İçeriğe geç

VARİS

Bölüm 5 · 2 dk okuma

VARİS

Bölüm 5

Sürgün

Cengiz Karadağlı’nın emriyle başlayan sürgün, Ateş ve Şamil’i İstanbul’un lüksünden, Karadeniz’in sisli, dağlık yollarına taşıyordu. Karadağlı Fındık Tesisleri’nin hemen üst tarafında, çam ormanlarının içine gizlenmiş, modern ama yalnız bir villa tarzı ev, yeni meskenleri olacaktı.Yol boyunca araçtaki sessizlik, patlamaya hazır bir mayın gibiydi. En sonunda, gerilim Ateş’i yendi.

Sikiyim böyle işi! Kediyi kim öldürdü? Kim bu ruh hastası? Şamil, kameralara yakalanmamış mı?

Şamil, direksiyonu sıkıca tutuyordu. Yüzü, Ordu’nun nemli havasından daha soğuktu.

Hayır, Ateş. Kameralar o gece bakım moduna alınmış. Hiçbir görüntü yok

Ateş’in gözleri inanamayarak büyüdü. Elini arabanın tavanına vurdu.

Nasıl olabilir bu!?

Ateş, camı açıp bir sigara yaktı. Duman, içeri sızan nemli havayla karıştı. Derin bir nefes aldı

Bu koku da ne?

Şamil, göz ucuyla Ateş'e döndü.

Nem kokusu. İstanbul’unkinden daha keskin

Hayır, Şamil. Bu... korkunun kokusu." Ateş’in bakışları keskinleşmişti. "Buradaki insanlar korkmuş.

O an, yol kenarındaki küçük bir ilçe merkezinden geçerlerken, Ateş’in dikkati karşıdaki sade bir ev yemekleri satan dükkâna takıldı. İçeriye giren iki iri yarı, kaba saba adamın hareketleri huzursuz ediciydi.Ateş’in emri sert ve kesindi: "Dur."Araç dükkânın önünde durdu. İçeriden küfürler ve yaşlı bir kadının çaresiz inlemeleri geliyordu. İki zorba, dükkân sahibini pataklayarak kasadaki paraları cebine dolduruyordu.Adamlar, yüzlerinde pis bir sırıtışla dışarı çıktılar. Tam o sırada Ateş, araçtan indi. İçeriden çıkan iri yarı adamlardan birine omuz attı.Adam, sendeleyerek döndü. Boynu damarları şişmişti.

Ne yapıyorsun lan sen!?" diye bağırdı

Şamil, panikle araçtan inmişti. Bu hareket, Cengiz’in emrettiği 'gizlilik' ilkesinin tamamen ihlaliydi.Ateş, adama baktı. Yüzüne saf bir şaşkınlık ifadesi takındı. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davrandı.

O da ne, bilader?" dedi ve tereddütsüz bir hızla yumruğu adamın suratına yapıştırdı. Adamın burnu kırılırken kan fışkırdı.

Ateş, yumruğunu ovuşturarak, sanki az önce sarsıcı bir şey görmüş gibi konuştu: "Sinek vardı," dedi. O esnada diğer adam, öfkeyle Ateş’e yöneldi. Tam o anda, daha Ateş bir adım bile atmadan, mükemmel bir hızla Şamil atıldı. Yılların eğitimi, sadakatinin üstüne çıkmıştı. Bir anlık refleksle, iki adamı da saniyeler içinde yere serdi. Çevik, acımasız ve sessizdi. Yaşlı kadından zorla alınan parayı yerden toplayan Şamil, kadının titreyen eline teslim etti. Yüzünde hala o buz gibi ifade vardı. Bir görev daha yerine getirilmişti. Bu olay, Ateş’in Ordu’daki ilk dersiydi: Şamil, ne kadar sadık bir infazcı olsa da, Ateş’in emri ve güvenliği söz konusu olduğunda hala onun koruyucusuydu.

Bölüm sonu

3 yorum