Şuan bu büyüyü yaptırırsam güçlerim başka birisinin olacak ve ben bu galaksiyi korumak zorunda kalmayacağım... Peki bunu yapmam doğru mu? Çünkü bunu yaparsam eyalet hapishanesinde 2 yıl kalmam gerekecek. Ayrıca anneme verdiğim sözü tutamamış olacağım... Bu vereceğim karar bir devrim yaratacaktı hayatımda. "Tamam mı, devam mı?" bir yanım bu soruyu sorarken diğer yanım cevabını bulmuş "DEVAM!" diye bağırıyor. Dudaklarım aralandığında ne diyeceğimi bilmiyordum. Bütün kaderi ilk kez beynim değil kalbimin sesi seçecekti. Aklım durmuş, yerini kalbimin sesine bırakmıştı. Ve kalbim tahta geçtiğinde aralanmış dudaklarıma şu cevabı emretti...
3 AY ÖNCE...
"ve koruyucu bir kez daha-" Kumanda ile kanal değiştirdim. Neden her kanalda benden bahsediyorlar! Bir kanal... Bir kanalda bile dizi yok! Hayır yani çocuk kanallarında bile her çizgi film de bir karakter benim! Bazen amaçlarını anlayamıyorum. Herkesi benden soğutmak mı? Bravo, beni bile kendimden soğuttunuz -ki bu normalde mümkün bile değil- bir dizi yapmak çok mu zor? Zaten 7/24 X'in galaksiye zarar vermek için gönderdiği yaratığa benzemeyen yaratıkları öldürmekle geçiyor...
Birden zilin çalma sesi beni düşüncelerim ve şikayetlerimden uzaklaştırdı. Ayağımı uzattığım koltuktan aşağı doğru hareket ettirerek yere değmesini sağladım. Ardından hafif doğrularak ayağa kalktım ve çalmaktan kulağımı ağrıtan kapıya doğru yürümeye başladım. Kapıya vardığımda göz deliğinden dışarı baktım ve Chloe'nin geldiğini gördüm. Kapıyı açarak gülümsedim. O ise göz devirip geçti. Ne kibar birisi! Hızlı adımlarla Chloe'nin yanına oturdum.
"İki saattir çalıyorum kapıyı Vanessa!" Bu sefer ben göz devirdim. Yine abartıyordu. Chloe; kızıl, gür saçlara sahip, yeşilin en koyu rengi olan gözleri ve muhteşem fiziği ile çok güzel bir kızdı. Çocukluğumuz beraber geçmişti. Birbirimize sayıp söverdik fakat arkamızı sürekli kollardık. Eğer başkası ben veya Chloe'ye laf atarsa onu döver dönerdik eve. Lakin benim gücüm yüzünden dokunduğum her çocuk ölüyordu... Bunu eskiden oyun zannediyordum. O kadar çok kişiyi öldürmüştü ki bu gücüm... Gücümü 9 yaşında öğrenmiştim fakat gücümü öğrendiğim zaman annemi kaybetmiştim. Nereden bilebilirdim ki benim gücüm yüzünden öldüğünü...
"Abartma Chloe en fazla 1 dakika bekledin!"
"1 dakika mı! Tamam 1 dakika da bir insan ağaç olabiliyorsa 1 dakikadır."
"Abartma lütfen." bu kız hiç bir zaman beni şaşırtmıyordu.
"Tamam be yemedik!" Chloe birden elini elime uzattığında hızlıca elimi kendime doğru çektim. Elimde eldiven olmadığı sürece bana dokunursa öleceğini biliyordu! Ne yapmaya çalışıyor bu kız!
"Sen ne yaptığının farkında mısın! Ölmek mi istiyorsun! Eğer istediğin buysa izin vermeyeceğim!" Chloe birden kendisine geldi ve elini çekti. Pişmandı çünkü bana annemin ölümünü hatırlattığını anlamıştı. Anlamasının nedeni ise dolan gözlerimdi. Hayır, bu kadar güçsüz olamam! Kendine gel Vanessa!
"Kusura bakma... gücünü kontrol etmenin ne kadar zor olduğunu unutmuşum." Kısık sesle konuştuğu şeyleri sanki 3 kere düşünüp söylemişti. Her bir kelimesi beni kırmamak için özenle seçilmişti. Evet gücümü kontrol edemiyordum. Bir kişiyi ne zaman yakarak, ne zaman dondurarak öldüreceğimi bilmiyordum. yaptığım tek şey dokunmak...
"Sorun yok, ben eldivenlerimi giyip geliyorum." Hızlı bir şekilde ayağa kalktım ve odama doğru yürümeye başladım. Sert bir şekilde odanın kapısını açarak çekmeceye doğru ilerledim ve açarak eldivenlerimi elime aldım. Eldivenleri giyerken saatimden bildirim geldi. Saatime baktığımda X tarafından bir düşmanın daha galaksiye gönderildiği gördüm. Saate tıklayarak "Düşman Tespit Edici" cihazından bilgilerin saate aktarılmasını bekledim. Düşman bilgileri yüklendiğinde okumaya başladım. Birden gözlerim fal taşı gibi açıldı. Düşmanım "Darkness" ti...










