığım herkesi öldürmeme yardım ederdin.

-Deniz

Tanıdığın herkes ölürse bende aralarında olmaz mıyım?

-Aslı

Kendin hakkında hiçbir şey anlatmadın?

-Deniz

Ee seri katilim dedim ya?

-Aslı

Of sende yıldız olma peşindesin, ama Deniz yıldızı olma yolunda gidiyorsun.

Deniz duraksadı, yıllardır kimseden duymadığı kelimeler Aslı'nın ağzından dökülü vermişti, yutkunmaya çalıştı, yapamadı, nefes alması zorlaşmaya başladı.

-Aslı

İyi misin? Heyy Deniz yıldızııı!?

Aslı alkol şişesini alıp, Deniz'in suratına birazını döktü, Deniz kendine geldi, Aslı onu soktuğu durumdan tekrar kendisi çıkarmıştı.

-Deniz

Manyak mısın? Naptın?

-Aslı

Kusura bakma ama sudan çıkmış balık gibi donup kaldın, hem yıkanırsın geçer n'olacak.

-Deniz

Sorun o değil ki, alkolü boşa harcadın.

Aslı Deniz'in cevabı karşısında kendini tutamadı ve kendi bile farkında olmadan gülümsedi.

-Deniz

Gülümsemen somurtmandan daha güzelmiş.

Aslı'nın yanakları kızardı, hemen gülüşünü bozdu.

-Aslı

Sen buralarda mı oturuyorsun?

-Deniz

Yani buranın biraz uzağında oturuyorum, kardeşim için geldim birazdan okuldan çıkacaktır.

-Aslı

Kardeşin mi?

Aslı tam sorusunu sormuşken, Emir hızlı adımlarla Deniz'le ikisinin yanına geldi.

-Emir

Yok artık! Kayra her Allah'ın günü içmesen bir yerine ağrı girer dimi?

-Deniz

Aşk olsun, yanımdaki hanımefendinin içtiğini göremiyor musun?

Aslı Deniz'in kurnazlığına gülmek istedi, ama bu sefer kendini tutu.

-Emir

Aslı? Okulu birbirine kattıktan sonra keyif yapmaya mı geldin?

-Aslı

Herkes suçlunun kim olduğunu biliyor, neden suçsuz olmama rağmen üzüleyim ki?

-Emir

Aslı Laren'e bıçak çektin am*na koyayım.

-Deniz

Oo yanımda psikopat varmışta haberim yokmuş.

-Aslı

Nolmuş ki? Öldü sanki. Bir dakika siz kardeş falan mısınız?

-Deniz

Evet, ama kendisi benden daha yakışıklı.

Emir ve Deniz beraber gülüştüler.

-Aslı

Hiçte benzemiyorsunuz, biriniz sarı, diğeriniz...

-Deniz

Ne o için gider gibi baktın?

-Emir

Şimdi anlaşıldı -imalı bir şekilde Deniz'e göz kırptı- ben gideyim, siz rahatsız olmayın.

-Aslı

Yok yok, en iyisi ben gideyim.

Aslı içinden Deniz için ne yavşak adam diye geçirdi, sonra ayağa kalktı.

-Deniz

Bana içme borcun var, bir dahakine isterim ona göre.

Aslı göz devirip uzaklaştı.

-Emir

Kolay gelsin kardeşimm.

-Deniz

Lan Emir!!

-Emir

Babama söylesem mi?

Deniz ayağa kalktı.

-Deniz

Hadi hadi boş yapma da yürü.

-Emir

Kız bizim sınıfta, ama çok talihsizsin ki bugün okuldan atıldı.

-Deniz

Hiç mi hiç umrumda değil.

.

.

.

-Aslı

Yarı sarhoş halde eve gitti, tereddütle kapıyı açtı, amacı kimseye gözükmeden odasına kendini atmaktı.

-Ayda

Nereye gittiğini sanıyorsun Aslı hanım?

Aslı ne kadar sessizce girmiş olsa da onu bekleyen annesi ve üvey babasından kaçamamıştı.

-Tayfun

Geçen sefer uzaklaştırma aldın, bu sefer direk okuldan atılmışsın.

-Aslı

Neden herkes bunu bu kadar büyütmek zorunda?

-Ayda

Yazıklar olsun sana verdiğimiz paralara, o koleje alınman ne kadar zordu haberin var mı senin? Nankör kız

Tayfun Aslı'nın kolundan tutup onu bodrum katına sürüklemeye başladı.

-Aslı

HAYIR HAYIR, BU SEFER OLMAZ

Aslı ne zaman bir hata yapsa onu karanlık bir boruma kitlerlerdi. Oraya gitmemek için tüm gücüyle uğraştı.

-Tayfun

Dur artık!

Aslı'yı insanın kanını donduracak kadar soğuk bodruma kilitledi.

-Aslı

AÇIN KAPIYI! Hepinizi... Hepinizi öldüreceğim, beni duydunuz mu hepinizi öldürmeden rahat etmeyeceğim!

-Ayda

Tayfun acaba bir hastaneye mi kapatsak Aslı'yı? Bende yoruldum artık, Aylin'e zar zor bakıyorum zaten.

-Tayfun

Hastaneye kapatmaya lüzum yok,birde onunla uğraşamam, on sekizine girer girmez kapı dışarı edeceğim o serseriyi.

Aslı bağırıp, kapıya vurmaktan yorulmuş bir halde yere oturdu, başını soğuk duvara yasladı, şu an iki çizgi ot çekse ne iyi gelirdi diye düşündü. Onu öldüren şeyler yaşadığını hissetmesinin tek yoluydu. Aradan bir süre geçtikten sonra, uyuyan Aslı'yı uyandıran üvey kardeşi Aylin oldu.

-Aylin

Git buradan, bizi rahat bırak, senin yüzünden sürekli kavga ediyorlar.

Aslı Aylin'in söylediklerine hiç kırılmadı, bir veledin sözleri onu yaralayacak değildi. Kapıdan çıkarken son bir kez Aylin'e döndü.

-Aslı

Babanla annene iyi bak, bu onları son görüşün olabilir.

Aylin Aslı'nın söylemeye çalıştığını kavrayamadan Aslı çıkıp gitti. Terk edilmiş bir inşaat yerinde ne olur ne olmaz diye hep kokain saklardı. Kokaini sakladığı yerden çıkardı, yerde bulduğu bir taşla ezip, cebinden de küçük bir kağıt çıkarıp pipet görüntüsü verdi, kafayı bulmak için herşey hazırdı. Sırayla çizgileri çekmeye başladı, hepsini çekseydi Aslı'nın hayatta olduğu son gün olacaktı ama ölemezdi. Hayattan intikamını alamadan onlara istediklerini vermeye hiç niyeti yoktu. Bir süre sonra sızıp kaldı. Buranın evden hiçbir farkı yoktu, burada da sarıldığı tek şey soğuk duvarlardı. Sabah olduğunda güçlükle taşıdığı bedenini ayağa kaldırdı. Karnı acıktığı için cebindeki son parayla simit veya poğaça almak iyi bir fikir olmasa da, umurunda değildi.

M.S.A

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.