Sabah,telefonum sanki bildirimden patlayacak gibiydi.Gözlerimi ovalayıp telefona baktığımda birinin okula geri döndüğü yazıyordu.Biraz daha gözümü ovalayıp telefona baktığımda "Austin okula geri döndü!" Yazıyordu.Austin...Bir dakika.. Bu isim sanki biryerden tanıdık geliyordu...Hey,hey bu... Diana'nın takıldıkları...Yoksa o zorbalar mı?Oh,hâlâ kafamdaki sorular bitmiyordu.
İçeriye gittiğimde Drew kitap okuyordu.Cidden bir adam nasıl kitap okurken bile çekici olabilirdi ki?İnanılır gibi değil."Aman,o sadece senin arkadaşın."Diye kendime desemde her anında çekici göründüğü hakkındaki düşünceleri içimde saklayamıyordum.Acaba o da benim hakkımda bu şekilde düşünüyor muydu?Bilmiyordum.
Ben(Gloria):Hey,Drew.
(Drew):Ne var Gloria?Kitap okuyorum.
Ben(Gloria):Telefonuna baktın mı?
(Drew):Telefonda ne varsa ilgilenmiyorum.
Ben(Gloria):Austin geri dönmüş.
(Drew):İlgilenmiyoru- Bir dakika...Kim dönmüş dedin?
Ben(Gloria):Sağır mısın?Austin geri dönmüş diyorum.
(Drew):Ne...
Drew birden sert bir tonla konuşmaya başlamıştı.Austin ile aralarında ne olmuş olabilirdi ki?Yüz hatları...Ses tonu...Sert bir hâle gelmişti.
Ben(Gloria):Hey...Drew iyi misin?Biraz sinirli gözüküyorsun.Az önce böyle değildin.
Ben bunu dedikten sonra elini avucuna doğru sıkmaya başladı.O kadar sıkıyordu ki,eli kızarmıştı.Eline bunu yapacak kadar ne onu sinirlendirmiş olabilirdi ki?Ah,doğru.Austin dediğim anda ruh hali değişmişti.
Ben(Gloria):Hey Drew,Austin ile aranızda birşey mi geçti?
(Drew):Hayır,hiç birşey geçmedi...
Bunu derken hâlâ sinirliydi.Gözleri âdeta dediği şeyin yalan olduğunu söylüyordu.Ona cidden inanmıyordum.Fakat bu "inanmamak" kelimesi kötü bir mânâda değildi.Nedense içgüdülerim beni onun yalan söylediği hissine mıknatıs gibi çekiyordu.Bu mıknatıs çok güçlüydü.O kadar güçlüydü ki beni Drew'e çekecek kadar,bana his oluşturacak kadar çekiyordu.Bu mıknatıstan böyle birşey.....Asla beklemiyordum.Galiba içgüdülerimden hâlâ nefret ediyorum.Sakin olmalısın içgüdülerim...Sakin ol.
Cidden "Austin" dediğim anda sanki Drew buz tutmuş gibiydi.Onun hiçbir davranışını anlamıyordum.Bazenleri karşımdayken sanki bir domatesmiş gibi kızarıyor,bir anda sert oluyor,bir anda nazik oluyordu.Bu davranışları çok dengesizdi.Ama ona rağmen nasıl Drew ile arkadaş olabiliyordum ki?Hey!Yazar sana söylüyorum,cidden cümlelerin çok saçma.Drew'i neden benim arkadaşım yaptın ki?Sadece bir varlık olarak kalabilirdi yazar.Oh,son vermek istiyorum..
Birlikte okula doğru yürümeye başladık.Tam okulun kapısından içeri girecekken son hıza sahip bir motor yanımdan geçmeye geliyordu.Tam yanımdan geçecekken Drew beni kollarımdan tutup kendine doğru çekti.Kolları beni sarmaya başladı.Nasıl tepki vereceğimi şaşırmıştım."Hey Gloria!Saçmalama.O buz tutmuş bir heykel gibi biri.Ondan hoşlanamazsın.Neredeyse heykeller Drew'den belki daha canlıdır.Sadece bir an çekince korkmaya başladın Gloria.Sakin ol..."Demeye başlasamda kızarmamak elimde değildi.
Ben(Gloria):Artık bırakır mısın beni Drew?
