Görevden yeni dönmüştüm albayla konuştuktan sonra timin yanına gittim beni görünce ayağa kalktılar
"rahatsız olmayın oturun"
Beni dinleyip oturdular
Yankı "komutanım siz iyimisiniz"
"iyiyim"
Başım ağrıyordu buraya gelmeden önce bir telefon almıştım hastaneye çağırıyorlardı doğumda bir hemşire hatası yüzünden yanlış aileye verilmiştim buarada ben baran kaya korkmaz 26 yaşında yüzbaşıyım herneyse babam çok iyi bir insandı oda askerdi fakat ben 7 yaşındayken şehit haberi geldi sonra annem evlendi üvey babam ise dünyayı bana zehir etti annemde bunu gördüğü halde hiçbir şey yapmadı geçmişim beni sessizliğin içine itti ve bende o sessizliğe düştüm şimdi ise çok konuşmaktan nerdeyse nefret ediyordum odadan çıkıp arabama ilerledim albayın izni zaten vardı bir sürü şirketim olduğu için maddi durumum kötü değildi arabamın da son model olması şirketten kaynaklıydı üstüme baktığımda siyah bir kazak ve gri bir pantolon vardı zaten değiştirecek vaktimde yoktu direk hastaneye doğru yol aldım sonra arabayı park edip içeri girdim danışmanın yanına gittim
"ben baran kaya korkmaz DNA testi için geldim"
Kadın bana hayran hayran bakıyordu sonra kendine gelip odanın yerini söyledi bende oraya doğru yol aldım
Yazardan
Özkan ailesi oğulları sandıkları rüzgardan çok çekmişlerdi sonra gelen telefonla aslında rüzgarın gerçek oğulları olmadığını öğrendikleri zaman biraz sevinmiş birazda endişelenmişlerdi ya o da rüzgar gibi ise diye düşündüler abilerinden bazıları baranı daha görmeden nefret etmişlerdi çok eminlerdi onun da rüzgar gibi olduğuna kız kardeşi ise abisini istiyordu fakat erkek kardeşi de malesef abileriyle aynı fikirdeydi hastaneye sadece aslan bey rüzgar ve şirin hanım gitmişlerdi odada bu üçlü den ayrı iki kişi daha vardı onlarda baranın üvey babası rıfkı ve annesi sevim di
Şirin h."acaba oğlunuz nerede"
Oğlunuz derken bile yüreği yanıyordu ama o biliyordu baran onun evladıydı
Sevim h."bizimle yaşamayı seneler önce bıraktı kendisi bizimle iletişime geçmiyor"
Neden bırakmış ki acaba bizide bırakırmı diye içinden geçirdi şirin hanım
Sevim h."yanlış anlamayın babası o daha küçükken şehit oldu bende tekrar bir evlilik yapınca eşimle anlaşmadılar ve gitti ne iş yaptığını bile bilmiyoruz" oğlunu severdi ama kocasına olan aşkı onun gözünü kör etmişti bundan dolayıda kocası oğlunu döverken engel olmazdı kısaca bu kadın delinin tekiydi
Aslan bey bu duruma sinirlenmişti böyle bir sorumsuzluk nasıl olabilirdi bu kadın yıllarca oğlu bildiği adamı hiç mi aramamıştı o sırada içeri çok karizmatik her kızı peşinden koşturacak kadar yakışıklı bir erkek eğilerek girdi kapıdan daha uzun bir boydaydı
Baran kaya korkmazdan
İçeri girdiğimde biri bana sarıldı annem olduğunu görünce hemen geri çekildim
"sakın"
Sevim h."oğlum"
Kimseye bakmadan duvara yaslandım oda zaten susup geri yerine gitti
Rıfkı b."üvey oğlumda geldi naptın baran beni yani babanı özledinmi"
"bir benim babam şehit oldu iki bir daha oğlum dersen kafanın ortasına delik açmaktan korkmam" ne kadar çok konuşmuştum ya neyse işte rıfkı direk yerine çöktü bende karıştırıldığım çocuk sakız çiğneyip etrafa bakıyordu telefonumdan gelen sesle cebimden çıkartıp bakt mesaj gelmişti açıp okumaya başladım
"komutan şu sıralar seni sinir etmek için bir şeyler araştırdım o annen varya senin babanı aldatmış ve haberin olsun sen babanın değil o rıfkının çocuğusun"
