İçeriğe geç

Van gölünün kıyısında...

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Van gölünün kıyısında...

Bölüm 3

2. Bölüm; eskilerin yeni başlangıcı

2 gün sonra...

Van'da...

Şerefsizdim. Evet hem de hakiki şerefsizdim. Van'a gelmiştim, memleketime... Aşiretlerin, törelerin,berdellerin,akn davalarının kaynadığı, doğunun paris'ine.... Ve yanımda tekefona 32 diş sırıtan abim. Sırıtan! Hemen bir tane sille indirdim sırtına

-"xêr a xudê!* Kimdir bu sınır yumağını güldüren, hangi amel defteri temiz ile konuşuyorsun?" (* Aman Allahım/aman tanrım)

Tam telefonun ekranına bakacaktım ki abim ekranı kitledi. Meymûna reş (kara/siyah maymun) pislik, maymun yüzlü orangutan!

-"ulan ORHAN! .(Yankılı) Sen kardeşinden gizli saklı iş mi yapıyorsun!? Ama neyse konu bu değil. Van'a gelme karşılığında araba alacaktın bana haydi gidek alak"

Evet araba alacaktık. Abim çok ısrar etmişti alalım alalım diye e bende insanlık hali kıramadım heveslenmiş ne de olsa. _FLASH BACK_

-"yaa bırak gelmeyecem! Banane"

-"kızım bak Allah'ınsa gel valla baba beni parçalar inat olsun diye cesedimi Van gölüne döker kurbanq cawê Teme*!" (*Gözüne kurban olayım)

Berfin durdu ve biraz düşündü

"hmm tamam. Bana tekne al"

-"yok başka bir şey iste"

-"kamyon al"

-"manyak ne yapcan kamyonu başka bir şey iste"

-"sana monteleyecem abi tövbe. Bana saray al"

-"oradan bakınca Elon Musk a mi benziyorum, başka bir şey iste"

-"tamam bana araba al"

-"tamam kabul haydi gidek"

*FLASH BACK END*

bir süre sonra konağın önüne gelmiştik. İçeri girdiğimizde herkes orada idi ve her yer süslenmişti. Ya cnm ailemm. Ben anamlar ile selamlaşırken Dedem bir anda kavmine seslenen peygamber gibi bağırdı

-"torinim gelmiştir onun hayrına deve kesilsin kekeler!"

_______

Celali aşireti....Özlem hanım oğlunun hapse girdiği günden beri her gece onu beklerdi. Yemeden içmeden kesilirdi.oğlu Botan Ertûş aşireti yüzünden hapse girmişti. Nedeni ise Ertûş aşiretinin en büyük oğlu Mervan,Celâlî holdinginde bir casus tutup şirketteki bütün bilgileri almıştı ve Botan Celâlî de Süleyman Ağa'nın en büyük oğlu olan Mervan ertuşu öldürdüğü için 10 yıllık hapse girmişti ve bugün çıkacaktı. Tüm aşiret Celâlî konağının avlusunda heyecanla bekliyordu Botan ağayı. Yardımcılar,marabalar, ağalar,hanım ağalar, aşiret büyükleri.....

Bir yarım saatin ardından konak kapısından içeri büyük bir siyah jeep en önde arkasında konvoy hâlinde korna çalan kişiler gelmişti. İlk arabadan bir kaç adam ve tüm heybetiyle Botan ağa indi. Eskisi gibi değildi. Şimdi Van'a tüm tehlikesi ile gelmişti. Siyah saçları, kara gözleri, buğday teni, geniş omuzları,uzun boyu,sinirli ve dik duruşu,kocaman cüssesi ile adeta tek bakışı ile adam öldürebilirdi. Sağ elini havaya kaldırdı ve herkese selam verdi ve yanına kahyası Ali'yi çağırdı -"kahya! Şimdi diyeceklerimi iyi dinle, ve bu diyeceklerimi Van'ın dört bir yerine ilet!. Ben Botan Celâlî bu aşiret ve törelere onca yıldan sonra geri döndüm! Ve bu geri dönüşümü Van bile kaldıramayacak! Artık bütün aşiretler korksun benden. Celâlî aşiretini,holdingi ve diğer bütün resmi mekânların başına ben geçeceğim! Aşiretimin üzerine her hangi bir kumpas,entrika, dolandırıcılık ve ya herhangi bir zararda bulunursa işte o zaman kendisini ailesini ve aşiretini benden uzak tutsun yoksa aksi takdirde soyunu sopunu kökten yok edeceğim. Artık tüm Van Çatak'tan Hakkari'ye, Gürpınar'dan molla Kasım'a herkes ayağını denk alsın, artık zalim ağa buralara geri döndü ve şerrimden herkes korksun. Çünkü ben intikamın ateşinden, acının derinliğinden geri döndüm ve buraları bana karşı gelenlere dar edeceğim. Ayrıca Ertûş aşiretinden kadın ve ya erkek herhangi biri bu konağın ve bölgemizin kenarından bile geçerse onu en acı şekilde öldüreceğim bilinsin. Kahya bunu Van'ın her tarafına yay yayki zalim Ağa'nın geri döndüğü bilinsin!" Bu yeni bir sonun başlangıcı idi. Bu zalim Ağa'nın geri dönüşüydü, bu Van'ın en büyük tehlikelerinden biriydi.

