-Aslı
Kayra Solduran demek, neden bilmiyorum ama bana sahte gibi geldi.
Deniz Aslı'nın sert çıkışlarına aldırmadı, bu sefer yalnız içmek istemiyordu, ona eşlik edecek birini bulması iyi olacaktı.
-Deniz
İstiyorsan kimlik göstereyim?
Deniz kocaman sırıttı.
-Aslı
Kalsın, tuhaf adamsın.
-Deniz
Sende tuhaf kızsın be esmer.
-Aslı
Benim adım Aslı Çakır, seninki kadar abartılı gelmemiştir herhalde adım.
-Deniz
Bu sana yakışıyor ama -Aslı'nın elindeki alkol şişesini gösterir- bu sana pek yakışmıyor.
-Aslı
Sana yakışan bana neden yakışmıyormuş?
-Deniz
Benim içmek için çook nedenim var, senin derdin çok belli ki, ancak dertlerini bu şekilde unutamazsın. Deneyim konuşuyor burada.
-Aslı
Hadi ya... Bende işe yarıyordu aslında ama.
Dur bakalım, tanımadığım adamlarla öylece içemem.
-Deniz
Ee tanıştık ya az önce?
-Aslı
Birini tanımak için adını bilmek yetmez.
-Deniz
Hmm seri katilim desem -ciddi bir yüz ifadesi takındı- yer misin?
-Aslı
Yemezler, sende öyle katil tipi yok.
-Deniz
Tüh ya inanırsın sanmıştım.
Aslı'nın yüzü düştü, uzaklara daldı, hafifçe ağzını araladı.
-Aslı
Ama olsan iyi olurdu, belki de benim yapamadığımı yapabilirdin.
Deniz ne demeye çalıştığını anlayamadı.
-Deniz
Neyi yapabilirdim?
-Aslı
Annemi, üvey babamı, tanıdığım herkesi öldürmeme yardım ederdin.
-Deniz
Tanıdığın herkes ölürse bende aralarında olmaz mıyım?
-Aslı
Kendin hakkında hiçbir şey anlatmadın?
-Deniz
Ee seri katilim dedim ya?
-Aslı
Of sende yıldız olma peşindesin, ama Deniz yıldızı olma yolunda gidiyorsun.
Deniz duraksadı, yıllardır kimseden duymadığı kelimeler Aslı'nın ağzından dökülü vermişti, yutkunmaya çalıştı, yapamadı, nefes alması zorlaşmaya başladı.
-Aslı
İyi misin? Heyy Deniz yıldızııı!?
Aslı alkol şişesini alıp, Deniz'in suratına birazını döktü, Deniz kendine geldi, Aslı onu soktuğu durumdan tekrar kendisi çıkarmıştı.
-Deniz
Manyak mısın? Naptın?
-Aslı
Kusura bakma ama sudan çıkmış balık gibi donup kaldın, hem yıkanırsın geçer n'olacak.
-Deniz
Sorun o değil ki, alkolü boşa harcadın.
Aslı Deniz'in cevabı karşısında kendini tutamadı ve kendi bile farkında olmadan gülümsedi.
-Deniz
Gülümsemen somurtmandan daha güzelmiş.
Aslı'nın yanakları kızardı, hemen gülüşünü bozdu.
-Aslı
Sen buralarda mı oturuyorsun?
-Deniz
Yani buranın biraz uzağında oturuyorum, kardeşim için geldim birazdan okuldan çıkacaktır.
-Aslı
Kardeşin mi?
Aslı tam sorusunu sormuşken, Emir hızlı adımlarla Deniz'le ikisinin yanına geldi.
-Emir
Yok artık! Kayra her Allah'ın günü içmesen bir yerine ağrı girer dimi?
-Deniz
Aşk olsun, yanımdaki hanımefendinin içtiğini göremiyor musun?
Aslı Deniz'in kurnazlığına gülmek istedi, ama bu sefer kendini tutu.
-Emir
Aslı? Okulu birbirine kattıktan sonra keyif yapmaya mı geldin?
-Aslı
Herkes suçlunun kim olduğunu biliyor, neden suçsuz olmama rağmen üzüleyim ki?
-Emir
Aslı Laren'e bıçak çektin am*na koyayım.
-Deniz
Oo yanımda psikopat varmışta haberim yokmuş.
-Aslı
Nolmuş ki? Öldü sanki. Bir dakika siz kardeş falan mısınız?
-Deniz
Evet, ama kendisi benden daha yakışıklı.
Emir ve Deniz beraber gülüştüler.
