Oğuz ~ Zeynep, dolapta senin için kıyafet var hangisini giymek istiyorsan giy. Aşağıda seni bekliyor olacağım.
Zeynep~ Neden kıyafet var? HEMDE KIZ KIYAFETİ?! Liayı aldatıyorsun dimi pislik!
Oğuz~ Nereden çıkarıyorsun bunları.. Senin için alındı hepsi.
Zeynep~ İyi tamam defol odadan.
Oğuz~ Hahah, sevdim seni.
Zeynep~ Lütfen sevme beni, çıkar mısın?
Oğuz~ Çıktım bile, sana meraklı değilim.
Zeynep~ Kesin öyledir hehe.
Oğuz odadan çıktığı gibi telefonumu elime almak için cebime attım ama yoktu. Nasıl yani ben evden çıkarken telefonu almadım mı? Yok, aldım ki.. Acaba kaşla göz arasında Oğuz mu aldı? Ya da o pis yerde düştü.
Zeynep~ OOOOFFF!! KAHRETSİN!! ANASINI SATAYIM 1 GÜNDE YAŞADIĞIM ŞEYE BAK!
Sinirle dolabı açıp kıyafet aradım.
Kendime pijama seçtim, evin içinde abiyeyle duracak değilim. Ukala bunu akıl edebilmiş hayret!
Pjama;

Yani, güzel bence.
Aynada son kez kendime bakarak aşağı indim. Oğuzun gözleri beni buldu.
Gülümseyerek;
Oğuz~ Yakışmış. Hadi sofraya.
Zeynep~ Teşekkür ederim oduncuk.
Sofraya oturduk ve yemeklerimizi yerken ben yine düşünmeye başladım. Acaba bir telefon istesem verir miydi? Saçmalama kızım!
Zeynep~ Bir şey soracağım sana.
Oğuz~ Soru yok demiştim, yemeğini ye.
Zeynep~ Hadi ya bi kerecik.
İç geçirerek;
Oğuz~ Sor bakalım.
Zeynep~ Hani sen beni kaçırdın ya
Oğuz~ Evet oldu öyle bir şey.
Zeynep~ Ee, madem kaçırdın neden bu kadar iyi davranıyorsun? Tüm bunlar... Aklım almıyor.
Oğuz hiç bir şey demeden 3 saniye yüzüme bakıp yemek yemeye devam etti.
Zeynep~ Bir şey demeyecek misin?
Elindeki çatalı masaya bıraktı ve arkasına yaslandı.
Oğuz~ Ne dememi istiyorsun?
Sadece sustum.
Oğuz~ Bak Zeynep, biliyorum her şey ani gerçekleşti ama ben seni kötülük yapmak için kaçırmadım. Liayla karşılaşmamız da tesadüf falan değil. Her şey planlı.
Zeynep~ Nasıl yani? Lianın duygularıyla oynayıp onu bırakacak mısın?! Buna müsade etmeyeceğimi bilsen gerek.
Oğuz~ Lianın duygularıyla falan oynadığım yok.
Zeynep ~ Beni neden kaçırdığını söyleyecek misin?
Oğuz~ Belki.
Zeynep~ Sabır!
Oğuz~ Birazdan arkadaşlarım gelecek.
Zeynep~ Ee, ne yapayım ben arkadaşlarını?
Oğuz~ Yanımda oturacaksın.
Zeynep~ Oldu paşam!
Oğuz~ Bende öyle düşünmüştüm.
Gıcık ya dünyanın en en en gıcık insanı bu! Allah'ım sen bana sabır ver!
Oğuz~ Yukarıya çık ve uzun bir şey giy.
Zeynep~ ONA DA MI KARAR VERECEKSİN?!
Oğuz~ Hayır, gerekirse evet. Ne kadar arkadaşım olursa olsun sana sarkıntılık yapabilirler. O zaman iyi şeyler olmaz.
Zeynep~ Hadi ya! Giymiyorum.
Oğuz~ Sen bilirsin.
Çalışan sofrayı topladı ve bizde salona geçtik.
Oğuz~ Bir şey izlemek istiyor musun?
Zeynep~ Telefon istiyorum?
Oğuz~ Hayır.
Zeynep~ Gıcık.
Televizyonu açtım ve bütün kanalları gezdim hiç güzel bir şey yoktu.
Zeynep~ OOFF HER ŞEY Mİ TERS OLUR BE! SOKAYIM BÖYLE İŞE!
Oğuz sessizce kahkaha attı.
Zeynep~ Tabi sana hava hoş. Ne biçim insansın sen be! Pis ukal..
Demeye kalmadan kapı çaldı.
Oğuz~ Geldiler.
Zeynep~ Duyuyoruz.
Oğuz ayağa kalktı ve kapıya yöneldi.
Oğuz~ Hoşgeldiniz.
Hepsi bir ağızdan hoşbulduk dedi ve içeri girdi.
