Lee Minho&Han Jisung WhatsApp konuşması
Lee Minho:
Hey Han
Akşam bize gel
(Görüldü)
Han Jisung:
Minho
Gelemem yorgunum
Annemin yanındayım///silindi.
Zaten dün yaptık daha
Lee Minho:
Anlaşma?
Bozmayı aklından bile geçirme
Han Jisung:
Bozmak için değil gerçekten
Sadece
Çok yorgunum
Lee Minho:
Umrumda değil
Anlaşma anlaşmadır
15 dakikaya attığım konuma gel
📍konum'
Han Jisung:
Minho
Lütfen
Lee Minho:
Yalvarışlarını otele sakla
(Görüldü)
-
Yorgunca başımı telefonumdan kaldırdım. Hastanenin soğuk koridorunda yalnızdım. İçerideki makineye bağlı olan annemden gelen sesler kulaklarımı tırmalıyordu.
Ayağa kalktım ve titrek adımlarımla cama doğru yürüdüm. Elimi sanki onu hissedebilecekmiş gibi cama yasladım. 5 yıl oldu anne! Artık uyan...
Koridorun kapısına baktım. Gitmeliydim. Yoksa ne annemin ilaç masraflarını ne de evin kirasını karşılayabilirdim.
Kapıdan giren gözlüklü omega doktor arkadaşım bana gülümsedi.
"Hey, gidiyor musun?"
Durgunca başımı salladım ve "Lee" dedim.
Seungmin beni anlardı zaten. El salladım ve kapıdan dışarı çıktım. Attığı konuma baktım. Neyse ki yakındı da cebimdeki son parayı taksiye vermek zorunda kalmayacaktım.
Heybetli otelin önüne geldiğimde telefonumun titrediğini farkettim.
Lee Minho'dan bir mesaj
Yanıtla-okundu olarak işaretle
Yanıtla➥
Lee Minho&Han Jisung WhatsApp konuşması
Lee Minho:
6.kat 127 numaralı oda
Seni manzaraya karşı becereceğim
(Görüldü)
Sıkıntılı bir nefes alarak otele adımladım. Asansöre bindiğimde başımı aynaya yasladım. Hayat çok zordu. Kimilerine göre geçim sıkıntısı, kimilerine göre sınav kaygısı, kimilerine göre yaşam mücadelesi, kimilerine göreyse zorunda olmaktı.
Zorunda olmakta en zoruydu.
Ben aptal düşüncelerimde boğulurken altıncı kata geldiğimi farkedip yutkundum. Uzun bir gece olacaktı.
127 numaralı oda
Derin bir nefes alıp kapıyı çaldım. Çaldığımda bir yardımcı kapıyı açtı bana selam verdikten sonra hızla odadan çıktı.
Gözlerim sonunda onu buldu. Camla kaplı olan koskoca duvardan Seul'un göz kamaştırıcı manzarasını izliyordu.
"Sonunda gelebildin Omega"
"Geldim"
Arkasını dönüp üzerime doğru yürümeye başladığında derin bir nefes aldım işte zorunda olma zamanıydı.
Hırsla belimi tutup dudaklarıma yönelirken anlaşmaya uymak adına ona ayak uydurdum.
Üzerimdeki ceketim, gömleğim ve pantalonum yeri boylarken ben de yatağı boylamıştım. Lee Minho'nun kararan gözlerine baktım. Baktıkça ürktüm. Ben ürktükçe o gaza geldi.
Parmaklarına kayganlaştırıcıyı yaydı. Sıkıca gözlerimi yumdum ve gelecek acıyı bekledim.
Beklediğim olmadı. Gür bir kahkaha attı.
"Bu kadar korkak mısın Omega?"
Gözlerimi şaşkınca aralayıp cevap verecekken içimde hissettiğim doluluk ve yanma hissiyle çığlık çığlığa başımı geri attım.
Lee Minho fırsattan istifade boynuma yönelip izlerini bırakmaya başladı. Parmakları içimi deşiyor ağlama isteğimi arttırıyordu.
Sertçe içimden çıkan parmaklarla bir çığlık daha attım. Sırıtarak saçımdan tuttu ve dizlerimin üzerinde durmamı sağladı.
Damarlı erkekliği gözlerimin önüne düşerken sert bakışlar altında ezilerek dudaklarımı araladım ve gittikçe daha da kalınlaşan erkekliği ağzıma aldım.
Bununla yetinememiş olacak ki saçlarımdan hızla kendine bastırdı. Boğazımı zorlayan erkeklikle gözlerim yaşarırken saç diplerimin yanma hissine karışık dünkünden kalan ağrılarım ağlamamı körükledi.