Yazardan
Hepsi barana bakıyordu baran ise telefona fakat ne okuduysa alnındaki damarları belirginleşmişti ve sinirle sevim hanıma bakıyordu o ürkütücü sesiyle hemşireye seslendi hemşirenin kulağına birşeyler söyledikten sonra sinirle küfür etmiş ve sonrasında da sevim hanıma bakmaya devam etmişti
Baran kaya korkmazdan
Hemşireye Rıfkı dan da kan alması gerektiğini söyledim benden karşıdaki adamdan ve karıştığım çocuktan kanlar alında ama karıştığım çocuktan daha fazla almışlardı şimdi benzerliğe göre karıştığımız ortadaydı yani anne dediğim kişi gerçekten babamı aldattıysa rüzgar ve rıfkının kanının uyuşması gerekiyordu hepsinden kan alınınca annemdende alındı çünkü rıfkıyı üvey baba diye biliyorlardı bundan dolayı da annemden alınması gerekiyordu ama ben gidip rıfkıyı tuttum ve zorla kan aldırttım
Sevim h."o-oğlum o üvey baban ya o-ondan niye kan aldılar"
"babamı aldatmışmısın ona bakmak için"
2 saat sonra sonuçlarla beraber doktor içeri girdi
"baran kaya korkmaz aslan özkanın oğludur"
"rüzgar özkan ise Rıfkı saraç'ın oğludur"
Annem babamı aldatmıştı ama bir saniye
Rıfkı onun çocuğu olduğumu biliyordu ama bana çok kötü davrandı
Babam bir anda şehit oldu üstelik operasyona girmemişti ve annem babamın kırkı geçmeden evlendi
Sevim b."oğlum evet babanı aldattım ama hataydı yani kafam iyi değildi oyüzden"
Rıfkıya döndüm
"babamın ölümüyle alakan var"
Rıfkı b."kanıtlayamazsın"
"öz oğlun sana çok benziyordu kumraldı senin gibi , ailede kumral kimse yoktu bu yüzden rüzgarı babamın kucağına verseydiniz onun oğlu olmadığını ve aldatıldığını anlardı sende anlamaması için öz oğlunla beni değiştirdin"
Rıfkı b."bu kadar zeki olduğunu bilmiyordum"İçeri giren polis rıfkıyı alıp götürdü bunları düşünürken albay ile konuşmuştum polisi de çağırmıştım sorguyada ben girecektim buarada sevim hanımı da götürdüler artık ona anne demiyecektim
Rüzgar denen çocuk gitmişdi aslan bey ve öz annem olan kadın da yanıma geldi
"oğlum ben şirin öz annenim buda baban aslan biliyorum iyi şeyler yaşamamışsın bizde rüzgardan dolayı iyi günler geçirmedik fakat bir araya gelip geçmişimizi iyileştirsek olmazmı"
Aslında istemiyordum ama denemekten de zarar gelmezdi
"akşam yemeğine gelebilirim"
Aslan b."sen nasıl istersen paşam"
Paşam ne lan herneyse numaramı verip karargaha gittim
Fırat Mertden kaçıyordu hamdi yankı asaf ve ufuk onlara bakıp gülüyordu yanlarına geçip oturdum
"yine ne yaptı lan bu fırat"
Yankı "komutanım şimdi mert sevgilisi ile konuşuyordu fırat da gidip mert aslı gelmiş kapı da dedi"
"aslı kim lan"
Hamdi"mertin eski sevgilisi"
Sırıtmaya başladım
"iyi bok yemiş"
Biz daha çok dost gibiydik rütbe olayını pek umursamazdık tabi görevdeyken geçerli değildi en rütbeli bendim yani tim komutanıydım bir kaç saat sonra eve geçip üstümü değiştirdim tanıdık bir tatlı dükkanına gittim
"abi bir baklava versene ve"
O esnada telefon çalınca açtım
Yazardan
Şirin hanım ve diğer aile bireylerinin hepsi salondaydı aslan bey baranı arayıp hoparlöre almıştı
"alo"diyen kalın sese herkes odaklanmıştı
"oğlum benim aslan"
Esnada birşey oldu
"emir telefonumu ver"Emirde kimdi
?"beni dinlersen veririm"bu bir çocuktu baranın çocuğumu vardı
Baran"tamam söyle dinliyorum"
