Mehri gittiğine göre, planımı gerceklestirebilirdim!Hemen kaçmak için kapıdan çıktım, ve yavaşça assagia doğru indim. Arka kapıdan kaçacak ve ondan sonsuza kadar kurtulacaktım!Yavaş yavaş merdivenlerden inerken, Mehri ile Robert denen adamın konuşmalarını duydum. Gözlerim Mehriye kaydı. Onu bu halde bırakabilir misin? Ama o bana neler yaptı....Bu sorularla baş ederken Mehri beni gördü.Kahretsin!-------0-----Sabah uyandigimda, her tarafım ağrıyordu, dün gece ne olduğuna dair ufak bir fikrim yoktu, sadece Mehriye.... YAKALANMIŞTIM!Hemen diklestigimde Mehri yanımda uyuyordu üzerinde bişey yoktu, birden üzerimde sadece spantlez elbisenin üzerinin kan reva içinde kaldığını gördüm.Yerimden kalktığımda boy aynasına baktım, kavisli vücudumun her tarafında ısırık izi vardı!Ve kurumuş kan kabuk yapmışti....Bir anda Mehrinin gözleri aralandiginda, beni gördü, hemen ayağı kalktı ve aynada arkama doğru gelmeye başladı.Çenesini omzumun ortasına koydu ve ellerini belime bağladı."Dün gece..." Yüzüm kızardı "Beni kandırmaya çalışıyordun, ama yakalandin." Duyduklarımla anlam veremiyordum,"Bende," Dudaklarını boynuma yaklaştırdı "Cezanı verdim." .... "Bundan sonra artık kimi kandırmayacağını anlamişsindir," .... "Küçük, YILAN."Gözlerimden yaşlar akıyordu, boynum mosmor olmuştu ve ısırık izi ile doluydu!Yakalandığında inanamadim.Sonra geri çekildi, sanki boynum onun sınırı gibiydi,Arkamı döndüm, oda doğruldu.Ona doğru bakarken gözlerim yaş içinde kalmıştı."Neden?" Güldü sonra bu gülüş yavaş yavaş kahkahaya dönüştü."Bide sorunu bu?" yüzümü avuçladı, ve bana vampir sivri dişlerini gosterdi.Sonra bir elini aldı ve atmayan kalbimin üzerine koydu."Atıyormu?" dedi bana gülümseyerek."Atmıyor..." dedim fısıldayarak ve ona doğru gözlerini kaldirdim."Eyer tekrar yaparsan," elimi kaldirdi ve ağzına görüyormuş gibi yaptı, o sırada ben ağrıdan kıvranıyordum karşısında,"Bu sefer bedelini, ağır ödersin." dediğinde irkildim. Tok sesi odada yankilanirken, ben ise ağrıdan hala kıvranıyordum, bir süre sonra Mehri beni yatağa oturttu Ardından çekmecelerden birini açti o sırada odayı inceliyordum, oda tıpkı vampir evi gibiydi, etraf kahve-siyah tonlardaydi ve tabutta oturduğunu yeni fark ediyordum ama içinde beyaz minderi olan....bir....tabut....idi...Çekmeceden bir kutu krem çıkardı rengi kalbi kadar karaydi, sonra onu boynuma sürmeye kalktı ama bileğini tuttum, sanki kendimi ondan korumaya çalışıyordum.Bileğini tuttuğunu fark edince şaşırdi ama sonra bana bakarak sadistce gülümsedi."Bunu sevdim." Sonra kulağıma eğildi."Cem şu kuyruğunu elimden, yoksa sen beni dolamadan," ..... "İşin bitmiş olacak."Elimi bileginden çekerek ona boyun eğdim ama bunun elbette bir bedeli olacaktı.Sürmeye başladığımda, kirem canımı feci bir şekilde yakmaya devam etti.Bir süre sonra Mehri kapağı kapattı ve gizemli kutuya geri koydu.O sırada ağzımdan inlemeler cikiyor, tabii acının eşiğinde iken. Sonra geçiyordu Mehri çenemi parmakları ile kaldırıp baş parmağıni dudağımda sürtmeye başladı."Öpülesi gibi görünüyor," .... "Ama beni sokuyorsun." dediğinde bana sürekli "Yılan" lakabı kullanmasından bikmistim.Ellerimle parmaklarını tutup ittim kendimden, o ise bana hala sadistce gülümsüyordu."Bir gün," dedi ve yüzüme eğildi "Sana öyle bir sahip olacağım ki," ..... "Bunu asla unutmayacaksın!" diye sesini yükseltti."Beni, rahat, bırak!" diye bağırdım.O ise hala bana guluyordu, bu adam beni delirtiyordu. Deli Vampir...Bedenim burda ama, Ruhum ona sahipti.------0-----Aşagi Kaya inerken Mehrinin soğuk eli, benimm sıcak ellerimi sıkı sıkı tutuyordu. Kaçmamam için.Sofraya indigimizde Mehri bana yaklaşmak için elinden geleni yapıyordu, ama elimden gelince karşı geliyordum.Yemek yerken bile eli purussuz bacağımda geziniyordu.Bir anda gezinen elini tutugumda bana doğru kafasını yavaşça çevirdi. Ben o sırada elini ağzima goturuyordum, bunu görünce soğuk terler dökmeye başladı "Ben en iyisi kalkayim." dediğinde elini benden yavaşça çekti.Mehri uzaklaşmaya başladığında bu benim firsatimdi! Robertten yardım isteyebilirdim."Robert," dediğimde bana doğru döndü.Mehri beni sabah tehtid ettiğiginden, Robert ise onun en yakın arkadaşı olduğu için ondan dolaylı bir şekilde isteyemezdim."Ben dışariya çıkacağım," dediğimde tek kasini kaldırdı"Neden bana soruyorsun?" "Mehriye haber veresin diye." dedgimde gülümseyerek ayağı kalktım.Üzerime bişey giymek için bir odaya girdim, odanın kapısını kapattım ve üzerime biseyler giymek için dolabı açtım. Benim zevkime uygun tam bedenime olacak kıyafetler vardı. Üzerime, bir kısa şort ve bluz giydim. Çıktığımda ise mutfağın arka kapısından, Mehriye görünmeden çıktım."Aman tanrım!" dedim, çünkü bu benim kurtuluşun olabilirdi ama....Aşk dediğimiz şey bundan ibaret değildi. Yürümeye başladım, ihanetin kokusunu alınca o yemeği kefene göre yargilamamaliydik.Bir adım daha attım. Sabah saatleri değildi, akşam saatlerindeydik.Yürürken Mehri ile aramızdaki aşkimiz aklıma geldikçe gözlerim doluyordu, ne ara bu durumdaydım? nasıl bu durumdaydım? ve nasıl bu durumun içinde kendimi süzülürken buldum?Sorular beynimi yerken ben ise dolaşmaya devam etti.Bir süre sonra bir sahil kenarına indim, nedense kimse yoktu. Bir bankın üzerine oturdum. Telefonum olsaydı şarki dinlerdim. Mehri ile olan anılarımız bana "Sen" yerine "Biz" demesi burnumun direği sizliyordu."Keşke," dedim gözlerim dolu bir şekilde "Böyle olmasaydı." diyor Tanrıya yalvarıyorum.Bunun olması için neden ne idi? Yaşamak mı? yoksa ölüyken yaşamakmı? Geçmişin pişmanliklari nasıl beni bulacaktı? Arayarakmı? yoksa hatırlatarak mi?
Bölüm 31
31. Bölüm/Zei
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.