Efe her şeyi ailesine anlatmışken annesi göz yaşlarına boğulmuş yengesi annesinin sırtını sıvazlıyor, babası, amcası ve kuzenleri ne yapmaları gerektiğini düşünüyordu.
Herkes çok üzgün ve bir o kadar da sinirliydi.
"adam nerde?" dedi kuzeni.
Efe ise yalan söyleyerek "öldürdüm." dedi. Annesi Fadime hanımın ağlaması kesildi ve korkuyla ayağa kalkarak "oğlum sen ne dersin? Sen askersin! Ne demek öldürdün! Ne yapacağız şimdi ağam?" konuşmasının sonunda eşine dönen Fadime hanım aslında ne olacağını biliyordu ama efe için endişeliydi.
Efenin can dostu Mehmet bey ve onun hamile eşi Zeliha hanım da hastanedeydi.
Zeliha hanım eflal için çok üzülüyordu ama ne olursa olsun onu koruyacağım diye de içinden geçiriyor, korkaklık yapmıyordu.
Mehmet bey zaten önceden efe ile konuşmuş ne yapması gerektiğini öğrenmiş ve işe koyulmuştu.
Herkes ayrı kafada ne yapacağını düşünürken kapıdan hemşire çıktı ve meraklı olan kalabalık aileye burukça gülümsedi. O da biliyordu 27 yaşındaki kadına neler olduğunu.
"hastamız uyandı. İçeri alabilirim sizi" dedi ve kapıdan geçmesi için geri çekildi. Aklı başında tek insan Zeliha hanım gibi durduğu için ona dönerek "eğer bir şey olursa hastanın yanındaki kırmızı tuşa basmanız yeterlidir." dedi ve oradan uzaklaştı.
Eflal yeni gözlerini açmış etrafa korkarak bakarken içeri doluşan insanlardan ikizini arıyordu. Efe görüş alanına girince rahatladı hemen. Çünkü az sonra olacaklar onun tek başına kaldıracağı şeyler olmayacaktı. Mehmet bey ve Zeliha hanım'ı görünce kafasını yere indirdi birden.
Gelen rahatlama kendini sinir bozucu bir utanca bırakmıştı.
Zeliha hanım eflalin yanına gelip çenesini hafifçe tutup kaldırdı. Ona kocaman gülümseyip sessizce dudaklarını oynattı.
"senin suçun yok. Utanma."
Sonra tekrardan gülümseyerek uzaklaştı ondan. Efe hemen kardeşinin soluna geçerek elini sımsıkı kavradı. Ben burdayım der gibiydi. Eflalin buz gibi elleri ikizinin ateş gibi olan eliyle buluştu.
Eflal tüm cesaretini toplayarak gözünü etrafta gezdirdi. Annesi artık ağlamıyor tam tersi kızına saf bir nefret ile bakıyordu. Eflal kafasını babasına çevirince babası düz bir şekilde ona baktığını gördü.
Uzun bir sessizliğin ardından amcası konuştu "yapılacak şey bellidir. Bizim feyzo ile evlenip namusu temizlemek gerek." dedi sert ve şiveli bir sesle.
Eflal korkuyla ikizinin elini sıktı. İkizi ise şefkatli bir ifadeyle baktı ona. Eflal yutkunarak önüne döndü ve kuzeni Feyzullah'a baktı. Feyzullah zafer nidasıyla bakıyordu yatan kadına.
Zaten çocukluktan beri gözü ondaydı. Daha ne olsundu onun için.
Mehmet bey eline telefonu aldı ve eflalin babasının gözlerinin içine bakarak aradığı kişiyle konuştu "bulunduğum kata 20 adam koy ve 5 adam da kapımda hazır olsun. Seslendiğim an hiç çekinmeden silahlarıyla içeri dalmalarını tembihle." dedi ve kapattı.
Bu hamlesiyle eflalin babasının nefretini kazanmıştı ama umrunda mıydı? Asla.
Eflal en sonunda toparlayabildiği sesiyle kaşlarını çatıp" böyle bir şey olacağına ölürüm daha iyi! "dedi. Sert çıkan sesi odada yankılanırken yengesi nefret ile" ölseydin o zaman. "dedi. Eflalin içinde biriken hayal kırıklığı art arda çoğalırken gözleri dahi dolmadı.
Acısını yaşayacaktı ama sonra dedi kendine.
"ama ölmedim yenge. Ben istemiyorum dediysem o iş biter." dedi eflal.