?"annem sana kız buldu hemde çok güzel ama o kızla ben evlenmek istiyorum"
"tamam evlen zaten benim karıda kızda gözüm yok şimdi telefonumu getir"
Bir kaç dakika sonra tekrar baran konuştu
"kusura bakmayın aslan bey komşunun çocuğu biraz çapkındırda"
"sorun yok oğlum sen nezaman geliceksin"
"10 dakikaya ordayım"
Ardından telefon kapandı salondakiler de kahkaha atmaya başladı
Baran kaya korkmazdan
Pastanenin sahibi olan yılmaz abinin çocuğu emir sağolsun millete rezil olmuştum şimdi ise onların kapısını çalıyordum kapı açılınca şirin hanım üstüme atladı ve bana sarıldı baklavayı şirin hanıma verdim tam içeri girecekten kafamı vurmamak için eğildim uzun olduğum için bu mantıkla giriyordum içerde 4 erkek 1 de kız vardı büyük duran adam tebessüm ile bakarken diğer erkekler nefretle bakıyordu kız ise şaşkınlıkla sonra aydınlanmış gibi"Oha çok yakışıklı" dedi aslan beyle ufak bir selamlaşmanın ardından hepimiz koltuklara oturduk
Şirin h."oğlum bunlar abin bora doğan ve onur bora polis doğan doktor onur da mimar kardeşlerin Duru ve Eymen ikizler lise son sınıflar"
Aslan b."sende kendini tanıtırmısın"
Asker olduğumu söylemek istemiyordum albay izin vermişti ama ben yinede istemiyordum
"baran kaya korkmaz şirketim var 29 yaşındayım"
Duru "baran abi yarın sağlık kontrolüne girecemde sende benimle gelirmisin lütfen"
Çok masum bakıyordu bende sadece başımı salladım şirin hanım sevinç ile konuşmaya başladı
"mükemmel ozaman ben duru Eymen ve baran hep beraber gideriz"
Doğan "söylesene para için burdasın değilmi yada ailemizi parçalamaya geldin" Aslan b."doğan saçmalama"
Eymen"yeni gelen bir çocuk için abime kızma baba"
Onur "Eymen haklı"
Bora "annemi böyle yaparak üzüyorsunuz kesin şunu"
Burda durmanın bir faydası yoktu
"duru yarın hastanede olucam"
Ardından aslan bey ve şirin hanıma baktım "Şuan gitsem daha iyi olur hem birde aslan bey çocuklarınıza kızmayın her ne olursa olsun bu yaptığınız sadece onları uzaklaştırır" Kimseye bakmadan evden çıktım babamın yanına gittim daha doğrusu mezarına yanındaki boşluğa yattım
"baba her zaman yanımda yatardın nedenini soruncada oğlumun mis kokusu olmadan uyuyamıyorum derdin şimdi ben senin o kokun olmadan uyuyamıyorum"
Baklava alırken bir mesaj geldi ve rıfkının kaçtığını öğrendim ama zaten elbet bu yaptığını ödeyecekti daha fazla düşünmeden gözlerimi kapattım sabah olduğunda kalktım yine uyuyamamıştım ve yine babamı düşünmüştüm hastaneye gideceğim için eve geçip üstümü değiştirdim sonrada hastaneye gittim duru beni görünce direk sarıldı onlar hastane odasındayken ben koridordaydım gözüme bizim tim ilişti bunlar burada ne yapıyordu hemde üniformalıydılar odadan teker teker çıkan şirin hanımlara baktım "KIDEMLİ YÜZBAŞI HAMDİ PINAR"
"YÜZBAŞI FIRAT KÜL"
"KIDEMLİ ÜSTEĞMEN YANKI DERE"
"ÜSTEĞMEN ASAF TAŞ"
"TEĞMEN MERT ŞİMŞEK"
"ASTEĞMEN UFUK DENİZ"
"rahat noldu neden burdasınız"
Hamdi "komutanım albay kayıptı sonra albaydan bize bir mesaj geldi hastanedeyim gelin diye baktık hastanede yok sonrada bir video geldi albay topalın elindeymiş bizide tuzağa çekmişler hastanenin etrafınıda sarmışlar elimizden geldiğince içeriyi boşalttık fakat hala içeride olan insanlar var"
"tamam sizin zaten çelik yelekleriniz var sikahınızda var bendede silah var elimizden geleni yapacağız"
