İçeriğe geç

VEBAL

Bölüm 1 · 1 dk okuma

VEBAL

Bölüm 1

Kırık Kalbin Mektubu

Balıkesir, 4 Ekim 1936

Yüreğimdeki ince sızıntıyı her gün derinden derine büyük kederle hissettiğim için bu mektubu yazıyorum. Göndermek aklımın ucundan dahi geçmiyor lakin olurda gönderirsem beni mazur görün, aslında beni değil yazdıklarımı mazur görün Kutay Bey.

Biliyorum bir izdivacın eşiğindesiniz, bu yoldan dönmeniz imkânsız. Geçirdiğimiz birkaç ayın hatırı beni gittikçe boğuyor, zihnimde eritmeden duramıyorum. Sizin; bu günleri çoktan karanlığa gömdüğünüzü, elinizin ulaşamayacağı tozlu raflara kaldırdığınızı biliyorum. Beni en çok cerh eden hususunda bu olduğunu belirtmek istiyorum. Benim aklımdan çıkarmaya kıyamadığım, beraber geçirdiğimiz her saniyeyi gözlerimin ucuna binlerce kez serdiğim anları sizin kısacık bir süre zarfında silmeniz oldukça kırıcı. Farkındayım, aramızda ciddi bir şey olmadı. Daha doğrusu, sizin için öyleydi. Benim için ise durum tam tersi, aramızda geçenler gayet ciddiydi benim mizacım için. Ama siz bunu bildiğiniz halde, bana acımasızca ümit verdiniz.

Her gittiğim yerde sizin bir yuva kuracağınızın haberini duyuyorum, ne kadar acı... Tahmin bile edemezsiniz. Umarım ki benim yaşadığım bu zulmü sizde yaşamazsınız. Olurda yaşarsanız beni yâd edin, yâd edin ki ne için bu zulmü yaşadığınızı anlayın. Kalbimi kırmadığınıza inandırıyorum kendimi, inandırmaya çalışıyorum. Çünkü benim kırık kalbimin günahı size ağır gelir, bu yükü sizin tek başınıza yüklenmenizi istemiyorum. Sizin kadar bende hatalıyım. Kalbime söz geçiremediğim için kırılmasına da izin vermiş oldum. Siz, bunları kafanıza takmayın.

O güzel suretinizde gamzelerinizin payidar kalması dileğiyle.

Sevgilerimle, Parla.

Bölüm sonu

8 yorum