İçeriğe geç

vefa

Bölüm 19 · 6 dk okuma

vefa

Bölüm 19

2. Bölüm ( güç )

Kendini geriye çekerek sırtını benim gibi kitaplığa yaslayan savaşın rahatlığına aklım ermiyordu sadece şaşkınca izliyordum onu .
Az önce minik kelebeğime şiir yazdım demişti ama bunun kim olduğunu söylememişti .
Meraktan kudurabilirdim acaba banamı yazmıştı o şiiri .

Saçmalama naz ! neden sana yazsın ki ?

Ben onun için bir hiç bile değildim niye şiir yazsın ki bana.
Savaş gözlerini kapatıp dinlenmeye başladı bende biraz elimdeki kitabı okudum ama çok sıkılmıştım .
Camdan baktığımda yağmur başlamıştı .
Oturduğum yerden kalkarak kütüphanede gezinmeye başladım kapı tarafından gelen sesle karanlıkla beraber oraya doğru ilerledim .

Belki birisi gelmiştir diye ümitlendim .
Birden bire çakan şimşekle ağzımdan kısık sesli bir çığlık kopmuştu .
Neden yağmur yağıyor ki ?

Allah ' ın işine karışma naz !

Açılan kapıdan içeriye giren güvenlik beni mutlu etmek yerine daha çok korkutmuştu .
Okulumuzun güvenliği olan ferit amca bana biraz tuhaf ve ürkütücü geliyordu .
Bu yüzden çok fazla sohbet kurmak istemiyordum kendisi konuşmak isteyincede bir bahane bulup kaçıyordum .

" naz senin ne işin var burda "
Yavaşça bana yaklaşan adamla ben geri adım atmaya başladım .
" şey biz burda kilitli kadıkta "
Sırtım kitaplığa değdiğinde gidicek yerim kalmamıştı ama o hala üzerime gelmeye devam ediyordu .
" siz ? "
Dibime kadar girmişti resmen
" ben ve savaş o uyumuştu ben gidip onu uyandırayım "

Tam gidecekken ferit amca kolumdan tutup beni durdurdu .
" acele etme "
Pis bir şekilde sırıtıp elini ağzıma koyup sesimi kesti .
Ayaklarımı yere vurup savaşın duyması için çırpınıyordum .
Beni yerde sürükliyerek kolidorun sonundaki boş sınıfa getirdi elini ağzımdan çekerek saçıma yapıştı .

" ferit amaca lütfen bırak ben senin kızın yaşındayım "
Okul gömleğimin düğmelerini eliyle koparıp toz pembe südyenimi görüş açısına almıştı .
Elimle her ne kadar kendimi örtmeye çalışsamda başarısız oluyordum .
" ne kızı be sen burda şans eseri kilitli kaldığınımı düşünüyorsun "

Elini boynumdan göğsüme kadar indirdi .
" ne zamandır bunun hayalini kuruyorum sen biliyormusun "
Elerini çekmeye çalıştım ama benden güçlü olduğu için yine başarısız oldum .

Bana dokunmaması için kendimi geriye doğru attım sırtım masalardan birine değmişti .
Elerimi öyle sıkıyordu ki canımın acısından başka birşey düşünemiyordum .
Boyun girintime dudaklarını değdiren adamla gözlerim sıkıca kapandı .

Allah' ım noğlur bir mucize olsun bu akşam .

Üzerimden kalkan ağırlıkla gözlerimi açtım karşımdaki adamı öldüresiye döven savaşı görmemle gözlerim kocaman açıldı. hiçbir dua bu kadar çabuk kabul olmamıştı .
Mucizem gelip beni bulmuştu .

Dayak yemekten halsiz düşen feriti bir kenara bırakan savaş yanıma geldi ama ben geri adım attım .
Korkuyordum , karşımdaki savaş bile olsa aynı şeyi yapmasından korkuyordum .
" şştt sakin ol benim savaş "
Adımlarını durduran savaş beni rahatlatmaya çalışıyordu .
" naz geçti , sana bidaha kimse dokunamıycak "

Gerilemeyi bırakarak olduğum yerde durdum .
Savaş yanıma gelerek beni kolarının arasına aldı .
Gözyaşlarım istemsizce akıyordu .
Sırtımı sıvazlayan savaş saçımın arasına küçük öpücükler konduruyordu .
" geçti bak ben yanındayım "
Ağzımdan kaçan hıçkırıları yutuyordum .
Başımı savaşın boyun girintisinden çıkardığımda karşımdaki görüntüyle şok oldum .

Elindeki silahı bize doğrultmuş olan feritle ağzımdan korku dolu bir nida çıktı .
Titreyişim savaşında aynı yere bakmasına neden oldu .
Ferit silahı tam olarak savaşın başına doğru tutuğunda önüne geçtim .
" önümden çekil üstün zekalı cüce silah benim başımın hizasında sende bu boyla ne kadar önüme geçmeye çalışsanda kurşun yine beynime saplanır "

İçinde olduğumuz durumu umursamadan hala bana laf sokan savaş sinirlerimi iyice bozmuştu .

