İçeriğe geç

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 21 · 5 dk okuma

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 21

Bölüm 20: ...0993 Nolu Öğrenci, Min Yoongi

Kim Taehyung; öğrenci işlerine gidip yalvarmış, ruhunu satmaya kadar her türlü rüşveti teklif etmiş ve en sonunda korumalar eşliğinde binadan ayrılırken telefonuna gelen mesajla öğrenci işlerine bir hafta girme yasağı yediğini öğrenmişti. Profesör Kim, kaynak taraması yapmalarını söylerken böyle bir sorunla karşılaşacaklarından daha önce hiç bahsetmemişti oysa.

Jeon Jungkook, kütüphaneden esneyerek çıkarken elindeki kitapların ağırlığından içten içe yakınıyordu. Birkaçını sonra alıp almamak konusunda gidip geliyorken ilerideki banklardan birisine oturmuş, sigarasını içen Kim Taehyung'ı görmüştü. "Tanrıya şükürler olsun!" Diye fısıldadı ve hızlı adımlarla yanına gidip oturdu. "Bana yok mu?" Dedi şirin bir tavırla ama Taehyung ona bir saniye olsun dönmedi bile.

"Bu sonuncusu." Diye kestirip attı onu Taehyung. Hala konuşmaları silmemişti ve hala aynı merakla okuyordu. Tüm sigara paketini bitirirken mesajlar içinde kaç tur döndüğünü kestiremiyordu bile. Huzursuzdu ve uzaklaştırma aldığı için öfkesi de hat safhadaydı.

"Çok kötüsün, Taehyung!" Kollarını göğsünde bağlamış, somurtmuştu. Kollarının altında ezdildiği kitapları göstererek "Ceza olarak bu kitapları yurda kadar taşımama yardım edeceksin!" Dedi, sert bir biçimde.

"Öyle bir şey yapmayacağım. İşim gücüm var benim." Son nefesini çektiği sigarasını diğer çöpleriyle birlikte kutuya atarken iç geçirerek dışarı vermişti zehirli dumanını.

"Tatilde ne gibi bir işin olabilir, Taehyung? İşten kaçmak için başka bahane bulamıyor musun?" Omuzlarını düşürdü ve göz devirdi, Jungkook.

"Bahane değil bu." Elini havada sallayarak geçiştirdi Taehyung. "Profesör Min hakkında kapsamlı bir araştırma yapmak istiyorum ama beni öğrenci işlerinden uzaklaştırdılar, hem de tam tamına 1 haftalığına! İnanabiliyor musun buna?"

"Araştırma mı?" İç geçirmiş, omuzlarını düşürmüştü. Buna neden ihtiyacı olduğunu bilmiyordu ama araştırmasını yanlış yerde yaptığını söylemek zorunda hissetti. "Neden arşive gitmiyorsun?"

"Sanki girmeme izin verirlermiş gibi."

"Jimin hyungın kimliğini al. Son sınıf olduğu için arşive girmesine izin veriyorlar. Tez yazması falan gerekiyor ya... Eski araştırmalarla çakışmaması için detaylı bir inceleme yapmaları gerekiyor. Bu okulda girerken aklınız beş karış havada mı girdiniz siz? Niye hiçbir şeyi bilmiyorsunuz?"

"Ciddi misin? Bunu neden daha önce söylemedin?" Apar topar kalkmış, telefonundan hızlıca Jimin'in numarasını çevirirken el sallamıştı. "Sana borçlandım."

"İki kez!" İşaret ve prta parmağıyla gösterdiği iki, ona V'yi anımsattı. Burukça gülümsedi ve başıyla onaylayarak adeta oradan kaçtı. Jungkook sadece gülümsemekle yetindi ve tekrar kucağındaki kitaplara küfrederek ayaklandı.

"Efendim, Taehyung?" Yorgun sesine bakılacak olursa yeni uyanmıştı. Jimin için şaşırılacak bir durum değildi bu. Ne zaman ararsanız arayın, sesi hep böyle gelirdi.

"Bana öğrenci kimliğin lazım! Arşive gireceğim." Hızlıca derdini özetledi Taehyung.

"Ben de arşivdeyim." İç geçirmiş, elini saçlarına atmıştı. "Seni Profesör Kim'in gönderdiğini söyle. Danışman öğrencilerinden olduğunu düşüneceği kadar da yorgun görünüyorsan kimlik istemiyorlar. Bir şey olursa el atmak için orada olacağım."

"Anlaştık. Geliyorum. Sana borçlandım."

"Borçların, beni topoloji dersinden geçirdiğin o gece silindi, Taehyung."

*

Arşivi karıştırırken ne kadar zaman geçtiğini kestiremiyırdu zira ne bir pencere vardı burada ne de zaman belirten bir aygıt. Telefonlarını girmeden önce güvenliğe bırakmışlardı, bu yüzden yapabilecekleri tek şey tahmin yürütmek oluyordu.

Burası adeta nazerete düşmüşler gibi bir his yaratıyordu. Demir parmaklıklar eksikti, emindi ki o da yakında gelirdi.

