İçeriğe geç

VECD (Mafya ile zorla evlilik)

Bölüm 1 · 3 dk okuma

VECD (Mafya ile zorla evlilik)

Bölüm 1

Bölüm 1 - Karanlığın Protokolü

Kulaklarımı tıkayıp sadece ders notlarıma odaklanmak istediğim o sıradan akşamlardan biriydi. Masamın üzerindeki loş ışık, test kitabımın sayfalarını aydınlatırken, alt kattan gelen o kırılma sesiyle kalemim elimden kayıp gitti. Annemin tiz çığlığı ve ardından gelen, eve ait olmayan o ağır, postallı adımların sesi duvarları titretti. Kalbim göğüs kafesimi delmek ister gibi atmaya başladığında, odamın kapısı sarsılarak açıldı.

İçeriye ilk giren şey, Ankara'nın ayazını bile bastıran yoğun bir tütün ve pahalı odunsu parfüm kokusuydu. Ardından, o kokunun sahibi eşikte belirdi.

Devrim Karahanlı.

Yeraltı dünyasının adını fısıldarken bile insanların arkasına baktığı, kuralları kendi elleriyle yıkan o adam, şimdi benim küçük, pembe duvarlı odamın tam ortasındaydı. Boyu neredeyse kapı pervazını buluyordu. Üzerindeki siyah kaşe kabanın omuzlarına çöken kar taneleri henüz erimemişti. Kapkara, keskin gözleri doğrudan beni bulduğunda, bakışlarındaki o mutlak otorite nefesimi kesti. Arkasındaki takım elbiseli, eli silahlı adamlara eliyle "kalın" işareti yaptı ve odaya girip kapıyı arkasından yavaşça kapattı. O an, odadaki oksijenin çekildiğini hissettim.

"Efsun Soykan," dedi. Sesi, derinden gelen bir gök gürültüsü gibi pürüzsüz ama bir o kadar da tehditkardı. "Babanın arkasında bıraktığı enkazı temizlemeye geldim."

"B-babamın ne borcu varsa ödeyeceğiz," diyebildim. Sesim beklediğimden daha çok titremişti. Masanın kenarına tutunmasam dizlerimin bağı çözülecekti. "Bize biraz zaman verin. Şirket..."

"Şirketiniz artık yok," diyerek sözümü kesti. Ağır adımlarla masama doğru yürüdü. Kitaplarıma, kalemlerime tiksinir gibi bir bakış attı. "Babanız, Karahanlı soyadının sınırlarını ihlal etti. Kumar masasında sadece parasını değil, ailesinin geleceğini de bıraktı. Benim dünyamda zaman verilmez, Efsun. Bedel alınır."

"Ne istiyorsunuz o zaman?" dedim dikleşmeye çalışarak. Korkumu görmesini istemiyordum ama gözlerimde biriken yaşlara engel olamıyordum. "Evimizi mi? Alın, gidin buradan!"

Devrim hafifçe gülümsedi. Bu, içinde zerre merhamet barındırmayan, insanı ürperten ama bir o kadar da büyüleyici bir gülüştü. Masamın üzerindeki boş sandalyeyi çekip tam karşıma oturdu. Öne doğru eğildiğinde, yüzündeki o keskin hatları, çenesindeki hafif kirli sakalı ve sağ kaşının üzerindeki o ince yara izini net bir şekilde görebiliyordum.

"Evler, arabalar, arsalar..." dedi, parmaklarıyla masanın üzerinde ritim tutarak. "Hiçbiri kaybettiğim o itibarın ve paranın karşılığı olamaz. Bana yaşayan, Soykan kanı taşıyan ve bu borcun her saniyesini bana sadakatle ödeyecek bir rehin gerek."

"Anlamıyorum..."

"Çok basit," dedi, cebinden çıkardığı siyah kaplı bir defteri masanın üzerine sertçe bırakırken. "Karahanlı ailesinin gücünü pekiştirecek, düşmanlarıma karşı elimi güçlendirecek bir evlilik oyunu bu. Benimle evleneceksin, Efsun. Karahanlı soyadını alacaksın. Babanın borcu, senin bir ömür boyu benim gölgem olmanla silinecek."

Dünya başıma yıkılıyor gibiydi. Ben daha lise sıralarından yeni çıkmış, geleceğe dair hayaller kuran biriyken, karşımdaki adam beni kendi cehennemine çekmek istiyordu.

"Asla," dedim hıçkırarak. "Asla seninle evlenmem! Beni zorlayamazsın!"

Devrim ayağa kalktı. Boy farkımız aramızdaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi. Bana doğru bir adım yaklaştı, aramızdaki mesafeyi tamamen kapattı. Çenemi sert ama canımı yakmayacak bir biçimde kavradı. Kafamı yukarı kaldırmak zorunda kaldım. Gözlerindeki o dipsiz karanlıkta kaybolduğumu hissettim. İşte o an, kalbimin ritminin korkudan mı yoksa bu adamın yaydığı o tuhaf, yakıcı enerjiden mi değiştiğini ayırt edemedim. Bu, Vecd anının, ruhumu teslim edeceğim o büyük karmaşanın ilk kıvılcımıydı.

"Seçenek sunmadım, Efsun," diye fısıldadı, nefesi dudaklarıma çarparken. "Sadece protokolü tebliğ ettim. Yarın bu saatlerde, üzerinde beyaz bir gelinlikle benim arabamda olacaksın. Ya kendi rızanla o arabaya binersin ya da babanın cesedini bu odanın zemininden kazırsın. Karar senin."

Çenemi bıraktı, arkasını döndü ve kabanını savurarak odadan çıktı. Kapı kapandığında, odada kalan tek şey onun kokusu ve masanın üzerinde bıraktığı o soğuk, siyah defterdi. Dizlerim daha fazla dayanamadı ve kendimi halının üzerine bıraktım.

Bölüm sonu

1 yorum