Savaş beni önünden çekerek temkinli adımlarla ferite yaklaştı .
" şerefsizliğin yetmedi bide cinayetmi işliyceksin "
Ferit pis sırıtışını yine yüzüne takarak silahı savaşın tam kalbine dayadı .
Korkum iki katına çıkmıştı.
Savaş elini silaha atarak ani bir refleksle yer hizasına indirdi .
Silah ikisinin elinde duruyordu ve hızlı hareketlerinden dolayı hiçbirşey göremiyordum .

Boş sınıfta patlayan silahla başımı elerimin arasına koyarak korkumu bastırmaya çalıştım .
Etrafımda olanlara bakmak istiyordum ama gözlerimi açamıyordum her an düşüp bayılabilirdim .

Allahım noğlur savaşa birşey olmasın .
Ferite de birşey olmasın hatta bu yaşananlar tamamen bir rüya olsun .

Yavaşça dengemi kaybedip yere kapaklanacağım sırada birinin kolaraı sardı bedenimi .
" korkma güzelim hiç bir şey olmayacak "
Savaşın rahatlatan sesi ve beni kucaklayışından sonrası yoktu .
Sanki koca bir boşluktaymışım gibi kendimi derin bir uykunun kolarına bıraktım .

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyordum gözlerimi açtığımda kendimi bir odada buldum ama burası benim odam değildi .
Nerdeydim ben ?
Yavaşça yerimden doğruldum kolumda serum takılıydı ama burası hastane odası değildi .
Yan tarafıma baktığımda uyuyan savaşı gördüm .

Dün akşam geldi aklıma ancak pek birşey hatırlamıyordum .
Sadece savaşla kütüphanede kilitli kaldığımızı ve sonra açılan kapı içeriye kim girmişti pek hatırlamıyordum ve silah sesi .
Beynimin karanlık köşesinde yankılanan bir silah sesi vardı .
Ben neden dün geceyle ilgili birşey hatırlamıyordum ve neden kolumda serum bağlıydı .

Yerimden kalkmak istedim ancak her tarafım ağrıyordu .
Koluma değen el ile irkildim ama savaş olduğunu gördüğümde rahatladım .
" nasıl hissediyorsun? "
Kalkmama yardımcı olan savaşın ela gözlerine baktım .
" savaş ben hiçbirşey hatırlamıyorum "

Dün gece birşeyler yaşandı ama yaşamamışım gibi aklımdan uçup gitti ve ben bu duruma anlam veremiyordum .
" gel aşağıda kahvaltı yapalım anlatıcam ben sana "
Beni kapıya yönlendiren savaşın elinden kolumu çekerek yatağa geri oturdum .
" ben şimdi öğrenmek istiyorum "
Sabır çekiyomuş gibi derin bir nefes aldı .

" naz , yapma "
" naz yapmıyorum "
Naz falan yaptığım yoktu sadece olanları dinlemek istiyordum o kadar .
" hayır naz , yapma "
Allah 'ım ya delimi bu adam
" naz yapmıyorum ya "
Sabır çektiğine yemin edebilirim ama bu durumda sabır çeken kişi ben olmalıydım adama laf anlatmakta zor be !
" bilerekmi yapıyorsun "
" neyi "
Ne yaptım ki şimdi .
" kızım delirticekmisin sen beni ! " başka işim yok zaten
" sen zaten delisin "
Yavaşça bana doğru eğildi
" naz "
Fısıldayarak söyledikleri kalbimi yerinden çıkarıyordu .
" savaş "
Aynı şekilde fısıldayarak karşılık verdim .
" ölüyorum sana "
" geber "

Ben ona bakıyordum o bana acaba geber kelimesi biraz ağırmı olmuştu ama ölmek isteyen oydu .
Savaş yanıma oturarak derin bir of çekti .
" ne bilmek istiyorsun "
Herşeyi
" dün gece ne oldu ben neden şimdi burdayım ve niye hiçbirşey hatırlamıyorum "

" dün gece seninle kütüphanede kilitli kaldık sonra güvenlik gelip kapıyı açtı ve tam çıkıcakken senin tansiyonun düştü bende seni kendi evime getirdim "

Atladığı yerler vardı çünkü beynimin bir köşesinde sürekli patlayan bir silah sesi vardı .
" silah sesi hatırlıyorum o neydi "
Bir süre yüzüme baktı savaş ve ben bu halerine anlam veremiyordum .
" araba lastiği patlamıştı yolda o kalmıştır aklında "

Yemedim ama yuttum diyelim

" peki ben niye birşey hatırlamıyorum "
En önemlisi buydu gailba
" yaşadığın şeyin ufak çaplı bir şokuymuş dedi doktor yani beynin hatırlamak istemediği anıları siliyormuş "
Buruk bir tebesümle baktım savaşa
" benim beynim biraz tembel gailba yaşadığı her kötü şeyi silmiyor "
Savaş hiç bölmedi beni hatta dahasını anlatmam için bekliyordu .
" baksana şu halime bide güçlüyüm diye övünüyordum kendimle "
Dağılmış saçımın bir tutamını kulağımın arkasına sıkıştırdı

" bedeni değil ruhu ayakta olan güçlüdür naz "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.