Bölüm 1: Ormanın Fısıltıları
Berlin’in kuzeyinde, Spreewald ormanlarının derinliklerinde küçük bir kasaba vardı: Waldheim. Kasaba sakinleri, ormanın karanlık sırlarından hep çekinir, çocuklarına ormana yaklaşmamalarını tembih ederdi. Ancak gençler arasında bu yasaklar, gizeme olan merakı daha da artırırdı.
Kasabanın en meraklı gençlerinden biri olan Lukas Müller, 17 yaşında, cesur ve biraz da inatçıydı. Bir gece, arkadaşlarıyla birlikte ormanın derinliklerinde gizemli bir varlığın görüldüğü söylentilerini araştırmaya karar verdi. Bu varlık, kasaba arasında “Der Schlanke Mann” yani Slenderman olarak anılıyordu. Uzun, ince, yüzü olmayan ve her zaman siyah takım elbise giymiş bu varlık, ormanda kaybolan insanlarla ilişkilendiriliyordu.
Lukas ve arkadaşları, fenerlerini yanlarına alıp ormanın içine doğru ilerlediler. Ağaçların arasından yükselen soğuk rüzgar, yaprakların hışırtısı ve uzaktan gelen bilinmeyen sesler, geceyi daha da korkutucu kılıyordu. Birden, Lukas’ın fenerinin ışığında, uzun ve ince bir gölge belirdi. Gölgede yüz yoktu, sadece karanlık bir boşluk... Arkadaşları donup kalmıştı.
“Bu... bu o mu?” diye fısıldadı Lukas, kalbi deli gibi atarken. Gölgeler hareket etti, ağaçlar sanki canlıymış gibi eğildi. Slenderman, sessizce onlara doğru ilerliyordu.