Yankı "komutanım sizde çelik yelek yok benimkini alın" "Sende kalsın şimdi herkes dağılsın dikkatli olun ben burada durucam hastaneye iyi bakın başka biri varmı diye"Hepsi onaylayıp gitti
Şirin h."oğlum sen askermisin"
"sonra konuşalım"
Çatıda gördüğüm adam tam eymeni vuracakken önüne atlayıp adama sıktım sonrada sırtımı adama döndüm kurşun benim omzuma adamında alnının ortasına saplanmıştı şirin hanım çığlık atıp üstüme geldi "İyiyim sizde çökün"dedim hepsi dediğimi yapınca bende gördüklerimi vurmaya başladım
Asaf "komutanım" diye koşarak 5 yaşlarında bir kız çocuğu getirdi
"çocuk burda kalsın dışarıda az adam kaldı birazdan çıkıcaz"
Aradan 1 saat kadar geçti etrafın temizlendiğini gelen polisler bildirmişti hastanenin içinde bulduğum Lina isimli 5 yaşlarında kızı kucağıma aldım omzum kanıyordu ve benim yavaştan gözlerim kapanıyordu sonra hep beraber hastaneden çıktık
Lina"abi iyimisin"
"iyiyim ben Merak etme"
Bir kadın gelip lina'yı kucağımdan aldı
"Allah razı olsun kızımı kurtardınız"
Tebessüm edip timin yanına geçtim
Yankı "komutanım kurşun sıyırmış ama çok kan kaybediyorsunuz"dedi bense takmadım aklıma şirin hanımgil gelince etrafa baktım aslan beyler bütün abiler hepsi burdaydı biri şirin hanıma diğeri eymene bir başkası da duru ya sarılıyor du
Onlarda hasar yokki asıl sen yaralısın bir gelip baksınlar bir zahmet onların oğlunu kurtarırken vuruldun sonuçta
Sanane içses siktir git
İçeri giren tümgeneral ile hepimiz duruş aldık ve hastaneyi inletecek derecede bağırdık
"BİNBAŞI BARAN KAYA KORKMAZ EMRET KOMUTANIM"
"KIDEMLİ YÜZBAŞI HAMDİ PINAR EMRET KOMUTANIM"
"YÜZBAŞI FIRAT KÜL EMRET KOMUTANIM"
"KİDEMLİ ÜSTEĞMEN YANKI DERE EMRET KOMUTANIM"
"ÜSTEĞMEN ASAF TAŞ EMRET KOMUTANIM"
"TEĞMEN MERT ŞİMŞEK EMRET KOMUTANIM"
"ASTEĞMEN UFUK DENİZ EMRET KOMUTANIM"
Hasan"rahat"
Hepimiz rahata geçtik
Tümgeneral bana bakmaya başladı
Hasan "baran birkaç şey konuşmamız lazım beni takip et"
Sessiz bir yere doğru ilerledik ailenin bakışları üstümdeydi hissedebiliyordum
Hasan "baran şimdi sakin olman lazım beni iyi dinle kardeşim diye bellediğin bir çocuk vardı ya"
"evet"
"albay nasıl esir düştü ise oda orada esir fakat kötü haber şu ki maalesef oğuzun durumu ağır yerini bilmiyoruz bir fotoğraf geldi ve bugün bulamazsak"
Devamını anlamıştım ama oğuz çok küçüktü 9 yaşındaydı daha
"Komutanım o çok küçük nasıl kıydılar"
Bilmiyorum diyip arabasına ilerledi bulmaya gidiyordu emindim gözümden akan yaşı umursamadım üstümde hossettiğim gözleri umursamadım yanımdaki çöpe tekme attım telefonum çalınca açtım"Komutan biliyormusun o çağresiz haline bayılıyorum"
"oğuzu bırak beni al"
Tim başıma toplanmıştı
"mantıklı zaten bu çocuk geberdi"
"O ÇOCUK BENİM SADECE KARDEŞİM DEĞİL AYNI ZAMANDA OĞLUM VE SENİ UYARIYORUM EĞER O AMINA KODUMUN YERİNE GELDİĞİM ZAMAN ALBAYIM VE OĞLUM SAĞ OLMAZSA KENDİNE MEZAR BUL"
Sesimin şiddetine herkes titremişti telefon kapanınca acı bir şekilde bağırıp yere düştüm sırtımı yaslayıp gözlerimi kapatttım
Yankı "komutanım böyle olmaz sakin olmanız lazım"
"ölüyor"
Asaf "kim ölüyor"
"oğuz yaralı ağır yaralı"
Biri beni kaldırdı
Hamdi "kardeşim kan kaybettin gel hastaneye girelim"
Tepki vermedim iki kolumada biri girdi sonrası karanlık Gözümü açtığımda biyolojik aileyi gördüm aklıma oğuz gelince kolumdaki serumu kopartıp odadan çıktım ardımdan gelen bağırış seslerini duymazdan geldim