İçeriğe geç

Vatan,aşk,ihanet

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Vatan,aşk,ihanet

Bölüm 1

Gururlu biri olma yolunda…

1993/BALİ Hani bir geleneğimiz vardır ya yeni doğan bebeklere ismi üç kere söylenir ya. Bi kişinin karakter oluşumu o gelenekten geçer. Eğer isminin ağırlıyla başa çıkamayacak isminin anlamını yaşatamayacak biriyse bu hemen belli olur.

****

Oğlunu iki elinin arasına almıştı daha az önce karısının,bir tanesinin , hayatının aşkının karnından çıkarmıştı ilk göz ağrısını. İşi gereği 100’den fazla doğuma girmişti hiçbirinden ölesiye heyecanlanmamış,ömründen ömür gitmemişti bu doğum hariç. Bu doğum aylardır yolunu gözlediği gelmesini beklediği oğlunun doğumuydu.

Oğluna baktığında nerdeyse kendisinin 41 yaş küçüklük halini görmüştü. Kumraldı , oğluda onun gibi kumraldı , gözleri doldu. Yüzünü iyice incelediği snub ve küçük burnu eşinin burnuyla aynıydı. Gözlerinin açmasını diledi

-hadi babacım aç şu güzelim gözlerini diye mırıldandı

Oğlu sanki onu duymuş gibi yüzündeki yorgunluk ifadesi yerine sanki tamam dermiş gibi bir yüz ifadesi kondurdu. Tam o anda mermer grisi gözlerini babasıyla buluşturdu. Babasının gözleri doldu. Ardından rutinleri gerçekleşmek bu sihir dolu anı bozdu.

-arkadaşlar hemen kanını yıkayalım ve kordonunu keselim, hızlı biraz ,lütfen.

Oğlu doğdundan beri hiç bir ağlamamış çığlık bile atmamıştı. Şimdiden kendine bir karizma çizmişti. Rutinler bittikten sonra oğlu sekreterler tarafından babasının eline teslim edildi. Babası oğlunu alıp annesinin iyice kokusunu çekmesi için annesin boynu ve göğsünün arasına bıraktı. Annesi ile ilk defa buluşmanın huzurunu yaşayan bebek istemsizce tebessüm etti.doğum fotoğrafçı her anı çekebilmek için adeta doğumhanede ışık hızı ile ilerliyordu. Her anı fotoğraf altına alıp ölümsüzleştirebilmek için çabalıyordu.

Şimdi sıra ise oğlunun ismini söyleyip onu gururlu, onurlu bir insan yapmaktı. İsminin hakkını verebilecek biri olmalıydı onun babası PROF. DR. AHMET YILMAZ annesi dünyada şefliğini 8 milyar insana tanıtmış olan SİNEM BARIŞ YILMAZ’dı . Onlar gibi oğullarıda gururlu biri olmak zorundaydı.

***

Babası oğlunu kokusunu içine çekerek kokladı, burnuyla hafif hafif oynadı. İşte o büyük geleneğin oğlunun karakterinin seçilceği geleneğe gelinmişti. Babası oğlunun kulağını ağzına yaklaştırdı. Bütün doğumhane onları izliyorlardı. Babasının kalbi fırlayıp Makedonya’ya gidebilecek şiddette atıyordu. Önce kulağına bir dua okumaya başladı bu onun müslüman olabilmesi için bir duaydı. En azından büyüyünceye kadar etki edebilecek bir duaydı. Devam ederken bir anda duraksadı babası duayı unutmuştu. Bütün doğum hane kahkahalar ile dolup taştı. Adam o kadar utanmıştı ki gözleri dolmuştu bunu fark eden fotoğrafçı

-Sıkıntı yok hadi devam edelim, yetişmem gereken 6 doğum daha var benim. Diyip adamı kurtarmıştı adam duayı baştan alıp bitirdi. Sanki hastanede bir çığlık duyuldu ama adam dışında kimse fark etmemişti. Babası hiç bozuntuya vermeden hızlıca isim aşamasına geçti. Ağzını açtı.

-GURUR BULUT YILMAZ

Hastanede bir şeyler düştü hızlı adım sesleri gelmişti. Herkes arkasına baktı ama bir şey anlamadılar ama adamın anladığı bir şeyler oluştu.

Adam yine bozuntuya vermedi. Tekrar fısıldadı

-GURUR BULUT YILMAZ

Çığlıklar ve adım sesleri çok yakından gelmeye başlamıştı. Hemşirelerden biri doğumhanedeki telefona doğru yöneldi.

Adamın eşinin kalp atışları hızlanmıştı. Eşinin bağlı olduğu makineden sesler geliyordu.

Bölüm sonu

3 yorum