Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama bu tür tekin mahallelerden çıkmam zor oldu. Sadece hava tam olarak kararmadan gitmeliydim.
Bu saatte dışarıda o kadar çok erkek gördüm ki, onların benden, bizden daha az kısıtlandığını biliyordum ama şu görüntüyü hiç tahmin etmemiştim. Yıldızlar kendini belli edince tekrar hızla dım. Olabildiğince pozitif kalmaya çalışıyordum. Meselâ, alakasız saçma sohbet, birinin kalbini kırmak -tabi bunu yapmak mümkünse- ve eve geç kalmam dışında çok güzel bir gündü. Çalışmadım derslerim, deneme föyleri aklıma geldikçe daraldım ve çaleyi etrafa bakmakta buldum.
Herkes ne kadar mutlu. Daha sonra "Erkekler ne kadar mutlu!" diyerek düzelttim cümlemi.
"Bak Yağmur, eve az kaldı son birkaç sokak. Bu grubu da atlatınca engel kalmayacak." Aslına bakarsanız böyle durumlardan korkmam. Ama insanın aklına işlenen cinayetler gelmiyor değil.
Önümdekilerden gelen ıslıkla duraksadım. Adımlar sanki beynimde yankı yapmıştı. Ben durduktan sonra birinin daha durduğunu düşündüm bir anlık.
"İşine bak dayı!" Şimdi daha yavaş ve emin yürürken korkumdan eser kalmamıştı. Salak salak yolun ortasında dolaşan adamlardan biri diğerlerinin yanına ayık olmamanın verdiği etkiyle beraber korkarak gitmişti. İşte o an anladım. Bendendeğil arkamdak8nden korkuyorlardı. Napıcağımı bilemedim. Ben karşıma bakarken arkamda birisinin olacağını hiç tahmin etmemiştim. Seri hareketlerle kapalı gözlerimle birinin yüzüne yumruk attığımda farkındaydım, hiç etkili olmamıştı. Dönüp tekrar oraya bakmadım.koşarak boşalmış sokakta tekrar ilerledim.
Ağlamak gelmedi içimden. Sadece hazırlıksızdım. Anahtarı yuvasına otutturup çevirdim. Kim olduğuyla alakalı şu kadarcık ilgilenmezken. Evde kimsenin olmamasının verdiği mutluluk hissi, bu saatte nerde olduklarının verdiği soru şaretlerinden baskın gelmişti. Bana yazılan notu kapıyı kapatınca buldum.
"Biz hastanedeyiz Yağmurcuğum." Annemin gereksiz sevliliği benden bir şey istiyeceğinin habercisiydi. Ne de olsa bu dünya da övfükten sonra istekte bulunmayan sadece babalarımız vardı.
"Kardeşine ve bana kıyafet koyar mısın." Koyacağımı bilerek soru işareti koymamaştı. "İdrar yolu enfeksiyonu yüzünden hastanede yatıcaz. Baban gece yarılarında eve dönece. Dolapta alacalı kırmızı renkli sapı olan tencerede biraz makarna var. Isıtıp yersin. Yoğurt da koy yanına."
Kardeşime üzülmem gereken yerde ben tek olduğum için seviniyordum. "Sağol anne." Dedim sessizce. Niyebu kadar deteya girmiş derken telefonumu çıkartıp istek atanlara baktım. Bildirimler ve yüzlerce annemden gelmiş cevapsız aramya kaydı gözlerim.
*"E✔ren" Seninle arkadaş olmak istiyor.
Kabul et tuşuna basıp tüm listeyi bitirdiğimde telefonu kapattım. "Daha öncehiç evrenle arkadaş olmamıştım!" Diyerek güldüm. Bundan sonra beni üzmemesini isteyerek odama girdim.



