İçeriğe geç

Yalancı Höyük

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Yalancı Höyük

Bölüm 1

.

İçimde kötü bir hiş vardı o kadar zamandır bu hisse maruz kaldığımı bile hatırlamıyordum ne zaman başlamıştı guruptaki küçük selamlaşmaların bile kayboldu anmıdı yoksa yazdım şarkıları ilk kez kendi ellerimle yırtım andamı yoksa artık tutuncak bir hayalim kalmadı için mi bilemiyorum artık bir önemi yoktu her gün baktım insanların yüzleri sanki bir bir siliniyordu.

Sırtımı buzlu duvara yasladım soğuk bir anlına beni kendime getiyordu çömelmiş perişan halim kimsenin umrunda değildi yüzlerindeki ifadeyi görmeme gerek yoktu tıpkı onların beni görmemesi gibi iyice duvara sokuldum soğuyu kucaklamaya çalışıyordum ani bir hareketle kulaklarımı kapadım. Mikrofonun sert düşme sesi kulaklarımı deldi tüm gurup üyeleri bana döndü

Miran ne halt ediyorsun ne kadar daha bir haşere gibi kalmaya çalışıyorsun

B-en ben Özür dilerim bir an dalmışım ben sadece

Sol eliyle çenemi sertçe tutu kavrası sanki yüzümü çıkarmak istiyor gibiydi

Zavallı gurubunuz için ne kadar çabaladımı görmüyormuşun ? Ben sizi bulmasaydım çoktan bitmiş olurdunuz ve sen hala fare deli mi arıyorsun ?

Yüzümdeki baskıyı artıydı

Sakın unutma ben olmadan bir hiçtin güzel bir yüzün var diye seni solist yaptım dikkat ete yüzüne bir zarar gelmesin

Evet efendim

Yüzümü sertçe bıraktı takım elbisesini düzelti sanki onu kirletmişim gibi

Kalk

Soğuktan donmuş bedenimi kaldırma çalıştım bedenim kalkmayı reddediyordu

Sana kalk dedim hemen!

Afallayarak ayağa kalktım

Sakın beni bir daha ikiletme seni gibileri iyi bilirim hiçlikten çıkma aciz insan kalıntısı

Başımı her sözüyle daha da eğidim

İnsan senin gibi silik birini hemen unutur bunu aklına sok yarınki konseri sakın mahvetme yine zavallı şarkılarını çalmaya sakın kalkma gurubunuzda benim ruhunda benim beni anladın mı ?

Evet efendim

Güzel yarın aynı saate bu işi batırmayın en büyük konserinizi vereceksiniz

Tüm iğneleyici sözler benim üzerimeydi menajer kapıdan çıktı stüdyoda sesizlik çöktü kafamı çevirdim gitsem iyi olacaktı

Nereye gitini sanıyorsun tırnaklarını koluma sapladı aklını mı kaçırdın sen ?

Eskiden kahverengi saçlı olan gitaristimiz artık siyah saçlıydı tıpkı benim kızıl saçlarım gibi buna tarz densede bana daha çok boyama gibi geldi gerçi artık görüntümün bir anlamı yoktu söz hakkım tamamen yitirmiştim

Onunla anlaşmak için ne kadar çabaladımın farkındamısın o olmasaydı suan çoktan bitmiştik onu kızdırma

Eskiden birbirimize yazdımız şarkılardan bahsederdik bir süredir parçalandımızı hissediyordum ama bana her zaman sıcak bir gülümsemeyle karşılık verirdi hiç bir zaman zirveye ulaşamadık ama kendi kitlemiz vardı hayranlarla sık sık buluşurduk bana bu yeterdi ama bizi bir arada tutmaya yetmedi onun umudu olmasa çoktan farklı yolara gitmiştik bana menajerde bahşetinde içimdeki küçük umudun bitiriceni hiç hayal etmemiştim yüzündeki o umut ve sıcaklık kaybolmuştu sadece saplantı ve beklenti kalmıştı artık onları tanımıyordum kendi benliğimi bile

Kolumu çektim sesizce kapıya yöneldim

Sana değişmemiz gerektini söyledim sense hala aynısın

Kapıdan çıkarken bile fısıltıları duyabiliyordum bilerek tüm dikkati benim üzerime atmıştı bu değişime ayak uyduramamıştım sanki her şey kaybolmuştu sokakta yürürken bile her yer sisle kaplanmıştı nereye gittiğimi bile bilmiyordum içimde ne korku ne acı kalmıştı gittikçe hisizleşiyordum yarın ilk büyük konserimizdi ama içimde en ufak bir heyecan yoktu belki böylesi daha iyidi geriye bir şey kalmamısı adımlarımı tekrar stüdyo çevirdim kapıyı açtım canlı olan yer en azından eşkiden canlı olan yer simdi tamamen ıssızdı diğerleri çoktan gitmişti aynı saate kayboluyorlardı

