Çağla'dan
Aslı'ya güvenip evime gittim. Annem her zaman ki gibi işteydi. Kendimi yatağıma attım, herşeyin bir kabus olduğunu düşünmekten başka yapacağım birşey yoktu. Aslı bizi kurtaracak mıydı ondan bile emin değilim, muhtemelen yapamayacak, bir hiç uğruna gençliğim ve geleceğim maf olacak. Eğer Aslı'yı satarsam beni öldüreceğinden şüphe yoktu. Suçu benim üstüme atabileceği ihtimali beni delirtiyor, uyumama engel oluyordu. Son çare uyku ilacı alıp, uykuya daldım. Bir kaç saat sonra annemin geldiğini duyup, yataktan kalktım.
-Çağla
Anne yemek hazırlar mısın çok açım?
-Ebru
Gelir gelmez ne yemeği? Hem farkında mısın çok yiyorsun? Evde insan değil balina bakıyor olacam sayende.
-Çağla
İyide 47 kiloyum sadece, sabahta sen uyardın diye hiçbir şey yemeden çıktım.
-Ebru
Bu beni alakadar etmez ama madem çok açsın mutfak orada.
Çağla doğdundan beri bir babası yoktu. Annesi babasının ölümünden Çağla'yı sorumlu tutuyordu. Ebru Çağla'ya hamileyken bir gece çileğe aşardığı için, Çağla'nın babası gece vakti çilek ararken onu gasp eden iki kişi tarafından öldürülmüştü. Bunda Çağla'nın değil annesinin suçu daha büyük olmasına rağmen annesi bunu asla kabullenemedi.
-Çağla
Yok kalsın, iştahım kaçtı
-Ebru
Dur bakayım! Dön arkanı sen bi.
-Çağla
Ne? Ne oldu?
-Ebru
Kan mı var senin arkanda?
Çağla'nın gözleri büyüdü, duş almak aklının ucundan bile geçmemişti.
-Çağla
REGL! Ben ayın o zamanındayım da...
-Ebru
İyide bu pek regl'a benzemiyor?
-Çağla
Anne tamam, git sen. Ben temizlenirim, biraz mahremiyet istiyorum.
-Ebru
Peki, verelim sana mahremiyet bakalım.
Ebru kendi odasına çekildi. Çağla koştur koştur banyoya gidip suyu açtı, üstündekileri çıkarmaya bile gücü yetmedi. Titreyerek suyun altına girdi.
Sabah olduğunda banyoda uyuya kaldığını fark etti, kalkıp kurulandı. Hazırlanıp okula gitmesi gerekiyordu, Aslı'dan hiç mesaj gelmemişti. Elini yüzünü tekrar yıkadı ve yüzüne bir suçlunun kendini sakladığı masumluk maskesini taktı. Bundan sonra kendi de dahil herkese yalan söylemek zorunda olduğunu anlamalıydı. Okula gittiğinde etrafta Laren ve Selen'nin kayıp olduğu hakkında söylentiler döndüğünü duydukça nefes alış verişinde zorlanmaya başladı.
-Emir
Çağla! Laren ve Seleni hiç gördün mü?
-Çağla
H-hayır?
-Emir
Bana sorarsan onlar benim için önemli değil, ama Hande'de ortalıklarda yok.
-Çağla
Ya onu da mı biz öldürdük ?
-Emir
Anlamadım? Ne öldürmesi?
-Çağla
Şey diyordum yani... Ölmemiştir korkma.
Sen ne zamandır beri Hande'yle yakınsın?
-Emir
Yakın değiliz ya, herkes nerdeler diye merak ettiği için sana da sormak istedim.
-Çağla
Hm anladım.
M.S.A