İçeriğe geç

YAKIN GELECEK

Bölüm 12 · 4 dk okuma

YAKIN GELECEK

Bölüm 12

12.BÖLÜM

Çantamın fermuarını çekerek kapattım ve dolabımın kenarına koydum. Saçlarım yüzüme gelip kaşındırmaya başlamasıyla sinirlenerek bileğimdeki tokayı aldım ve dağınık bir topuz yaptım. Bıkkınlıkla verdiğim nefes ile kendimi sırtüstü yatağımın üzerine attım. Telefonuma gelen bildirim ile hızlıca komidine uzanarak bildirimlerin üzerine tıkladım.

Bahtsız bedeviler

Aslı 🌸 : Hazııır mısınız?

Görkem : Üşeniyorum çantamı hazırlamaya.

Ben : Ben de şimdi hazırladım.

Aslı 🌸 : Sakın geç kalmayın.

Aslı 🌸 : Çok heyecanlıyım.

Ben : Neden ya? Alt tarafı bir kamp.

Görkem : Düşündüğüm şey olmasın lütfen.

Ben : Yok artık.

Furkan : Evet, hamileyim.

Görkem : Olm awGowhzjebzjslsj

Aslı 🌸 : Deniz de geliyor.

Ben : Güzel haber.

Ben : Bizi ihmal etmezsin inşallah.

Görkem : Aslı'dan beklerim.

Aslı 🌸 : Belki birazcık awhawjhzjsndj.

Ben : Yazıklar olsun.

Telefonu kapatarak yatağın üzerine bıraktım. Furkan' ın üzüldüğünü tahmin etmek zor değildi. Ama arkadaşımın mutluluğu ile de sevinmem gerekiyordu. İçimdeki nefesi dışarıya üfledim. Belki bu onlar için daha iyi olacaktı. Aslı, Furkan'ın onu sevdiğini öğreneydi her şey değişebilirdi. Çünkü sevilen her insan biraz cüretkarlaşır.

***

"Ben bu otobüste gitmem!" Asya'nın sesi tüm otobüsü doldururken gülerek önüme döndüm ve çantamı sırtıma takarak arka Aslı'nın koltuğuna doğru yürümeye başladım. Gözgöze geldiğimizde gülerek cam kenarına kaydı. Gözleri arkama kaydığında bende yavaşça arkama döndüm. Deniz arkamdan geliyordu. Kahverengi saçları dağınıktı ve alnına düşüyordu. Siyah gözleri adeta kapalıymış gibi gözükmüyordu. Aklıma gelen şeyle Aslı'yı geçerek arkasındaki koltuğa oturdum ve Aslı'ya döndüm. "Deniz!" biraz yüksek çıkan sesiyle otobüste olanlar ona dönerken utanarak pencere kenarına daha da yanaştı. "Benimle oturma-"

"Tabii ki bebeğim." Furkan hızlı şekilde koltuğa atıldığında Deniz omuzunu hareket ettirerek arkaya doğru yürümeye devam etti. Aslı ise Furkan'ı boğacak gibi bakıyordu. "Furkan! Sen!" gözleri büyüyüp Furkan'a yanaştığında hızlıca ayağa kalktım. Kalbini kırabilirdi. "Çok mükemmelim. Biliyorum onu canım." Furkan gülerek koltukta daha da yayıldığında kısık gözler ile ona arka koltuğu işaret ettim. Dudaklarını büzdüğünde ona gülerek Aslı'ya döndüm. Gözlerini devirip kulaklığını takmış ve kafasını pencereye dayamıştı. Hallerine gülerek arka koltuğa geçtim ve pencere kenarına oturdum. Telefonumu alarak geç kalan Görkem'i tekrar aradığımda yine açılmamasıyla telaşlanıp pencereden dışarıyı izlemeye başldım. Umarım başına bir şey gelmemişti.

"Evet hareket edebiliriz." sorumlu hocanın sesini duymamla hızlıca ayağa kalktım. "Gelmeyenler var."

