Artık ne yapacamı bilmiyordum nasıl ola bilirdiki anneme öldürüldümü amma kim yapa bilirki bunu herkes evdeydi bir şey biliyordum o mektuhu kimin gönderdini bilirsem herşeyi öyrene bilirdim hemen mektubu araşdırdım telaşla yazılmışdı ve qarip kokuyordu kağıt çok eskiydi bunu kimin gönderdinin nerden geldini örenmek için postacıya sordum oda bana bir adres verdi adrese gitim kapıyı çadım o kadındı bana o günki gibi korkmuş halda bakıyordu kapıyı kapatmaya çalışdı bense izin vermedim içeriye girdim gördüğümün önünde şok oldum bu bu annemdi tamda karşımda inanamadım oradada bayıldım gözümü açdığımda o bana dik dik bakıyordu sarılmak isdedim ingilizce konuşmaya başladı neler oluyo diye bağırdım galiba delirmişdim birden içeri babam girdi arrık örenmeli diye anneme söyledi oda anlatmaya başladı"yılar önce biz ikizdik yani teyzenle o beni hep kıskandı beni sen 5 yaşındayken kaçırdı babanada aşıkdı benim yerime keçdi benim gibi konuşdu sizede anne olmaya başladı lakin bir süre sonra bu yaptıklarının gezasını buldu ve bir hastalığa yakalandı ve sonrada öldü" peki neden gelmedin yanımıza diye sordum imkanım yoktu geri döndüğümde herşeyi anladım 3 aydır burdayım baban o kadından boşanacak ve biz yeniden bir yerde olucağız ona sarıldım bana yeniden yemek yaparsın dimi diye sordum ağlayarak elbbetde eve geldik artık 2 yıl daha keçmişdi üvey annem kendine güzel bir iş ayarlamışdı kendi hayatını kurmuş ve parise taşınmışdı her yaz ablamı görmek üçün onun yanına gidiyorum artık bana iyi davranıyor yatağma girdim annem beni öptü lakin bir şey vardı annemin kaşındeki ben yokdu umursamadım keşke umursasaydım ozamanlar anlamadım amma o benim annemiydi yoksa ben koca bir "YALANIN "piyonumuydum
(Hiç kimse okumuyor belki yeni sezon gelmedi keşke biri okusa yinede sağolun)