Birkaç gündür uyuyamıyordum. Uykusuzluk her yerimi sarmıştı. Gözlerimin altında çukurlar oluşmuştu, bu süre zarfında evden gizlice iş niyetim olduğunu söyleyerek çıkıyor Katerinanın mezarını ziyaret ediyordum.İşte yine o günlerden bir gündü.Elimdeki kırmızı ve sarı gülleri mezarının yanına koymuş ve baş ucuna oturmuştum.Gökyüzüne baktım.GeçmişKaterina ile bu sefer gerçekten barışmayacaktım! Bu sefer beni çok kızdırdı.Kolundan tutup eve getirirken 10 yaşında bir çocuğun verdiği iç güdü olmaliydiki yoğun bir kıskançlık duyuyordum!"Abi, dur!" diyen sesin ardından kapının kilidini tek elim ile açıp onu içeri ittim, kapıyı ise içeriden kapattım.."O çocuk kim, Katerina!" diyerek bağırdım"Biz vampirler bir insana aşık olamayız!""Ama abi-" sözünü böldüm"Kes sesini!" gözlerinden akan yaşları durduramıyordu "Lanetlendiginden habeirn yok aptal!" "Abi beni dinle!" dedi ağlamaklı ve bağırırcasina bu sefer konuşmasina izin verdim."Abi o beni seviyor, biz birbirimizi seviyoruz!" Kahkaha attım "Lanetlenmişlerin basit laflarına kanıyorsun!" Karşımda ayağa kalkıp dikildi."Abi, anlamıyorsun..." dedi fısıldayarak kafasını yere eğdi"Neden bir fani ile Vampir aşık olamazki?" dediğinde daha çok sinirlendim"Ulan, vampirler hamile kalamaz veya çocuk yapamaz! Babamın laflarını duymadınmı!"Onu zerre korkutamadım, çok inatçıydı"Abi ya aşk varsa arada? ya başka bişey varsa?" Birden duraksadim, çünkü aslında kafam karışmıştı."Ne demek istiyorsun?" dedim sert bir sesle"Abi." bana doğru bakarak "Aramızda bir çocuk olmasına gerek yok, aşk ilaç olabilir." Sözleri mantıklı geliyordu- ne diyorum ben böyle! "Sadece palavra, kim dediyse yalan soylemiş!" "Ama abi, ya bu gerçekse?" dedi iyica kafamı karıştırıyordu."Örneğin, sen bir faniye aşıksın, o sana ilaç geliyor yaralarını sarıyor..." ona doğru baktım"Düşünsene sana ilać olan biri?" Sadece inanmak istedim."İlaç olan birimi?" dediğimde ceplerimdeki ellerimi çıkardi ve avucuna aldı."O bana ilaç geliyor abi...." ..... "Yaralarımı kapatıyor, dertlerime deva oluyor..." ..... "İzin ver bende kendime olan bir ilacı bulayım."Bu sözler bana ciddiyim mantıklı geliyordu, sanki......"Tamam." dedim derin bir düşünceden sonra"O fanı sana bişey yaparsa kanını emip, o çuval bedenini yakarım ama!" Bana aniden sarıldı"Saol abi!" dedi ve yanağıma bir öpücük kondurdu.Günümüz"Saol, abi..." dedim kapalı gözlerimden yaşlar akıyordu. Gökyüzüne doğru kafamı kaldırdım.Birden telefonum caldi, bu aralar hiç susmuyordu zaten.Arayan kişiye bakmak için telefonu elime aldımZei?O arıyordu. Tabii hemen açtım son yaptıklarından sonra beni pek aramadı, veya fazla konuşmadı."Yavrum?" dedim telefonu açarak "Mehri!" dedi soluk soluğa yerimden fırladım ve gözlerimi tek sürtüşte sildim."Noldu?" dedim şiddetle."Babam," ağlamak uzereydi "Babam hastaneye kaldırmışlar, az önce bana ulaştılar!" Şaşırmıştım doğrusu, Ahri Paraphone nasıl yaşıyordu?"Acilen gelmelisin!" dedi "Hastaneye doğru yola çıktım ben," diyince beynimden vuruldum.Benden gizlimi çıkmıştı!Hemen başına bir iş gelir korkusu ile Katerinaya veda bile edemeden, hemen ayrılmak zorunda kaldım.Arabaya bindiğinde şoförüme sürmesini emrederek yola çıktım.Zei evlatlık olduğunu bilmesine rağmen hala baba diyordu o kötü adama.-----0-----Bir süre sonra Zeinin iş yerine vardım, arabadan indiğimde anılarının depreşmesine izin vermeden hemen hastaneye doğru koşar adımlarla yürüdüm.Hemen içeri girdiğimde, beni tanıdılar, korkudan bişey diyemeden hemen sordum"Ahri Paraphone, nerede!" kükredigimde bir hemşire beni yönlendirdi.Birlikte asansöre bindik ve çıkmaya başladık.Sadece umrumda olan Zei idi.