(Drew):O-oh,doğru,evet.
Herkes Austin diye bağırmaya başlıyordu.Daha doğrusu sadece "kızlar".Erkekler mutsuz,kızlar sevinçten kanatlanacak gibiydi.Gerçekten belki biraz yakışıklıydı.Ama benim tipim değildi.Ben havalı olmaya çalışan erkekler benim tipim değildi.Ama anlaşılana göre okulumuzun yarısı Austin ona bir kelime bile etse ölücek gibiydi.Okulun diğer yarısı ise Drew için öleceklerdi.Um,biliyorum ama evet.Cidden böyleydi.Biliyorum çok saçma ama bizim okul böyleydi.Daha doğrusu lanet olası yazar böyle çizmişti...
Herkes çığlık atarken umursamayıp yavaş yavaş yürümeye devam ediyordum.Drew durmaya başladı.
Ben(Gloria):Ne oldu Drew?
(Drew):Yok birşey.
Ben(Gloria):N'oldu,bütün ilgiler Austin'e toplandığı için sinirlendin mi,küçük prens.
Bunu dedikten sonra gülmeye başlayıp koşmaya başladım.Koşarken bedenim birşeye sert bir şekilde çarpmıştı.Yavaş yavaş kafamı kaldırdığımda bu Austin'di.O bana bakıyor,ben ona bakıyorum.Tam Austin "çekilecek misin?" diyecekken Drew benim kolumu tutup kendisine doğru çekti.Ben buz tutmuş gibi donmuştum.Ne yapacağımı şaşırmıştım.Onlar birbirine bakıyor,ben ikisine bakıyorum.
(Drew):Gidelim Gloria.
Ben(Gloria):A-ah evet,evet.G-gidelim Drew.
Bir anda kekelemeye başlamıştım.Drew'in yüz hatları sert,ses tonu kabaydı.Neden bu kadar Austin'e karşı kabaydı ki?Umm,her neyse sadece okula girmeliydim.
Birlikte sınıfa geçtikten sonra ders zili çaldı.5 dakika sonra öğretmen içeri girdi.Yanında Austin'i de getirmişti.Bizim sınıfa gelmişti.Herkes bir anda sevinmişti.Daha doğrusu sadece "kızlar".Hâlâ o kızların içerisinde olmamayı tercih ediyorum.Drew Austin'i gördükten sonra tekrar sinirlenmişti.Cidden ne sorunu olabilir ki?Bu sakince kitap okuyan birinin psikopat havalı olamaya çalışan biriyle sorunu....Ah,cidden sadece kendimi yoruyordum.
Ders bittiği anda herkes konuşmaya başladı.Sınıftakilerin hepsi Austin ile Drew'i konuşuyordu.Nedense hepsi endişeliydi.Anlamıyordum.Ne olabilir bu kadar büyültülecek?Bir anda bu olayı çözecek bir konuşma geçmişti bu konuşma kafamdaki bu soruları cevaplayabilirdi;
(?):Acaba nasıl anlaşacaklar.
(?):Bilmiyorum geçmişte çok iyilerdi.Hepsi 3 lüydü.
(?):Benden duymadınız ama ben şöyle duydum.Austin ile Diana önceden sevgiliymiş.Sonra birşey olmuş ayrılmışlar.Diana'nın öldüğü gün ise Drew ile Austin'in arası bozuldu.Çok enteresan değil mi?Zaten Diana öldükten sonra da Austin'in şimdi ki sevgilileri geldi.Birde Austin öldürdü diyorlar.Benden duymadınız.Bunlar sadece bir söylenti.Ama herşeyle uyuşuyor.
Bir anlık çöküş yaşamıştım.Yani Austin mi öldürdü?Kendimi çok zor tutuyordum.Artık bu okulun normal bir okul olduğunu düşünmüyordum.Sadece şuan Diana'nın katilinin başını ezerek *ldürüp kendimi *ldürmek istiyordum.Bekle beni Diana...Yakında seve seve geleceğim....Kanlı, kanlı...Değil mi yazar?
Bu bilgiyi not almıştım.Austin'den nefret ediyorum.Daha doğrusu şunu söylemek gerekirse sadece insanlardan nefret ediyorum.Drew'i alıp bahçeye götürdüm.Birlikte oturup konuşurken daha doğrusu ben konuşurken Austin ve birkaç zorba geldi yanımıza.Onları görünce kendimi zor tutuyordum.