Stüdyodaki değişmeyen tek şey ortaya koyduğumuz aynaydı onu köselerini süslemiştik tüm güzel anıları saklıyordu ama o bile acımasızca bana tüm silüetimi gösteriyordu simsiyah kıyafetim beni rock starı gibi gösteriyordu kırmızı saçlarım dağılmıştı bana gözlerim artık boş bakıyordu güzel bir yüzüm vardı ama artık bana ait değildi

Sanırım artık bunu kabul etmem gerekiyor

Kafamı kaldırdım biri kapıyı açmıştı geri mi döndüler kapı açıldı gibi kapanmadı kapının gıcırtısı kapana kadar sürdü ama orda kimse yoktu kapıya yaklaştım kimse yoktu benle dalgamı geçiyorlar

Stüdyoda dolanmaya başladım iyice paranoyak davranmaya başladım kafamı çevirdim

Ne

Biri vardı eşki biri aynanın karsısında bana bakıyordu beni görünce gülümsedi o kisi bendim kalp atışlarım düzensizleşiyordu

Bu ne anlama geliyor

Ayanın içindeki eşkiden benim görünüyordu saçımı boyatmadan önce her şeyden önce beynim benle oynuyor olmalı bu gerçek olamaz gözlerimi kaçırmaya çalıştım aynadaki bense tam tersi beni dikkatle izliyordu taki göz hizama gelene kadar

Güzel yüzük

Ses beynimin içinden geliyordu sanki her hangi bir ses duymuyordum

Sen gerçek değilsin

Sanki bunu bekliyor gibi dudaklarını büktü öylemi o zaman neden benimle konuşuyorsun yüzündeki gülümseme sırıtışa dönüşüyordu gittikçe tüylerimi diken diken eden bir alaycı bir gülümsemeye dönüyordu

Hayır hayır iki elimi basıma koydum her an bükülecek gibi olan bedenimi zor dengede tutuyordum

Bu kadar zorlanıyorsan bırak gitsin neden çırpınıyorsun

Sesiz ol

Sen söyledin gerçek olamıcak kadar iyim

Yeter

İçimdeki o his gittikçe kabarıyordu beni her an yutacak gibiydi derin bir bataklığa batmıştım nefes alamıyordum artık önemi varmıydı ki gözlerimi kapatmak istiyordum belki artık kapama bile gerek kalmamıştı ne zamandır böyleyim ? Neden o yansıma benle konuşuyordu neyden bahşediyordu ve ne yüzüğü ? Yüzük mü beynimi ne kadar zorlaşamda yüzük taktığımı hatırlamıyordum ben yüzük takmadım gözlerimi açıp kontrol etmek istiyordum göz kapaklarım titriyordu ne zamandır gözlerimi açmak bu kadar zorlaştı gözlerimi açamasamda hala ellerim vardı ellerim kontrolsüzce hareket ediyordu sanki benim ellerim olmaktan çıkmış gibiydi elime sivri bir şey batı dişlerime sıktım

Bu da ne ?

Işık geri geliyordu ayna kırılmıştı yerde kan ve cam kırıkları vardı kaşlarımı çatım acıdan mı yoksa şaşkınlıktan mı ellerim titriyordu sol elim kanlar içindeydi sağ elime baktım işret parmağımda yüzük vardı o kadar siliktiki zar zor fark etmiştim titrek elimi kaldırdım

Aynadaki yüzük

Sonunda fark etin ama aynda yüzük yok

Ne

Bana inanmıyorsan aynaya bak

Kırık cam parçalarında yansımamda gerçekten yüzük görünmüyordu

Şaşırdın değil mi ?

Bu nasıl olur ?

Çünkü o senin yansıman değil

Ses kafamdan geliyordu gündelik hoş bir sohbet ediyordu benimle

Biliyorum kafan karışık ama saklanmam lazım

Neden ? Kimden saklanıcam ?