Zeynep~ Eee, hoşgeldiniz.
Oğuz bana bakıyordu.
X~ Hoşbulduk da, sen kimsin?
Zeynep~ Ben..
Oğuz~ Arkadaşım, bir kaç gün bende kalacak.
X²~ Yürü be Oğuz! Kapmışsın taş gibi kızı!
Oğuz bana gülümseyerek baktı.
Zeynep~ Bir şey içer misiniz?
X¹~ Vallahi ne varsa içerim.
X²~ Bana limonata varsa iyi olur.
X³~ Senin elinden zehir olsa bile içebilirim..
Gülümseyerek;
Zeynep~ İltifat olarak alıyorum.
X³~ Lütfen.
Oğuza döndüğümde sinirden elini yumruk yapmış bir şekilde bana bakıyordu.
Gülümseyerek baktım ve mutfağa gittim.
Çalışan~ Buyur kızım ne istedin?
Zeynep~ Abla 5 tane limonat...
Oğuz mutfağa geldi ve beni kolumdan tutup kenarı çekti.
Oğuz~ Zeynep dibimde oturacaksın tamam mı?
Zeynep ~ Neden ?
Oğuz~ Öyle gerek.
Göz devirerek çalışan abladan limonataları aldım ve içeri adımladık.
Herkese dağıttım ve oğuzun yanına oturdum.
Oğuz~ Bak Zeynep, Ortadaki yavşak Polat, sağındaki Fırat, solundaki de Burak.
Zeynep~ Tamam, bir şeyler izlesek olur mu?
Kocaman bir gülümsemeyle;
Oğuz~ Tabikide.
Oğuz film açtı ve herkes izlemeye başladı,2 saatlik bir filmdi. Herkes izlerken ben uyuya kalmışım.
Polat~Uyuyan güzel gerçekten uyudu!
Oğuz~ Oğlum bak hepinizi döverim şimdi.
Fırat~ E hadi artık bize müsade o halde.
Burak~ Aynen öyle kardeşim.
Oğuz arkadaşlarını uğurladıktan sonra Zeynep'in yanına gitti. İlk duraksadı ve iç geçirdi.
Oğuz~ Keşke böyle olmasaydı, böyle tanımasaydın beni Zeynep..
Oğuz Zeynep'i nazikçe kucağına aldı ve odasına çıkarttı. Yatağa koydu ve tam gidecekken bileğini bi el tuttu.
Zeynep~ Gitme
Oğuz~ Ne, neden?
Zeynep~ Lütfen..
Oğuzu orada bağlı tutan bir şey vardı. Yatağın kenarına oturdu ve Zeynep'e baktı.
Zeynep~ Yalnız başıma yatamıyorum, karanlıktan korkuyorum.
Oğuz ilk başta anlamadı ve garipsedi, Zeynep olgun bir kızdı çünkü..
Oğuz~ Işığı açmamı ister misin?
Zeynep~ Hayır.. Bu gece benimle uyu, sadece bu gece. Lütfen..
Oğuz~ Pekala, ama üstümü değişmem gerekiyor bekler misin?
Zeynep~ Bende gelsem..
Oğuz~ Ne?
Zeynep~ Ah saçmalıyorum. Bekleyeceğim.
Oğuz~ İyi olur.
Oğuz üstünü değiştirmeye gitti.
NOT*
Zeynep annesi ölmeden önce annesiyle uyuyordu. Annesi öldükten sonra hiç yalnız yatamadı, nereye baksa annesini görüyordu.
Zeynep annesini hatırladığı için ağlamaya başladı, alışması gerekirken hala ağlıyordu.
13 dakika içerisinde Oğuz odaya geri döndü. Zeynep hala ağlıyordu.
Oğuz ışığı açtı ve koşarak yanına gitti.
Oğuz~ Zeynep? Ne oldu iyi misin?
Zeynep daha fazla ağlamaya başladı.
Oğuz Zeynep'e sarıldı ve kafasını göğsüne yasladı. Zeynep Oğuza sarıldı ve ağlamaya devam etti.
Zeynep~ Özür dilerim, çok özür dilerim..
Oğuz~ Dileme Zeynep, ne olduğunu söyleyecek misin?
Zeynep~ Söyleyemem..
Zeynep Oğuz'u o an kendine çok yakın hissetti, ilk defa böyle hissediyordu.
Oğuz Zeynep'in saçlarını okşadı ve yatağa
uzandılar.
Oğuz~ Sakin ol, ben yanındayım. Güvendesin, benimlesin Zeynep. Ağlama lütfen.
Oğuz eliyle Zeynep'in gözyaşlarını sildi.
Oğuz~ Hadi uyu.. Sabah konuşacağız.
Zeynep Oğuz'u dinleyip uyudu ve Oğuz Zeynep'e sarılarak uyudu.
Devam edecek.