Çıkarken nedense iki kadının kavga sesleri geliyordu. Ama umursamadım.Kapı açıldığında hemen koşar adımlarla hemşire önden ben arkadan gitmeye başladık.O sırada Zeinin hemşire olduğu yere geldim.Hayır!Kavga sesleri her yaklaştığımızda sahada duyuluyordu.Birden durdum gördüklerimle.Zei, Melisa'nın saçından tutmuş duvara sürtüyordu ve herkez onu ayırmaya kimisi video çekiyor paylaşıyordu."Aman Tanrım!" diye bağırıp Zei ye doğru koşmaya başladim.Araya girmek için kalabalığı geçerken çığlıkları duyabiliyordum.Zei beni görünce durmadı devam etti. Aramızda kocaman boşluk vardı. Zeinin belinden tutup, kendime çekip kaldırdım ve sırtıma attım.Elbisesi şükür ki uzundu arka tarafından sıkıca tutarak uzaklaştım ve hemşireye dönerek beni yönlendirmesini istedim.Hemşire bizi yönlendirirken, Zei ise kendini bana bırakmıştı. Nihayet babasının odasına geldigimizde kapıyı açtı.Ahri beni görünce gözleri açıldı.Zeiyi sırtımda görmeyi beklemiyordu.Zei yi indirdigimde elleri kan içindeydi ama makyajı hiç bozulmamıştı.Ellerini göğüsünde kavuşturarak ilk bana sonra ellerini iki yanına indirerek babasına baktı.Baş ucuna geçti ve çömeldi, ben ise ellerimi rahat bir şekilde arkamda birleştirdim."Şu orospu çocuğunu çıkarın şurdan!" diye bağırdı ama korumaları bana yaklaşmaya cesaret edemedi."Uzatma ve kısa kes Ahri." dedim tok bir sesleKızına yani üvey kızına döndü"Baba?" dedi Zei ve gözleri dolmuştu."Kızım-" Zei araya girdi"Ne kadar üvey olsanda seni seviyorum baba." dediğinde Ahri ikinci şokunu yaşadi"Ne?" dedi "Kızım?"Sonra bana döndü ve soğuk bir şekilde baktıBana sokmezdi, koskoca vampir varisimi ondan korkacaktı?Birşey demeden kızına baktı o sırada sargılı ayaği yukarı doğru tutturulmuştu ve Ahri bir elini kızınin yanağina koydu."Yalan o, öyle birşey yok." dedi "O çok bilen kocanın kanıtı bile yok."Tam araya giricekken Zei girdi"Baba raporu gördüm."Ahri sustu ama bu suskunluk basit bir suskunluk değildi sanki kaderiydi."Artık büyüdüm, bana gerçekleri soylemelisin." dediğinde Ahri anlatmaya başladı"Ben kötü bir adam olmadan önce annen ile birlikte seni sahiplendik. O zamanlar bir çocuk istiyorduk ama demelerimiz maalesef yanılgıya sonuçlanıyordu." durdu " Sonra seni evlat edindik. O sırada ben çok hızlı para kazanmanın yolunu bulmuştum, ve Mehri denen kocan ile iş birliği yaptım.""Onlara gerek yok, kısa kes!" diye kükredim."Sonra ise kendimi bu halde buldum ve anneni kaçırıp," gözleri doldu "Katlettiler." Zei bu laflarla irkildi ve elini ağzına götürdü."Ben seninle kaldım, benim en büyük destekçimdin, eyer sana daha erken söyleseydim herkez ogrenirdi ve başın belaya girerdi..." ikiside sustuO an gozler konuştu işte ve ben, başından beri herşeyi biliyordum. Zei nin evlatlim olduğunu öğrendiğimde onu yeni kaçırmıştım. Sonra ise nedense aşkın verdiği iç güdü ile onu korumak için çabaladım.Ahriyi vurduğumda ise.... İşte o an içimde bir vahşet koptu.Bir süre sonra Zei ye dayanamadım.Yanına gidip kolunu tuttum ve ayağa kaldırdım"Adresi sana atacağım, istediğin zaman ayda 1 kere görmeye gelebilirsin."Zei bana doğru masumca baktı ama ağlamaklıydı."Tamam." dedi Ahri çağresizce.------0-----Zei ile çıkarken herkez bize bakıyordu. Sonra çıkışa geldik, Zei ciddiyetini bozmadı odadan çıkarken bile makyajını tazelenmiş bir şekilde çıktı ve herkeze küçümser bakışlarla bakarak koluma girdigi gibi arkasına bakmadan ilerledik.O sırada dudağının kenarı kıvrılıyordu.Birden yolumuza Sera denen kadın çıktı, ama Zei gercekleri biliyordu. Herşeyi ona anlatmıştım.
Bölüm 44
44. Bölüm/Mehri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.