Alya yorgun bir şekilde eve dönmüştü. Tüm gün oradan oraya koşmuştu. Yolda taksiciyle kavga ettiği için yolun geri kalanını yürüyerek gelmişti. İçeri girip makyajını sildi. Mutfağa geçip kahve hazırladı. Ev arkadaşı Damla evde yoktu Hemen telefonunu çıkarıp Damla'yı aradı. Arkadaşı telefonu açmayınca tekrar tekrar aradı. Bir kez daha arayacakken Damla'nın okulda olduğunu hatırladı. Aslında okuldan şuana kadar gelmiş olması lazımdı fakat Damla yapması gereken bir proje olduğunu bu yüzden geç kalabileceğini söylemişti.
Daha fazla Damla'yı rahatsız etmek istemediği için mesaj sayfasına girip işi bitince onu aramasını söyledi. Bilgisayarını alıp rastgele bir dizi açtı. Tekrardan mutfağa ilerleyip mısır patlattı. Salona geçerken Danka'dan mesaj geldi. "Proje sandığımdan uzun sürecek bugün bir arkadaşımda kalacağım. Beni bekleme."
Alya koltuğa geçerek diziyi açtı. Dizi bitince soğuktan kurumuş yüzüne maske yaptı. Kumral saçlarını tepeden topuz yaparak topladı. Perçemlerini tel toka yardımıyla saçlarına tutturdu. Keyifli bir gece geçirmişti. Ama arkadaşının şuan yaşadıklarından habersizdi.
𓇼𓇼𓇼
Damla
"Size bırakın beni diyorum." Ellerim ve ayaklarım bağlı bir şekilde sandalyede oturuyordum. Okuldan çıktığımda beni bayıltıp buraya getirmişlerdi. Kim olduklarını bilmiyorum ama beni buraya bağlamışlardı.
Telefonum ellerinde bana Alya'nın fotoğrafını gösteriyordu. "Kim bu kız?" dedi kalın sesiyle. "Alya" dedim. Sırıttı. "Onu bende biliyorum ahmak. Bu kızı neden tanıyorsun?"
İp yüzünden izi çıkmış ellerimi oynatmaya çalışarak " Ev arkadaşım ve emin olun benim burada olduğumu öğrense hepinizi öldürür. "
Alya ya da halk tarafından bilinen ismi ile Lasina tüm ülke de aranan bir seri katildi. Lasina'nın tek farkı suçlu insanları öldürüyordu. Halk ondan korkmak yerine onunla gurur duyuyordu. Polisler onu takip etmiyordu çünkü Lasina onların işlerini kolaylaştırıyordu. Lasina yani Ev arkadaşım ilkilkokulda tanışmıştık. Liseye kadar aynı sınıfta okumuştuk. Beni her türlü beladan korumuştu. Bana kendimi savunmam için dövüşmeyi öğretmişti.
"Kendini o kadar önemli sanma Damla. Emin ol şuan umurunda bile değilsin."
Tam o sırada Alya'dan mesaj geldi. Ardından telefon birkaç kez çaldı. Alya ısrarla aramaya devam edince karşımda ki adam sinirlendi. "Söyle şuna seni aramayı bıraksın." dedi telefonu bana uzatarak. Gülmeye başladım. "Neden? Yoksa buraya gelmesinden korkuyor musun?"
Lasina annesi ve kardeşini kaybettikten sonra böyle tehlikeli bir insana dönüş- müştü. O zamanlar çok büyük bir depresyona girmişti. Annesi ve kardeşi bir terör saldırısında ölmüştü. O günden beri annesin ve kardeşinin katilini bulmaya çalışıyordu.
Bir anda kafamda sert bir darbe hissetmiştim. "Ondan korksam sana böyle vurabilir miyim sanıyorsun? Şimdi dediğimi yap ve şu mesajı at"
Başımı kaldırdım ve omuzlarımızda geriye attım. "Atmıyorum" Bu çıkışım yüzünden bir an afalladı. Belindeki silahı çıkıp bana doğrulttu. "Derhal at şu mesajı" telefonum hala çalıyordu. Dediğini yapıp Alya'ya iyi olduğuma dair mesaj attım.
Keşke Alya burada olsaydı. Ama kendimde kurtulabilirdim. "Benden ne istiyorsunuz?" dedim onlara dönerek. Adam sırıttı. "İntikam" dedi ve silahla aniden bacağıma ateş etti.