İçeriğe geç

Yağmurun Laneti

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Yağmurun Laneti

Bölüm 7

Geceydi ama dışarısı bizim dünyamızdaki geceden daha ışıklıydı; burada ayın ışığı karanlıkta yolumuzu aydınlatıyordu. İlaria korunmamdan sorumlu olduğu için aynı odada kalıyorduk. O uyumuşken buradan çıkmam gerekiyordu. Pelerinimi giyip kapıyı yavaşça açarken gıcırtı yüzünden İlaria uyanacak sandım ama yerinde kımıldayıp uyudu. Derin bir nefes alıp evi de terk ettim. Ormana doğru yürüken sürekli etrafımı kontrol ediyordum, hayvanlar genelde gece avlanır, kurtadamlar da öyle mi yapıyordu acaba?

Ormanda yem olunca öğrenecektim.

Nihayet ormana varınca dolunay olmadığına şükrettim; yılanlarla uğraşmak zorunda kalmayacaktım. Adımlarımı hızlandırarak yerini hatırladığım tünel kapısına doğru yürümeye başladım. Üzerime doğru bir kurdun koştuğunu görünce yerimde donup kaldım. Şoku hızlıca atlatıp geri dönecektim ki beyaz bir kurt bana doğru gelen siyah kurdun önüne atıldı. Bir birlerine çarpıp durunca koşmaya başladım. Tam önümden bir kartal uçup beni geçince ayağım kaydı ve yere düştüm.

Bu gece tüm hayvanlar bana düşman olmuş

Ayağa kalkacakken etrafımı kurtların sardığını gördüm

"Lanet olsun" diye tısladəm kendi kendime. Az önce çarpışan kurtlardan beyaz olanı beni korur gibi önümde durmuşken, siyah olanı da arkamdaydı. Korkudan titriyordum, beni diri diri parçalayıp yiyecektiler.

Siyah kurt insana dönüşünce bütün kurtlar boyun eğer gibi buradan uzaklaştılar, beyaz olan hariç. O da insana dönüşünce...

"İlaria" diye fısıldadım kendi kendime.

Önümde eğilip buz gibi ellerimden tuttu, "İyi misin?" diye sordu endişeli sesle. Başımı sallamakla yetindim.

"Onu buraya sen mi getirdin?" diye sordu öfkeli bir sesle insana dönüşen siyah kurt. Turuncu gözleri parlıyordu.

İlaria ayağa kalkıp "Ben getirdim" dedi dik durarak

"İnsanı mı?"

"Bize yardım edecek ve ben de onu korumakla görevliyim" diyerek uzun boylu çocuğun önünde durdu İlaria.

"En azından bana haber vere bilirdin. Kurtları her gördüklerine saldırmasın diye uyara bilirdim. " diye bağırdı çocuk eliyle ormanı göstererek. Onlar kavga ederken hemen gözden kabolmalıydım.

İlaria iç çekip bana baktı, "Senin suçun değil Hadeon" dedi ve kolumdan tutarak beni kaldırdı. Tam gidecekken Hadeon denen çocuk İlaria'nın kolundan tutup "Lütfen dikkatli ol" dedi yumuşak bir sesle. İlaria başını sallayınca yürümeye başladık; ormanın çıkışına doğru.

Pes etmiş gibi omuzlarımı indirdim. "Neden kaçtın?" diye sordu İlaria, sesinden öfkesi belli oluyordu.

"Evime dönmek istiyorum"

"Dönmeyeceksin" derken sesini yükseltmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.