-Aslı
Hiçte benzemiyorsunuz, biriniz sarı, diğeriniz...
-Deniz
Ne o için gider gibi baktın?
-Emir
Şimdi anlaşıldı -imalı bir şekilde Deniz'e göz kırptı- ben gideyim, siz rahatsız olmayın.
-Aslı
Yok yok, en iyisi ben gideyim.
Aslı içinden Deniz için ne yavşak adam diye geçirdi, sonra ayağa kalktı.
-Deniz
Bana içme borcun var, bir dahakine isterim ona göre.
Aslı göz devirip uzaklaştı.
-Emir
Kolay gelsin kardeşimm.
-Deniz
Lan Emir!!
-Emir
Babama söylesem mi?
Deniz ayağa kalktı.
-Deniz
Hadi hadi boş yapma da yürü.
-Emir
Kız bizim sınıfta, ama çok talihsizsin ki bugün okuldan atıldı.
-Deniz
Hiç mi hiç umrumda değil.
.
.
.
-Aslı
Yarı sarhoş halde eve gitti, tereddütle kapıyı açtı, amacı kimseye gözükmeden odasına kendini atmaktı.
-Ayda
Nereye gittiğini sanıyorsun Aslı hanım?
Aslı ne kadar sessizce girmiş olsa da onu bekleyen annesi ve üvey babasından kaçamamıştı.
-Tayfun
Geçen sefer uzaklaştırma aldın, bu sefer direk okuldan atılmışsın.
-Aslı
Neden herkes bunu bu kadar büyütmek zorunda?
-Ayda
Yazıklar olsun sana verdiğimiz paralara, o koleje alınman ne kadar zordu haberin var mı senin? Nankör kız
Tayfun Aslı'nın kolundan tutup onu bodrum katına sürüklemeye başladı.
-Aslı
HAYIR HAYIR, BU SEFER OLMAZ
Aslı ne zaman bir hata yapsa onu karanlık bir boruma kitlerlerdi. Oraya gitmemek için tüm gücüyle uğraştı.
-Tayfun
Dur artık!
Aslı'yı insanın kanını donduracak kadar soğuk bodruma kilitledi.
-Aslı
AÇIN KAPIYI! Hepinizi... Hepinizi öldüreceğim, beni duydunuz mu hepinizi öldürmeden rahat etmeyeceğim!
-Ayda
Tayfun acaba bir hastaneye mi kapatsak Aslı'yı? Bende yoruldum artık, Aylin'e zar zor bakıyorum zaten.
-Tayfun
Hastaneye kapatmaya lüzum yok,birde onunla uğraşamam, on sekizine girer girmez kapı dışarı edeceğim o serseriyi.
Aslı bağırıp, kapıya vurmaktan yorulmuş bir halde yere oturdu, başını soğuk duvara yasladı, şu an iki çizgi ot çekse ne iyi gelirdi diye düşündü. Onu öldüren şeyler yaşadığını hissetmesinin tek yoluydu. Aradan bir süre geçtikten sonra, uyuyan Aslı'yı uyandıran üvey kardeşi Aylin oldu.
-Aylin
Git buradan, bizi rahat bırak, senin yüzünden sürekli kavga ediyorlar.
Aslı Aylin'in söylediklerine hiç kırılmadı, bir veledin sözleri onu yaralayacak değildi. Kapıdan çıkarken son bir kez Aylin'e döndü.
-Aslı
Babanla annene iyi bak, bu onları son görüşün olabilir.
Aylin Aslı'nın söylemeye çalıştığını kavrayamadan Aslı çıkıp gitti. Terk edilmiş bir inşaat yerinde ne olur ne olmaz diye hep kokain saklardı. Kokaini sakladığı yerden çıkardı, yerde bulduğu bir taşla ezip, cebinden de küçük bir kağıt çıkarıp pipet görüntüsü verdi, kafayı bulmak için herşey hazırdı. Sırayla çizgileri çekmeye başladı, hepsini çekseydi Aslı'nın hayatta olduğu son gün olacaktı ama ölemezdi. Hayattan intikamını alamadan onlara istediklerini vermeye hiç niyeti yoktu. Bir süre sonra sızıp kaldı. Buranın evden hiçbir farkı yoktu, burada da sarıldığı tek şey soğuk duvarlardı. Sabah olduğunda güçlükle taşıdığı bedenini ayağa kaldırdı. Karnı acıktığı için cebindeki son parayla simit veya poğaça almak iyi bir fikir olmasa da, umurunda değildi.
M.S.A