"Çabuk ağladın Omega. Daha yeni başlamıştık"
Uzunluğunu ağzımdan çektiğinde burnumu çekerek kendimi geri bıraktım. Daha fazla yapamam diye düşündüm. Ancak yapmak zorundaydım. En zoru da bu değil miydi zaten?
Büyük bi' hışımla beni ters çevirirken bu sefer kesinlikle geleceğine emin olduğum acıya karşı gözlerimi yumdum.
Kendini çekerek deliğime konumladı. Acımadan sertçe itti kendini. Hissettiğim acı ve onunla birlikte hissetmekten nefret ettiğim zevkle inledim.
Vücudum beni dinlemezdi.
Ne kadar sürenin geçtiğinin farkında değildim. 5 kere gelmiştim altıncıya yakındım.
Lee Minho'nun ise üçüncüydü. Ben neredeyse bayılacak durumdayken o nasıl hala dinç ve sağlamdı?
İçimde hissettiğim sıvıyla dona kaldım. İçime mu gelmişti o?
"S-sen"
Çığlık atmaktan kısılan sesimle onu sorguladığımda içimden çıktı ve banyoya yönelirken ardına bile bakmadan konuştu.
"Bir kerecikten bir şey olmaz"
Ardından beni yeni yeni aydınlanmaya başlayan pembe gökyüzünü gösteren koca camla ve hayal kırıklıklarımla yalnız bıraktı.
Kasılan vücudumla ayağa kalktım. Eve gidip hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.
Lee Minho gelmeden giyinebilmiştim. Kapıdan olabildiğince sessiz çıktım ve topallamamak için üstün çaba gösterirken asansöre bindim. Hiç kimsenin olmaması içimi rahatlatırken telefonuma baktım.
___ Bankacılık'tan bir mesaj
Hesabınıza 100.000.000 Güney Kore Won'u yatırımı yapılmıştır.
Yanıtla-okundu olarak işaretle
Okundu olarak işaretle⥤⥤
Seungminniee💖'den bir mesaj
Yanıtla-okundu olarak işaretle
Yanıtla➥
Seungminniee 💖 &Han Jisung WhatsApp konuşması
Seungminniee 💖:
Jis hala gelmedin mi?
(01.34)
JİSUNGGG
(02.03)
Jisung korkuyorum senin için
Hala onunla mısın?
(03.56)
JİSUNG!
SABAH OLDU NEREDESİN?!
(04.16)
Seungmin'in endişesiyle gülümsedim. En azından beni düşünen birileri vardı.
Han Jisung:
İyiyim Minnie!
Beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum
Seungminniee 💖:
Of Jisung
Tabii ki seviyorum!
Biz gel
Han Jisung:
Eve gidip duş alayım
Faturları yatırayım
Akşama gelirim 💪
Seungminniee 💖:
Pekala tamam
Ama dikkat et kendine!
Han Jisung:
Ederim!
Görüşürüz 💖
Seungminniee 💖:
Görüşürüz 🤍
Telefonu cebime attım ve küçük evimin kapısını anahtarımla açtım. Bacaklarım kalçam ve belim feci ağrıyor, her bir eklemim ayrılıyormuş gibu hissediyordum.
Sonunda evime girdiğimde duvara tutunarak banyoya girdim. Kıyafetlerimi çıkardığımda pantalonuma bulaşan Lee Minho'nun menilerini görünce bıkkınlıkla nefes aldım. Umarım dediği gibi olurdu. Ne demişti? 'bir kerecikten birşey olmaz'
Kıyafetlerimi makineye atıp sıcak suyla güzelce temizlendim.
Üzerime gri bir eşofman onun üzerine de su yeşili göğüs kısmında dört yapraklı yonca olan sweatshirtimi giydim. Belki bana da şans verirdi ha?
Masaya oturup hesap defterimi açtım. Borçları ödüyor ödedikçe defterden üzerini çiziyordum.
"(...) Ve ilaç masrafları da çıkıncaa... 32.000 wonum kalıyor. Tamam!.. hallederim. Yani umarım"
Tamam bir şeyler yemem lazımdı. Çoktan öğlen olmuştu. Aklıma dün aldığım ramen gelirken hızlıca ayağa kalkmak istedim. Malum kalçam izin vermeyince sert zemine düştüm.
İçimde birikenler ve kalçamın acısı ile patlarken dizlerimi kendime çekip ağlamaya başladım.
Artık canım ramen istemiyordu.
_
Selaammmlaee
Wattpad kapandıktan sonra mecburi buraya geci yaptim, diger fikleri de yakin zamanda yayinlicam
İns gorursunuz 🤯😭😭