Kim Taehyung, sonunda üzerinde "No: ...0993, Min Yoongi." Yazılı bir dosya bulmayı başardı fakat bu dosya, diğer dosyalara nazaran daha ağır ve kalındı. Jimin hala kendi araştırmasıyla ilgilenirken Taehyung dosyayı basaya koydu ve tozlanmış ellerini çırptı. Hemen karşısındaki Jimin, gözlükleri üzerinden Taehyung'a baktığında dosya adı dikkatini çekti. "Bunun için mi her şeyini riske attın sen? Gerçekten mi?"

"Evet. Olamaz mı?" Sandalyesine oturmuş, özenle açmıştı tozlu kırmızı dosyanın kalın kapağını. "Sence bize de böyle bir şey yapmışlar mıdır?"

"Hayır." Jimin'in cevabı netti. "Bu dosyaları profesörler hazırlıyor. Asistanı olarak almaya karar verdikleri öğrenciler hakkında kapsamlı bir araştırma yapmak için. Muhtemelen onların bile haberi çok yoktur bunlardan."

Taehyung anladığını ifade eden meraklı yüz ifadesiyle başını aşağı yukarı yavaşça salladı. Dosyanın ilk sayfasında yazanlara baktı. "Hazırlayan: Profesör Doktor Shin Wang Yun."

"Profesör Shin Wang Yun mu? Öyle birisi mi varmış bizim okulda? Neden hiç görmedik ki?" Dedi Jimin, tezini bir kenara bırakıp Jungkook'un yanına gelirken. Fotoğraftaki orta yaşlı kadına baktı. "Oldukça da güzelmiş. Ben profesörün yerinde olsam çoktan onunla evlenmiştim."

Taehyung duymamazlıktan geldi ve sayfayı çevirdiği an karşısına çıkan transkript belgesine büyük bir şaşkınlıkla baktı. "Hayatımda gördüğüm en boktan notlar bunlar. Kendiminkiler de dahil." Diye mırldandı, Taehyung. "Topolojiden şartlı geçmiş. Nasıl sonra bu derse hoca olabilmiş acaba?"

"Diğer notları sanki çok iç açıcı." İç geçirdi Jimin. "Bize çalışmadığımız için hiç kızmamıştı. Sadece bir derste, yalnızca tek bir derste notların çok da iç açıcı olmadığını söylemişti, robotik bir tavrı vardı ama o vizeden de genel olarak yüksek aldık. Belki de kendi geçmişi yüzünden rahat değildi?"

"Bilemiyorum..." diye diliyle dişi arasında mırıldandı Taehyung.

"Ben de Profesör Kim'e bakacağım. Her derste ağzımıza ediyor, onun transkripti nasıl, merak etmiyor değilim." Koşarak yanından uzaklaşmış ve dosyalara gömülmüştü Jimin.

Taehyung sayfayı çevirdi, karşısına çıkan bir gazete sayfasıyla kaşlarını çattı. Başlıkta "Seul Ulusal Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü öğrencisi Min Yoongi, sabah saatlerinde sonunda Han Nehrinde canlı bir biçimde bulundu." Haberin devamını okudu. "Genç öğrenci, amacının ölmek olmadığını, tüm basını buraya toplamak için başka çaresinin olmadığından söz ederken profesörlerinin pisliğin teki olduğunu, üniversitesinde detaylı bir araştırma yapılması gerektiğini dile getirdi ve ekledi. 'Ama yine de keşke kurtulmasaydım.'"

Bir sonraki sayfaya geçtiğinde yüksek lisansının onaylandığıyla ilgili bir belge vardı. Diğer sayfada yazdığı tonla tez vardı ve hepsi de derste anlattıklarının aksi niteliğindeydi fakat kabul edilmemişti.

"Tanrım..." diye mırıldandı Jimin. "Hayatımda daha önce hiç bu kadar çok A'yi beraber görmemiştim." Dosyayı Taehyung'ın yanına bıraktı ve derslere baktı. "Tek bir dersi bile B değil. Hatta A- bile yok. Nasıl bir adam bu? Matematiğin öz çocuğu mu?"

"Ne kadar da zıt kutuplar..." diye mırıldandı Taehyung. "Birbirlerine nasıl katlanabilmişler acaba? Profesör, her daim ders çalışmaya çağırıldığını söylemişti. Buna rağmen neden bu kadar düşük acaba motları?" Eli çenesine gitti, gerginlikle ovuşturdu.

"Kim bilir..." mırıldanarak Profesör Kim Seokjin'in dosyasını karıştırmaya devam etti Jimin.

Taehyung bir sayfayı daha çevirdi ve karşısına çıkan raporla gözleri irileşti. "Majör Depresyon Tanısı" bir sayfa daha çevirdi, bu sefer de başka bir rapor gözüne çarptı. "Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanısı" ve bir sayfa daha çevirdiğinde bu sefer de ilaç lisetesine rastladı. Çoğu kırmızı reçeteliydi. Bir sayfa daha çevirdiğinde yüksek lisansı bitirdiği ve doktoraya başvurduğuyla ilgili bir kağıt vardı.

Ardından profesörün, diğer üç profesörle birlikte ortaya koyduğu, üniversitenin adını dünyaya duyuran çalışmasını buldu. "10 Sayısının Matematikteki Özel Yeri."

Neden X dediğinde aklına ilk 10 sayısının geldiğini anlamıştı artık.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

22. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.