AVCILAR
Soğuk nefesi boynumu delip geçerken duvarla onun arasında git gel mekik dokumaktaydım. Sivri dişleri arasında çıkan hırıltısı kulaklarımı doldururken gözlerim kısık bir şekilde etrafı izlemekteydim. Buraya geldiğimiz ilk anda önce üstüme doğru yürümüştü. Sonrasında da beni duvarlara arasına alıp köşeye kıstırmıştı.
Elbette ki onu sarılırken bedenini iyice bedenime yapıştırmıştı.
‘’Ah, evet, artık buradasın. Ve artık benim yatak odamdayız. Ne güzel...’’ Wilhelm’in derin anlamlı gözleri gözlerimi iyice irislerime kadar yakarken nefes alışverişlerim düzensizleşmiş ve kalp ritmim de tamamen bozuluvermişti.
Buna devam ederken ve beni daha yakına çekmeye devam ederken, öpücüklerini boynuma bırakmıştı.
‘’Ah, şu an burada olman bile ne kadar güzel bir his…’’ Gözlerimi boynuma gömülen dudakları eşliğinde kapatırken tekrardan fısıldadım.
‘’Özür dilerim.’’ O ise ağzımı bir anda kapatmıştı.
‘’Zamanı değil Adelia.’’ İlk defa ismimi doğru söylemişti. Başımı olumluca sallarken eli kalçamı kavradı. Boynuma bıraktığı öpüşleri şiddetlenirken kollarımı boynuna dolamıştım.
‘’Peki ya avcılar?’’ tekrardan fısıldadığımda nefesini bıkmış bir şekilde tekrardan boynuma vermişti.
‘’Unuttun mu, onları geride bıraktık, parkta!..’’ Başımı tekrardan salladığımda bir eli de saçlarım arasına gömülmüştü.
‘’Gerçekten de düşünülecek bir şey yok o zaman.’’ Verdiğim bu cevaptan sonra Wilhelm de başını olumluca aşağı yukarı salladığında sözlerimi bu sefer de kelimeleriyle onaylamıştı.
‘’Pekâlâ güzelim, artık düşünmemiz gereken başka bir şey yok. Tamamen bana odaklan.’’ Tekrardan kafamı salladığımda sözlerini sürdürmüştü.
‘’Tam anlamıyla benim olduğunu bilmene ihtiyacım var şu an.’’ Gözlerim tekrardan kapanmışken gülümsedim.
‘’Tamamen seninim.’’ Wilhelm aldığı bu cevaptan tahmin olurcasına boynumu sertçe emmeye başladığında ağzımdan ufak bir inilti kaçmıştı, Wilhelm’i daha fazla tahrik eden ve bedenimi bedenine daha da yaklaştıran.
‘’Ah tadına doymak istiyorum!’’ Neden bahsettiği gerçekten açık ve netti.
‘’Yap öyleyse!’’ Neye izin verdiğimin farkına bile daha yeni yeni varırken kendimi yatakta bulmam bir olmuştu. Ve Wilhelm üstümdeki yerini aldığında boynumu yana yatırmış bir şekilde beklemeye başlamıştım.
Ve Wilhelm’in sivri dişleri normal azı dişlerinin yerini aldığındaysa gözlerimi kapattım.
O anda onun kollarının altında olmamın ve bedeninin her zerresine dokunmanın tadını çıkarırken sivri dişleri en sonunda tenime de
O anda kanımın tadını alınırken, elleri kalçalarımı kavramış bir halde, kanımın tamamını emmeye devam etmişti. Ve ben tüm bu an boyunca kendimden geçmek üzereyken kapının bir hışımda açılması bir olmuştu.
Wilhelm üstümden sıçrayarak kalkmışken ben ise olduğum yerde kalakalmıştım.
Boynumun zonklaması eşliğinde gözlerimi yavaş yavaş açmaya çalışırken Wilhelm ile bakışlarım saniyeliğine kesişmişti. Onu en son görebildiğim anda ise Wilhelm beni orada bir başıma bırakarak camdan atladığı gibi beni terk etmesi bir olmuştu.
Beni odayı basan vampir avcılarıyla bir başıma bırakmış ve tamamen bir korkak gibi kaçmıştı!
…
Wilhelm beni terk etmişti.
Hem de ona en ihtiyaç duyduğum anda.
Bırakıp gitmişti beni vampir avcılarının önünde yaralı bir şekilde.
Boynumdan akan kanlar yatağı doldururken birkaç adım sesi işittim.
‘’Hey sen iyi misin?’’ Gözlerimi araladığımda orta yaşlarda bir adamla göz göze gelmiştim.
Boynumda bir baskı hissettiğimde başımı o tarafa yatırmıştım ki adam beni engelledi.
‘’Hey hareket etme, hallediyorum. Yaranı saracağım.’’ Başımı yavaşça salladıktan sonra tamamen yastığa gömüldüğümde odada bir başkasının sesini daha duydum.
‘’Kaçtı! Kayboldu ortalıktan!’’ Bana bakan vampir avcısı başını o adamı onaylamak için ileri geri salladıktan sonra tekrar söze girmişti.
‘’Canın yanıyor mu?’’ Bu soru tam olarak benim içindi. Yavaşça başımı olumsuzca salladığımda adam tebessüm ederek yarayı sarma işlemine devam etti.
‘’Gecenin Prensi. Bu onun işi. Yara izi yok, canını yapmamış. Ah Wilhelm Donovan’ın peşindeyiz!’’ Vampir avcısı bu sözlerinden sonra tekrar bana dönmüştü. ‘’Onu tanıyor musun?’’ diye bir soru yönelttiğinde yine başımı salladım, olumsuzca.
