Zeinin başı dönüyordu, Ahri ise ölümcül bir şekilde bana bakıyordu, Ama kızına parmak ucuyla pile dokunamıyordu"Aman tanrım," dedikten sonra Zei kollarima düştü, onu kucagima aldığımda kafası göğüsüme yaslanmıştı.Bir anda ışıklar karardı. Gala sessizlige büründü ve birinin çığlığı duvarların arasından yükseldi.O yöne bakmasamda bu bir kadının sesiydi. Işıklar açıldıgında ise biri ölmüştü.Herkez çıglik çığlığa bağırıp kaçarken, Zei kucağımda bir şekilde çıkışa doğru gidiyordum. Zei gözlerini yavaş yavaş soğuk havanın eşiğinde açti."Mehri?..." ona bakmamaya çalışsamda engel olamadım.Onu arbanin arka koltuğuna yatirdiktan sonra inmek için çabaladı, ama onu ittim. Ve üzerine kapıyı kapattım."Tanrı belanı versin!" diyerek ağlama seslerini duyuyordum.Şoför koltuğuna bidigimde, Zeinin gözleri ile denk geldim. Gözlerindeki hayal kırıklığı beni öldürecekti resmen....Birden ne kadar istemesende belli etmedim ve namluyu çıkardım. Kafasına dayadigimda, korkucagini sandım ama öyle olmadı, o namluyu kendine doğru çekiyor ve tetiği tutuyordu"Vur, beni." diye fısıldadı"Vur ki senden kurtulayım!" Ona bakıyordum, her an tetiği cekebilirdi, ama korkusuz gibi davranarak cevap verdim."Yapamam." "Neden?" bir süre sonra güldü göz yaşları yanaklarından süzülüyordu."Yoksa hala bilmiyormusun, Mehri Kah! ben artık senin sevgilin değil," durdu "Senin düşmanınım." Silahı sıkıca tutuyordu ama bırakmıyordu."Çocukmusun sen, ver şunu!" ama beni dinlemiyordu"Hayır!" dedi "Senin beni sevdiğini sandım ama sen!" hala ağlıyordu "Benden en çok sen nefret ediyormuşsun!" "Zei arabadan inip konuşalım ver şunu." dedim sakince "Tamam, ama bana söz ver.""Söz, hadi bırak şunu." dedikten sonra namluyu alıp arabadan indim.Onu vuramazdim. Yoksa plan bozulurdu.Kapıyı açtigimda üzerime atladı. Beni yere itmeye çalıştı ama nafile, ben çok güçlüydüm."Seni pislik!""Ne yaptığı sanıyorsun lan, sen!" Beline doladigim kollarımı sıkı sıkı tutuyordum, o sirada fotoğraflarda patlayan flaşlarla ikimizde o yöne doğru baktık.Haber muhabirleri fotoğraflarimizi çekiyor bize soru soruyordu bende o sırada bunu fırsat bilip Zei ye doğru alaycı bir ifade ile baktım.Şimdi daha çok utanç verici duruma düşmüştü, Benimle"Babanizdan kaçtıktan sonra, Mehri Şah ile birlikte oluyordunuz, bu doğrumu?" diyerek buna benzer saçma sorular soruyordu ama Zei bana baktı daha sonra ise muabire şaşkınca bakıyordu.Bir anda yakamı bıraktı, kaçmaya calisicak sandım ama arabanın kapısını açıp, içine bindi."Eyer sorucaksaniz bu doğru değil, ben Zei ile sevgilinin ve birbirimizi çok seviyoruz, lütfen fotoğrafları yayınlamayın, aksi taktirde özel hayatımla ilgili sizi dava etme hakkını kullanicagim." diyince hepsi dağıldı Ben tekrar koltuğa geçip oturdum."Ciddenmi?" dedim. "Beni böylemi kandirebilecegini sanıyorsun?" "İşe yaramadı." Ona bakarak güldüm ve gözlerimi kıstım. "Eve gectigimizde," gözleri şaşkınlıkla bana baktı "Bunun bedelini ağır ödeyeceksin." "Bana hiçbirşey yapamazssin!" Arabayı sürmeye başladığımda yerine oturdu.
Bölüm 24
24. Bölüm/Mehri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.