Neden olduğunu bilmediğim içten dürtülmeyle geri çekildim. Benim şemsiyemi görmüyor muydu? Ne alakaydı şimdi bu yardım? ''Film mi çekiyoruz ?'' Dedim içimden. Ani esen rüzgarla damlalar bana ulaşmayı başarmıştı. Hafif görünen yüzüne yapışan ıslak kumral saçları, buğday tenine oyulmuş çukurlara yerleşmiş benimki gibi büyük gözlerini az çok kapatıyordu. Düşünmeden ayağa kalktığımda gri eskitilmiş bol tişörtünün uzun kolları omzuma deymişti. Geri çekilen adımlarım şemsiyeme çarptığında elbisenin biraz yapışan kumaşının verdiği rahatsızlıkla hızlıca alıp doğruldum. İnat gibi düğmeye o kadar sert bastırmıştım ki aniden çocuğun yüzüne açılıverdi.
''Çok özür dilerim?" Dedim adını söylemesini beklerken.
"Eren." Dedi yumuşak tondaki sesiyle.
''Zaten ıslanmadım mı?"
"Yağmur."
''Beni ıslatan da sendin .'' Güldüm fakat uzun sürmeden utancımdan soldurdum espri anlıyışının verdiği gülüşü.
''Evet.'' Dedim ''sorun mu var'' der gibi.
Şimdi karşısında şeffaf şemsiyemi tutarken napacağımı bilmez durumda öylece boş boş yüzüne bakıyordum. O da bana. Ancak o neden boş bakmıyordu ? Tekrar gözelerime odaklandığında gülmemek için pembe dudaklarını bastırdı. Bir elimle ıslaklıktan korunmaya çalıştığım naylon parçayı tutarken diğer kolumu göğüsümün önünde ters ''L'' yapmıştım, siyah su damlası parmaklarıma dökülünce beynimden vuruldum. Bang bang. Rimelim aktı tamam mı bu çok ama çok önemliydi.
''Al Yağmur.'' Duyduğum sesle kafamı kaldırmadan perçemlerimin altından ona baktım. Islak mendil tamda burnumun önünde beni beklererken Eren' in bana güldüğünü gördüm.
'' Çok sağol canım kardeşim!" Hemen aldığım mendili arkamı dönüp gözlerimi silmekte kullandım ama nafile, bu sadece yayılmasına yardımcı olmuştu. Kapalı dükkanın camından gördüğüm kadarıyla kapkara olan yüzüme hayretle baktım. ''Benim şemsiyemi alabilirsin.'' Omzuna ''helal'' demek manasında yavaşça bir iki kere vurdum. Hızla koşarken sokakta kimsenin olmayışına aldırmadan çıkmaz sokağın duvarını geride bırakıyordum. ''Çok güzel olmuş !'' Dedi,gırtlaktan çıkan sesi bir şekilde tatlıydı. '' Beni tanıyor musun?" Diyebildim şemsiyeyle yüzümü kapatırken.
''Hayır, ama önünü görmeyecek kadar kapatırsan gözlerini sadece bu kadar tanımış olacağım.''
''Sen beni hemen öldürdün ama böyle olmazki, benim hikayem daha yeni başladı Eren." Yağmur durduğunda yüzümdeki silinen izlerin verdiği özgüvenle şemsiyesini kapatıp ona uzattım. ''Tekrar görüşmek dileğiyle!" Neredeyse üzerimden geçecek arabaların sesinden üstün çıkmaya çalışarak.
~esb