_________________ Ertûş eşîretî 2 saat sonra. Yemek masasında annem,babam,ben,dedem,nenem,teyzem, dayım küçük kuzenim, yaşıt kuzenim hepimiz oturmuş yemek yiyorduk bende sanki askerden gelmişim gibi anılarımı, yediğim bokları, çektiğim acıları gülerek anlatıyordum. Bence hayatın bir klişesi buydu. Çektiğin acıları sevdiklerinin yanında gülerek anlatırdın. Ama zaten böyle değil miydi? Yeri gelince acıyı çekmeli yeri gelince de acıya gülmeliydik ve ben şuan ikinci evredeydim kendi acıma gülüyordum. Hepimiz yemek yiyip sohbet edip gülerken annem -"berfin abinide çağır sofraya sabahtan beri uyuyor yukarıda gelmezse kıçına terlikle girişeceğimi söyle "-"tamam annee" Masadan kalktım ve yukarı doğru çıktım. Abimin odasına destursuz şekilde girdim

-"ORRHAN! kalk yemeğe gel anne çağırıyor eğer gelmezsen götüne terlik yermişsin" Abim uyandı ve bana salak mısın cemile bakışları atıyordu -"lan gerzek niye odama destursuz giriyorsun ayıp ayıp, neyse git geliyorum ben" Bir şey demeden çıktım ve aşağı indim ve masaya oturdum bir 5 dakika sonra abim geldi hep beraber gülüp yemek yiyorduk ki birden kahya cemil babamın ve dedemin yanına gitti. Elinde bir kağıt vardı dedem kağıdı bana verdi -"keçê min bi sen okusana ben okuyamiyom"Kağıdı aldım ve okumaya başladım

-"Van! Şimdi diyeceklerimi iyi dinle, ve bu diyeceklerimi Van'ın dört bir yerine ilet!. Ben Botan Celâlî bu aşiret ve törelere onca yıldan sonra geri döndüm! Ve bu geri dönüşümü Van bile kaldıramayacak! Artık bütün aşiretler korksun benden. Celâlî aşiretini,holdingi ve diğer bütün resmi mekânların başına ben geçeceğim! Aşiretimin üzerine her hangi bir kumpas,entrika, dolandırıcılık ve ya herhangi bir zararda bulunursa işte o zaman kendisini ailesini ve aşiretini benden uzak tutsun yoksa aksi takdirde soyunu sopunu kökten yok edeceğim. Artık tüm Van Çatak'tan Hakkari'ye, Gürpınar'dan molla Kasım'a herkes ayağını denk alsın, artık zalim ağa buralara geri döndü ve şerrimden herkes korksun. Çünkü ben intikamın ateşinden, acının derinliğinden geri döndüm ve buraları bana karşı gelenlere dar edeceğim. Ayrıca Ertûş aşiretinden kadın ve ya erkek herhangi biri bu konağın ve bölgemizin kenarından bile geçerse onu en acı şekilde öldüreceğim bilinsin. Kahya bunu Van'ın her tarafına yay yayki zalim Ağa'nın geri döndüğü bilinsin!

Anlamadım, bu ne saçmalıktı. Botan Celâlî kimdi niye bizim aşireti tehdit ediyordu. Abim ve babam olayı kavramıştı masadaki herkes ölüm sessizliğine bürünmüştü. -"çok sorry ama bu Botan kim ve bizden ney istiyor" Kuzenim rojbin bana anlatmaya başladı (Rojbin berfine abisinin yaptığı şeyi anlatıyor flannn) Vay bitch demek o abimi öldürdü.Abim konuşmaya başladı -"baba dede amca biz ne ediciz , Botan Celâlî hapisten çıkmış" Dedem abime bakarak -"torinim sen ferah dur o Botan biz ona bulaşmadıkça bize karışmaz sen rahat dur" Abim sadece kafasını salladı ama hala kaygılı duruyordu -"baba Botan ağadan bir şey isterlerse konuşarak halleder önce dimi?" -"bilmiyorum oğlum fermanına ne yazıyor gördün zatende sen niye sordun xêr dir." -"yok bir şey baba öylesine sordum size iyi akşamlar ben yatıyorum haydi xatirê hewe" Abimin tavırları biraz değişikti ama anlamadım.Bir süre sonra herkes yemeğini yedi, çayını içti ve kalktı yattı.Hadi bakalım sabah bizi neler bekleyecekti...... ______________ Kuliliklerimm ben geldimBu bölüm nasıldııYorumlarınızı beklerimmHaydi öptümm 997 kelime

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.