Acele etsen iyi olucak birazdan burada olurlar seni gördüklerine memun olmayacaklar başkasıyla sözleşmişlerdi sanırım o kiside aynadaki kisi oluyor hızlı konuşada sesi çok neti zihnimdeki bulanıklığını dağıldını hissedebiliyordum

Kaç hemen

Ani emir karsında hemen bedenimi dikleştirdim nereye gidicemi bilmeden koşmaya başladım rastgele odalara kapıları açıyordum bedenim tamamen panik moduna geçmişti makyaj odasına kendimi zar zor atım her yerde ayna vardı aynaya bakmamaya çalışıyordum onca oda arasında neden aynası çok bir oda kapıyı sertçe kapatım masanın altına saklandım

Akılısın aynaya bakma aklını bulandırmak için bir tuzak

Sertçe atan kalbimi sakinleştirmeye çalışıyordum iki elime yüzümü kapatım ha ha

Affedersin korkutumu ?

Sen kimsin ?

Sanırım korkutum dikkatini çekmek için uygun bir an koluyordum

Bana seslenen sen miydin aynadaki kişi sen miydin ? Çoktan beni köseyemi sıkıştırdın kaçıcak bir yerim kalmadı mı ?

Hayır

Kesin bir dile reddeti sakin ol ben iyim evet iyim sağ elimdeki yüze baktım hayır değilim bu tam bir kabus ve ben tamda bu kabusun içindeydim

Hey sakin ol burada şimdilik güvenedisin

Şimdilik mi ?!

Sen de nesin böyle? neden seni göremiyorum ? neden dikkatimi çekmek için bu kadar çabaladın?

Dikkatini çekme amacım seni korumaktı

Aynadaki şeyden mi ? Sen nerdesin seni neden göremiyorum benimle nasıl konuşuyorsun?

Aynadaki şeyden evet amacım o yönde ve ben tam karşındayım sadece dikkatin dağınık kafanı çevirsene iyi bir sohbet için yüz yüze konuşabiliriz

Gözlerimi kapadım ses çok yakınımdan geliyordu sanki biri burnumun dibindeydi

Tabi gözlerini kapatırsan beni görmen zorlaşır

Titrek boynumla kafamı çevirmeye zorladım gözlerimi açtım sakladım masaya kafamı vurdum ani ısıltı karsısında gözlerim parladı sanki biri ışıkları son ayarına kadar açmıştı canlı sapsarı rengideki silüet benimle konuşuyordu insan benzer bir figürdü daha çok gölge gibiydi ama bir gölge parlayamazdı beynim bunu kavrayamıyordu

Evet böyle daha iyi

Yüzünü göremiyordum ama bana gülümsedinden emindim

Se-n sen neden bana yardım ediyorsun ?

Ses kesildi silüet derin bir sesizliğe gömüldü sanki her şeyimle ona güvenmemi söyleyecek sonrada

Yardıma ihtiyacın var gibiydi bende yardım etim doğal bir şekilde omzunu silkti sanki nefes almak gibi doğal bir şey söylüyordu

Onlar neden peşimde

Hmm onlar müşteri senden ruhunu alıcaklar ve yerine kendileri geçecek oldukça basit

Neden ruhumu istiyorlar

Bir bedende iki ruh var olamaz ve herkes o kadar cömert değil bilirsin bedeninde fazladan bir ruh olamsı biraz can sıkıcı olabilir onlara ruhu satmaman gerekiyordu

Ben ruhumu satmadım

Öylemi o zaman biri senin yerine satmış ama bunu senin yerine kimse yapamaz sonuçta ruhun sahibi sensin

Ama ama ben

Bu olaylar ne zaman başladı ?

Ben bilmiyorum

O kadar zor soru değil hadi adım adım ilerleyelim

Gurubunuzda bir sorun varmıydı ?

Evet uzun zamandır var dağılımının eşiğine geldiğimizden beri sanki uzun zamandır kendimde değil gibiydim

Çok güzel devam et

Ve ve sonra bilmiyorum

Gurup dağılmadı değil mi ?

Evet dağılmadı ama bunun konuyla ne alakası var şuanda birileriden kaçıyorum

Gurubunuz nasıl dağılmadı ?

Menajer geldi ve bize bir şans vericeni söyledi

Evet

Onunla bir sözleşme imzalaysak hala bir sansımız olabilirmiş

Guruptakiler ne yaptı peki ?

İkna etmek baya zaman aldı ama hepimiz imzaladık

Sen imzaladın mı ?

İmzaladım

Ağızım kuruyordu ben kendi ruhumu kendi ellerimle kendim satmıştım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.