‘’Onun ne olduğunu biliyor musun peki?’’ diye sorduğunda başımla onayladım.
Adam beni yavaşça yataktan kaldırırken nihayet konuşabilecek kadar enerji toplayabilmiştim.
‘’Biyoloji öğrencisiyim. Mitlerle de ilgiliyim. Elbette anladım ne olduğunu. Gerçek olabileceklerini hiç düşünmezdim ama o hızını kullanıp beni rehin aldığında çoktan anlamıştım.’’ Elim boynuma yavaşça giderken avcı bileğimi tutarak beni engelledi. Sonrasında da yavaşça yataktan kaldırdı.
‘’Burada daha fazla durmaya gerek yok hadi gidelim yolda birkaç soru sormak istiyoruz sana, anlıyorsun değil mi? O canavarı yakalayabilmek için vereceğin herhangi bir ipucu yardımcı olacaktır.’’ Vampir avcısına karşı başımı salladıktan sonra o beni önce bu odadan sonra da bu evden çıkararak bir arabaya bindirmişti. Arkamızdan da iki kişi gelmişti. Biri sağ tarafta ve biri de sol tarafta koruma görevini üstlenmişti.
Wilhelm hakkında hiçbir şey söylememiştim. Onu tanıdığıma dair ya da herhangi bir şey hakkında.
Çünkü ben de sır taşıyıcısıydım.
Ve vampir avcılarıydı onlar.
Vampir avcıları vampir ırkını bilen bir insana hiç dostça davranmayacaktı bundan da emindim!
…
‘’Seni parkın girişinden alıp götürdü değil mi?’’ Sorusuna olumluca bir baş hareketiyle cevap verdim.
‘’Telkin edilmedin?’’ Bu sefer olumlu bir kafa sallayışının ardından söze de girmiştim.
‘’Hatırladığım kadarıyla hayır.’’ Vampir avcısı başını salladıktan sonra tekrardan söze girdi.
‘’Tamamdır. Mitlerde bunun yazmayacağını varsayıyorum.’’ Diyerek söze girdikten sonra vampir avcısı camdan dışarıya bakıp sonra tekrardan bana döndü.
‘’Seni üssümüze götüreceğim. İçeride telkinden uzak tutan vampirlere zehirli bir bitki bulunuyor. Vampirler kana açtır ve tadını aldığı kanı bir daha asla unutmazlar. Eğer tekrar peşine düşerse… Hazırlıklı olacağız. Vücuduna mine çiçeği enjekte edeceğiz ve onu tuzağa düşüreceğiz. Basit bir vampir kadar kolay iş olmasa da… Onu da avlayacağız! Gece Prensinin devri… Artık bitti.!’’ Vampir avcısına olumluca başımı salladıktan sonra arkama yaslandım.
Ne yapıyordum ben!?
Kendi ırkıma mı ihanet edecektim yani!?
Wilhelm beni satmışken hala onu isteyemezdim değil mi?
Vampirler avcıydı, bizi avlarlardı.
Vampir avcıları da onları!
Ben bir avdım!
Ama şimdi…
Avcı olmalıydım.
Wilhelm vampirlerin prensiydi. Ele başıydı. O ortadan kalkarsa her şey daha da kolaylaşırdı. Kontrolsüz vampirleri avlaması daha da kolaydı. Yani her şey aslında Wilhelm’de bitiyordu ve avcılar bunu başarırsa sırra ihanet etmeden asla çekinmeyecektim. Tüm bu gizli partiler ve okulda dolaşan vampirler… Hepsini bir bir anlatacaktım.
Zamanı gelmişti!
Artık zamanı gelmişti.
…
Bir binanın önünde durduğumuzda yanımda oturan kişi arabadan inerek kapıyı ardına kadar açık bıraktı. Arkasından ben de araçtan indikten sonra peşine düşmüştüm.
Binaya girdiğimizde iki vampir avcısı beni bir sandalyeye oturtmuştu, sertçe!
‘’Ne yapıyorsunuz?’’ Vampir avcıları omuzlarımdan tutarken liderleri sayılan daha kıdemlisi olan ise elinde bir iğne ile geri dönmüştü.
‘’Korkma tatlım. Dediğim gibi, sadece Mine Çiçeği.’’ Avcı yavaş adımlarla yanıma gelirken diğerleri de daha sıkı tutmaya başlamışlardı beni.
‘’Ve evet biraz canın yanabilir. Sık dişini.’’ Vampir avcısı bunu söyledikten sonra boynuma şırıngayı sertçe enjekte ettiğinde çığlık atmıştım. Sonrasında ise avcılar beni serbest bıraktı.
‘’İşte bu kadar.’’ Şırıngayı aldığı masaya geri bırakıp tekrardan bana bir bakış attığında elinde de bir kolye tutmaktaydı. Hayat ağacı denilen içinde çiçek gözüken cam kolyeler gibi bir şekli vardı ama tek farkı da şuydu:
‘’İçinde mine çiçeği taneciği var. Seni korur. Tabii yanından ayırmazsan.’’ Avcı bu sözleri söyledikten sonra gelerek kolyeyi boynumdan geçirmişti. Artık kendimi korumada gibi hissediyordum.
‘’Artık yolları biliyorsun. Vampirler başını derde sokmaya devam ederse gelebilirsin, çiçek için. Ama tabii… Önce şu Donovan’ın icabına bakalım.’’ Vampir avcısı eline bir kazık aldığında yavaşça ayağa kalkmıştım.
‘’Gelecektir. Çok yakında elbette gelecektir! Ve biz de bunun için hazır olacağız! Kevin! Diğerlerini de haber var, hazırlıklı olsunlar. Bugün fazlasıyla eğlenceli şeyler olacak!’’
…