Yer her zamanki gibi soğuk ve nemliydi. Depo saat öğlen olmasına rağmen karanlıktı. İlginçti, uzun zamandır siren sesi duymamıştım. Sanırım izimi kaybettiler. O zaman yeni bir oyuncak bulma zamanı.
Üstümdeki sporcu atletini çıkarmadan üzerime bir siyah sweatshirt geçirdim. Altımdaki eşofman altını bir kenara fıtlatıp taytımı giydim. Çok fazla dikkat çekmemek için full siyah giyinmiştim ama bu şekilde daha da fazla dikkat çekeceğimi varsayarak kahverengi bir bere taktım. Hava çok soğuk değildi ama esiyordu ben de belime deri ceketimi bağlayarak depodan çıktım. Dün Instagram'dan konuştuğum adam tam bana göreydi. Geçmişini araştırdım ve karısını tam üç kez aldattığını öğrendim. Orospu çocuğu. Artık aldatmaya vakit bulabileceğini zannetmiyorum.
Bu ilk buluşmam değildi sadece kurbanımı biraz tanımak istedim. Şehire vardığımda adamın çalıştığı holding karşıma çıktı. Artık şu herife adam demeyelim. İsmi Murat'mış. Saat öğlen olduğu için öğle yemeği için dışarıya çıkmasını bekledim. Hedef göründü. Onun arkasından çaktırmadan gittiği yere oturdum. Sen koskocaman holding CEO'susun gidip Burger King'de mi oturulur. Sipariş vermeden arkasındaki masaya oturdum ve onu izlemeye başladım.
3 Gün Sonra
Bugün Murat ile buluşmam var. Çekici görünmek için saçlarıma maşa yaptım. Üstüme dekolitesi olan ve hatlarımı belli eden bir midi elbise giydim. Makyajımı da tamamladığıma göre çıkmaya hazırım. Yine aynı şekilde holdingin önüne geldim ve onu beklemeye başladım. Öyle arasına çıktı ve buluştuk. Pek bir samimiyetsiz.
'Merhaba Yelda Hanım değil mi?' Hanım ne alaka dağ ayısı diye geçirdim içimden.
'Evet, evet siz de Murat Bey olmalısınız?' dedim bütün kibarlığımla.
'Ne ile gideceğiz?'
'İleride arabam var oraya kadar bana eşlik eder misiniz yoksa arabayı alıp geleyim mi?'
'Gerek yok sizinle arabaya kadar yürüyeceğim.' dedim. Murat koluna girmem için dirseğini bana doğru uzattı. Ben de elimin ucuyla bileğini tuttum. Arabaya varana kadar hiç konuşmadık. Geldiğimizde bana kapıyı açtı ve ben de kafamı hafifçe eğip teşekkür ettim. Beni bir et lokantasına götürdü ve kremalı mantarlı biftek yemem gerektiğini söyledi. Siparişimizi verdik ve beklemeye başladık. İlk adım Murat'tan geldi.
'Ne iş yapıyorsun?' dedi. Katilim diğemeyeceğime göre 'Moda tasarımcısıyım.' dedim. Etkilenmiş gibi tek kaşını kaldırdı. Tam ağzını aralamıştı ki yemekler geldi. Murat biraz daha boş yaptıktan sonra kalmak istedim ve sandalyeden kalktım. Anlamış olmalı ki o da hemen sandalyesinden kalktı.
'Ben çıkıyorum.' dedim ve hesabı Murat'a kitledim. Bana aşık olduğundan emindim ve yanıma geldiğinde sanki kendimi tutamıyormuş gibi onu öptüm. Görev tamamlanmıştı artık bana aşık olduğundan emindim.
Şimdi sıra onunla oyun oynamakta...