(Austin):Bak bak buralarda kimleri görüyorum.Drew bey,nasılsınız?
(Drew):Zorluk çıkarma Austin,defol.
(Austin):Aww,hadi ama.Eski dostum...
(Drew):Biliyor musun Austin,senin gibilerle konuşmuyorum.İlgimi çekmiyorsun.Özellikle senin gibi eli kana bulanmış.
(Austin):Nerede ne konuştuğuna dikkat et Drew.Görüyorsunki kalabalık bir alandayız değil mi?
(Drew):Defol Austin!
(Austin):Tamam tamam,sinirlenme prens.Ah,birde bu yanındaki güzel bayanda kim böyle?Merhaba,bayan!
Ben(Gloria):Merhaba...
*Drew kolumu tutar*
(Drew):Defol Austin.
(Austin):Oh,kaba olma bu kadar gideceğim.Görüşürüz güzellik.
Austin bana bunu dedikten sonra göz kırptı ve gitti.Kusacak gibi oldum.O göz kırpış...Ah, hatırlamak istemiyorum.Drew tekrardan sinirlenmeye başlamıştı..
Ben(Gloria):İyi misin Drew?
(Drew):E-evet...hayır,değilim..
Ben(Gloria):Aranızda birşey mi geçti?
(Drew):Hayır,hiçbirşey geçmedi umursama beni.
Ben(Gloria):Um.. Peki..
Cidden Drew hâlâ bana yalan söylüyordu.Yakan söyleyecek kadar büyük birşey ne olmuş olabilir ki?Bu işin sonu kötü olacak galiba.Austin kibirli,Drew ise o da kibirli ama Austin kadar değil.Hâlâ anlamıyorum...
Artık çıkışa doğru geldik.Evet,diğer dersleri geçiyorum.Çünkü hiçbirşey olmuyor.Birlikte eve doğru giderken yanımızdan motorla Austin Drew'in omzuna dokunarak geçti.Drew'in neredeyse gözü dolacaktı.Eve geldiğimizde ben odama geçtim.Tam üstümü değiştirecekken bir vurma sesi geldi.İçeri gittiğimde Drew yere düşmüştü.Ağzından kan akıyordu....Hayır...Başka bir sevdiğimin daha ölmesine izin veremezdim... OLAMAZDI..
Ben(Gloria):DREW....DREW İYİ MİSİN?DREW CEVAP VER! DREW...
Drew öksürmeye başlamıştı.Gittikçe daha da fazla kan akmaya başlıyordu.Hayır,yapamazdım.Sevdiğim başka birinin birdaha ölmesine izin veremezdim... HAYIR,DREW...Yazar bana bunu neden yapıyorsun..
Ambulansı çağırıp dizlerimi yere doğru çöktüm.Bacaklarım titriyor,delirmeye başlıyordum.Bir yandan "hayır,Drew ölemezsin." Demeye devam ediyordum.Drew ölemez....
Ambulans geldikten sonra ambulans ile birlikte bende gittim.Babası yurt dışındaydı.Şuan buradaki tek yakını bendim.Evet,duydunuz.Onun şuan tek yakını bendim.Evet,o'da benim tek yakınım.O yüzden ölmesine izin veremezdim...
Biraz zaman geçtikten sonra Drew'in sadece biraz daha dinlenmesi gerektiğini öğrendim.İç çekip içeri girdim.Drew hâlâ uyuyordu.Biraz bekledikten sonra susamaya başlamıştım,o kadar ağladıktan sonra normaldi.Tam kalkacakken birisi elimi tutmuştu.Drew benim elimi tutmuştu...
(Drew):G-gitme Gloria.Yanımdan ayrılma.Ayrılmana izin veremem.
Ben(Gloria):Bir yere gittiğim yok Drew.Seni tek bırakmayacağım...
Biraz da olsa mutlu olmuştum.Drew'in eli... Ah... Çok yumuşak.... Ah... O uyuyuşu.... Delirme Gloria...
Drew gitmemi istemediği için onun elini tutup sandalyede uyuya kaldım.Galiba bir travması vardı.Ne olursa olsun,Drew'i tek bırakmayacağım....
DEVAM EDECEK...


