Merhabaa! Ben .. kendimi bir isimle anlatsam yeter miydi ki?? Neyse ben bir lise öğrencisiyim maalesef ;)
Okulumu seviyorum desem yalan olur aslında ne nefret ediyorum nede seviyorum. Her zamanki gibi servis beklerken gün daha doğmamış ayın ışıltılarına bakarken önünü kapatan gri bulutlara sövüyordum, o sıra servisimiz gelip her zamanki gibi en arkaya geçtim. Bugün yanıma aldığım okuma kitaplarımı göz gezdirdim ve servisin radyosunda kulağıma dolan müziği dinlemeye başladım..
Okula geldiğim gibi şafak operasyonuna gelmiş polisler gibi hissediyordum, Bugün birde İstiklal marşını okuyacaktık dimi yarım saat bizi buz gibi havada tuttuklarından sonra sınıfa çıktım. Yerime oturdum ve hocanın gelmesini bekleyene kadar birşeyler karaladım defterime genellikle okulda resim yapmayı sevmiyorum veli toplantısında şikayet yiyorum çünkü, hoca derse geldiği gibi boş bıraktı 2 hafta bu okulda boş boş bekleyecektim belli oldu. Kitabımı okumaya başladım sanırım zaman hiç geçmiyordu çok sıkıldım çünkü gizlice kulaklığımı takıp -emma louise'nın bugs- şarkısını dinliyordum genellikle bu tarz şarkılar çok hoşuma gidiyor çocuklaşa biliyordum ve kendi hayal dünyamda lavanta tarlalarını içinde dolaşıp koştuğumu hissediyordum, insanın iyi ki hayal dünyası var sonra gözlerimi açtığımda sınıftakilerin gittiğini fark ettim okul boşalıyordu? Nedenini bilmiyordum neden acaba neyse koridorda bir kız bulursanız sordum oda bana derslerin ful boş olacağı için eve gönderiyorlar dedi. Ben de, tamam diyip çantamı aldım ve kitapçıya doğru gitmeye karar verdim tramvay yoluna doğru ilerlemeye başladım. Sahil havası bana iyi gelir diye düşünüyorum. Tramvaya binip; yolu, insanları, binaları, yolları izliyordum. İneceğim durakta inip yokuş aşağıya yürümeye başladım yüzüme değen ılık rüzgarın ve saydam güneş ışığını çehremde hissederken yüzümdeki gülümse arttı. Kitapçıya girdiğimde içerisinde tozlu havası ellerimi kaşınıyordu ama bu benim kitap almayacağım anlamına gelmiyordu. Tek tek raflara bakıp birkaç kitap seçip parasını ödedim. Elimde içeceğimi içerek karşıdan karşıya geçecekken kendini sevdiren kediye baktım, sevdim çok tatlıydı. Bebek gibiydi peşimi bırakmıyordu..
Gene tramvaydayken camdan dışarıya bakıyordum. Tek başıma dolaşıyorum, geziyorum çünkü arkadaşlarım yoktu var ama hepsiyle bir şekilde aram bozuluyordu. Kafamdaki düşünceleri bir kenara atıp eve gittim. Annem sanırım yukarıdaydı bende namazımı kılıp odamı düzenledim. Biri mesaj atmış mı diye baktım ve sonra telefonumu kapattım. Annelerin yanına gidip çay içmeye çağırmışlardı.
Konu konuyu açıp saatlerce ayakta kalıp sohbet ettik güldük eğlendik sanırım insanın iyi ki ailesi var..
Bir süre sonra saat geç oldu bende yorgunluktan kendimi yatağıma yattım günün yorgunluğunu bir nevi üstümden atmak için kendimi uykunun kollarına bıraktım..