Bu sefer eflalin annesi konuştu "hadi ya! Benim senin gibi bir kızım yok! Olamaz! Ne diye çıktın o saate dışarı! Neymiş kedilermiş! Sen kimi kandırıyorsun eflal! Ben senin annenin annen! Herkesi kandırırsın ama beni asla! Şimdi,kirlettiğin soyadımızı temize çekeceksin! Aslında o adamla evlenecektin ama abin öldürmüş! Senin yüzünden abin de yandı! Mutlu musun?! Keşke ölseydin. "dedi.
Eflalin gözleri dolmakla kalmamış yanaklarına düşmüştü. Bunu gören Zeliha hanım kaşlarını çattı. İçindeki sinirin haddi hesabı yoktu ama sesinde tehlikeli bir sakinlik ile konuştu.
" Kendinize gelin! Siz kim oluyorsunuz da eflal ile böyle konuşursunuz?! Ayıp değil mi? Bir adam yüzünden kızınıza fatura kesmeniz? Bu odada eğer suçlu arıyorsanız o da sizlersiniz! Resmen 27 yıllık tanıdığınız insana değil de bir adama inanıyorsunuz! Eflalin istemediği hiç bir şey olmayacak. Aksi olur ise karşınızda beni bulursunuz! Ve inanın hiç kimse beni düşmanı yapmak istemez. "
Zeliha hanım lafını bitirir bitirmez yengesi atladı hemen" ne işi varmış o saate dışarıda Allah aşkına? Ben dedim ona kapansaydı böyle olmazdı. Dediğim çıktı. Kesin açık giyindiği için kışkırttı o adamı. Yoksa neden yapsın adam durduk yere. Eflal ona izin vermiştir kesin. Hem ne belli belkide ikizinin başını belaya sokmak için bir plandı bu! " söyledikleri eflali daha çok ağlamıştı.
Nasıl böyle düşünürlerdi?! Tanımıyorlar mıydı onu!?
Zeliha hanım artık dayanamayıp sinirle konuştu." bu ne hadsizlik böyle!? Nasıl kadınsınız siz-"sözünü kesen kuzenleri Feyzullah'dı.
" ağır ol Zeliha bacı. Bozmayalım aramızı" diyince Mehmet bey alayla" bozarsak ne olur len. O belindeki silahlen bize mi sıkçen?"dedi. Zeliha hanım onları dinlemeyerek tekrar konuştu.
" 27 yıl, 328 Ay, 9.855 gün eder. O güne kadar tanıdığınız kıza mı inanacaksınız yoksa 17 saat önce görmediğiniz bir adama mı? Bence olan ama pekte kullanamadığınız beyninizi bir sorgulayın. Sonra kalbininizi sorgulayın bakalım vicdanınız saklanmış mı yoksa zaten hiç olmamış mı? Umarım ilk dediğimdir. Ayrıca namus meselesi diyorsunuz ama oğlunuzun her ay kıyafet değiştirir gibi sevgili değiştirmesi ve sadece değiştirmekle kalmayıp onca kızlar ile ilişkiye girmesi sizin namusunuzu lekelemez ama bir kadının isteği dışı olan birlikteliği sizin namusunuzu kirletiyor ve bunun sonucunda da sürekli bir kız ile yatan bir adama vererek "sözde temiz" olan o namusunuzu mu temizleyeceksiniz? Gerçekten mi? Güldürmeyin beni " Zeliha hanımın dedikleri herkesi susturmaya yetmişti. Mehmet bey gururla karısına bakarken efe minnetle bakıyor,eflal ise buruk bir tebessümle bakmıştı ona.
Sessizliği bölen eflalin babası oldu. Boğazını temizleyerek konuştu." gereksiz lafa gerek yok. Evlenecek dedim o kadar. Eflal bizim kızımız ve bu konu bizi ilgilendirir. Aile dışı kişilere söz düşmez. Haftaya feyzo ile evlenecek. Anlı şanlı düğünleri olacak." diyerek aklınca üstünlük tasladı. Efe derin bir nefes aldı. Çok şükür asıl adam konuşmuştu. Diğer gereksizler yüzünden hem eflalin hem arkadaşlarının hem de kendisinin siniri bozulmuştu.
" aynen öyle, fazla lafa gerek yok. Olayın özeti belli. Ben ile eflal sizi ailelikten reddediyoruz ve gidiyoruz soy adımız değişiyor ve bu sayede o lekelenen soyadınız temiz oluyor. Şimdi eğer aksi bir şey çıkarsa ağzınızdan kapıdaki adamların içeri girmesine izin veririm. Benim kardeşim bırakın evlenmeyi eğer istemiyorsa sizin yüzünüzü görmesine müsaade etmem! Şimdi benim sözüme söz söyleyenin de kalbini kırarım. "
...