"Evet hocam, Görkem daha gelmedi." Aslı da bana hak verdiğinde kafamı sallayarak hocaya döndüm. "Arkadaşınızın gelmesini isteyebilirsiniz ama saat geçiyor." parmaklarıyla bileğindeki saati gösterdi. Dışarıya nefesimi üflediğimde Furkan yanımdan ayrılarak arka tarafa gitti ve telefonunu kulağına dayadı. Anladığım kadarıyla Görkem'i aramıştı. Önlerden bizi izleyen kız bir an da ayağa kalktığında kaşlarım çatıldı. "Hocam, hocam kus-" midesini tutarak otobüsten indiğinde koşarak lavaboya gitmeye başladı. İnmeden önce attığı bakış şaşırmama sebep olsa da gülümsemeye başldım. Sanırım zaman kazanmak için bilerek yapmıştı. Hoca da endişeyle peşinden koştuğunda arkamdan gelen Furkan'a döndüm. "Geliyormuş, uyuyakalmış." gülümseyerek yerime geçtiğimde otobüste hareketlilik olmasıyla tekrar ayaklandım. Görkem dağınık saçları ile bizi ararken kahkaha atmamak elde değildi. "Sen neredesin?" kızgın yapmaya çalıştığım sesimle ona bağırırken dudaklarını dişledi. "Kanka kızın midesi bulanmasa kalıyordun vallahi." Furkan omuzuna vurduğunda dudaklarını büzüp yanıma oturdu. "Kız bilerek midesi bulanıyormuş gibi yaptı." elimle otobüse binen kızı gösterip tekrar ona döndüm. "Senin için."

Kafasını iki yana sallayarak döndüğünde gördüğüm görüntü ile kaşlarım çatıldı. Boynunun arkasına doğru bir morluk ilerliyordu. "Boynuna ne oldu?" elimle tişörtünü açmaya çalışırken o da telaşla kapatmaya çalışıyordu. "Sakin ol. Bir şey yok." hızlıca ayağa kalktığında tüm gözler ona dönmüştü. "Nasıl bir şey yok. Görkem sen iyi misin? Neden bana anlatmıyo-" işaret parmağını dudaklarına yaslamış susmam için uğraşırken az önce ki hoca önden bağırmaya başladı. "Görkem bey sonunda teşrif ettiniz. Buyurun yanımda daha rahat edersiniz." diyerek yanındaki kişiyi kaldırdı. Serkay ile gözgöze gelmemle kafamı çevirerek Görkem'e döndüm. "Bu iş daha bitmedi."

Serkay yavaşça yanıma gelip oturduğunda telefonumu çıkartarak kulaklığımı taktım. Şimdi onun söylentilerini çekecek değildim. Kaldığım bölümü açarak izlemeye devam ederken kulaklığımın çıkarılmasıyla sinirle ona döndüm. "Hala Winx izlediğine inanamıyorum." gülümseyerek önümdeki ekrana baktığında gözlerimi devirerek elindeki kulaklığı aldım. "İnanma o zaman." tam takacağım sırada tekrar çektiğinde kaşlarım çatıldı. "Hatırlıyor musun küçükken sen hep Bloom olurdun bende Sky olup seni kurtarırdım." aklıma gelen görüntüyle kıkırdamadan edemedim. "Peki Asya'nın Musa olacağım diye saçını maviye boyamak istemesi." dediğim şeyle kahkahamız artarken konuşmaya devam etti. "Sen de kırmızıya boyamak istemiştin hatırlatırım." kafamla onu onayladığımda bir an da ciddiyete döndüm. Eski günler güzeldi ama hepsi geride kalmıştı. "Artık ne Bloom'u ne Sky'ı seviyorum. Birisinin beni kurtarmasına ihtiyacım yok."

"O gün labarotuar da öyle demiyordun." elindeki kulaklığı döndürmeye başlamasıyla sinirle elinden alarak kulağıma taktım ve çatık kaşlarım ile önüme döndüm. Sen olduğunu bilseydim yardım ister miydim sanıyorsun.

Bu aralar pek fazla bölüm yazamıyorum bunu da çerezlik olarak kabul edin.

Favori Winx karakteriniz?

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.