Bir gün öğle arasında, Duru, sınıf arkadaşlarıyla kantinde oturuyordu. Havanın gergin olduğu bu ortamda, herkes bir şeyler yiyip içiyordu, ama herkesin aklı bir şekilde Vibenda grubuna ve Melis’e kayıyordu.
Duru'nun birkaç sınıf arkadaşı, Vibenda hakkındaki yorumlarla konuşmaya başladı. Kimisi grubun üyelerinin çok eğlenceli ve iyi kızlar olduğunu söylüyordu, kimisi ise "Bence bu kız her gün başka biriyle yatıyor gibi. Gerçekten de aralarında bir şeyler var," gibi laf atıyordu. Duru, bu sohbeti ilgiyle dinliyordu ama bir yandan da içine bir huzursuzluk düşüyordu. Onun hakkında konuşulmasını hiç istemiyordu ama bir yandan da sınıf arkadaşlarının söyledikleri kafasında dönüp duruyordu.
Bir arkadaşı Duru’ya döndü ve merakla sordu: “Duru, sen de bir zamanlar onlarla takılıyordun, ne oldu? Şimdi onlardan tamamen kopmuşsun, hep konuşuyorsun ama yanında hiç yoklar.”
Duru, bu soruya hemen bir cevap veremedi, sadece gülümsedi ve konuyu değiştirdi. Ama içinde, Melis’in son zamanlarda nasıl biri olduğuna dair bir huzursuzluk vardı. Melis’in değişen davranışları, Duru’nun kafasında yeni soru işaretleri yaratıyordu.
O sırada, Ekin kantine girdi. O ve Melis arasındaki gerginlik, Duru'nun hemen dikkatini çekti. Ekin, Melis’e biraz daha yaklaşmaya başlamıştı ve Duru’nun içindeki kıskanma duygusu, giderek daha fazla hissediliyordu. Ekin, sınıf arkadaşlarının yanına gelip Melis’e doğru ilerledi.Ekin, gözlerini Duru’nun üzerinden geçirdi ve sonra Melis’e döndü. Gözleri kıskanarak ve biraz da sinirli bir şekilde Duru’yu izliyordu.
Ekin: "Melis, son zamanlarda biraz gerginsin. Ama merak etme, hep yanındayım. O kadar yakın arkadaşız ki, bu durum seni daha iyi hissettirecek," dedi, sanki Duru’nun dikkatini çekmek için özel olarak yüksek sesle konuşuyordu.
Melis, Ekin’in söylediklerine hafifçe gülümsedi ama hiç bir şekilde hissiyatını belli etmemeye çalıştı.
Melis: "Ekin, sağ ol. Ama gerçekten her şey yolunda, sadece biraz yorgunum," dedi.
Ekin, Melis’le olan mesafeyi daha da azalttı. Hızla ona yaklaşıp belinden hafifçe tutarak, onu daha fazla rahatlatmak için konuştu.
Ekin: "Biliyorsun, ben her zaman senin yanındayım. Bazen daha fazla yakınlaşmalıyım belki. O zaman daha rahat hissedersin, değil mi?" dedi.
Melis, Ekin’in bu yakınlaşmasına sessiz kaldı, ne engelledi ne de mesafesini korudu. Duru’nun yanındaki arkadaşları ise gözlerinin ucuyla onları izliyordu.
Bir süre sonra, Ekin Melis’i ikna etti ve birlikte Melis’in evine gitmeye karar verdiler. Melis’in ailesi İstanbul’a uzakta olduğu için evde yalnız yaşıyordu. İçki içtikten sonra, Melis’in sarhoş olduğunu fark etti ve bu fırsatı kaçırmamak için, Instagram’da birlikte çekildikleri fotoğrafı hikaye olarak paylaştı.
Hikâyede:
Story müziği: Billie Eilish - “Lunch”
O an, Duru telefonuna bakmıştı Ekin ve Melis’in fotoğrafını gördü. Hikayeyi dikkatle izlerken, kalbi sıkıştı. Ekin ve Melis arasındaki bu yakınlık, Duru’yu fazlasıyla rahatsız etti. Birden, kıskanmıştı. Kafasında onlarca soru işareti belirdi.
Ekin’in böyle davranması, Duru’nun kendisini anlamasını zorlaştırıyordu. Onunla yüzleşmeye cesaret edememişti. Ama bu an, Duru'nun içinde kaybolan bir şeyin, ona ne kadar uzak olduğunu hatırlattı. Hislerini bastırmaya çalıştı ama bu kıskanma duygusunu engellemek hiç de kolay değildi.