Bella'nın anlatımından
"Senden asla korkmam, senden asla korkmam anladın mı ? " Jay bu dediğim ile rahatlamış ve kollarını bana sımsıkı sarmıştı. Bende başımı göğsüne koydum. Beş dakika kadar o pozisyonda kaldıktan sonra basımı göğsünden çekip " Daha çok yolumuz var, yola çıksak iyi olur" dedim. O da başını sallayıp ortalığı toplamaya başladık.
2 saat sonra
Yürümekten ayaklarım ağrıyordu. Yoldan geçen hiç bir at arabası da bizi almamıştı. Ama niyahet vampirlerin üssüne gelmiştik.
Kapıya yaklaştığımızda, kapının önünde oturan birini gördüm.Daha da yaklaştığımızda oturan kişinin Sam olduğunu fark ettim. Jay'a döndüğümde onun de şaşırdığını fark ettim. Bu normal bir şeydi çünkü Sam vampir üssünün başkanıydı ama şuan perişan haldeydi. Onu ne zaman görsem hep çok temiz giyerdi. Şuan ise beter bir haldeydi.
Tam ben konuşacağım sırada Jay " Sam senin burada , bu halde ne işin var ?" dedi.
Sam " Vampir Üssü beni kovdu. Eşimi çocuğumu katlettiler, sözde vampir ülkesini iyi yönetemiyormuşum. Yerime de Claus denen bir adamı getirdiler.Ben şimdi ne yapacağım?"
Jay " Öncelikle sakin ol Sam, bizimde seninle konuşmamız lazımdı." Bu sırada da bana yan bir bakış attı.











