~Daha yeni boşanan, annem ve babamın kavga sesleriyle gözümü heyecansız hayatıma açtım.Dün annemle yatılı lisem hakkında tartışmıştık o yüzden başım çatlayacak gibi ağrıyordu. Komidinin üstünden ilacımı alıp içtim. İlaç içmek bile bana bugünlerde zor geliyordu... Babam kapıyı yavaşça tıklattı ve hazırlanmam için beni uyardı. Bavullarımın hazır olduğunu, sadece benim giyinmem gerektiğini söyledim. Kafasını sallayarak kapının önünden ayrılıp, garaja doğru yol aldı. Bende vakit kaybetmeden, üstüme beyaz bol bir tişört altımada siyah diz üstü bir kot şort giyerek saç tokama yöneldim tam saçımı toplayacakken ağlamaklı bir sesle, saçımı açık bıraktığım halinin daha güzel olduğunu söyleyen annem odaya girdi... Onu öyle görünce, benim içimde bir hüzün kaplamıştı. Şakayla karışık kızgın bir ses tonuyla anneme, uçakla 2 saate yanımda olacağı bir yere gideceğimi söyledim. O da razı gelmiş olacak ki gözleri dolu fakat gülen bir ses tonuyla ne diyebilirim ki, senin hayatın tatlım. Diyip odadan çıktı onun ardından sırt çantamı ve valizimi alarak bende odadan ayrıldım. Babam arabanın son tamirlerini yapıyordu. Annemle kısaca vedalaştıktan sonra arabanın içinde babamı beklerken telefonuma çocukluk arkadaşım James'ten bildirim geldi , kendisi havaalanında olduğunu ve beni beklediğini söylüyordu. Bana olan hislerinden dolayı kendisinden çok hoşlanmadığım için mesajına sadece "👍" tepki bıraktım. Babamla 10 dakika süren sessiz yolculuğun sonunda yol ayrımı vakti maalesef ki gelmişti, yeni hayatıma başlayacağım için çok heyecanlı aynı zamanda üzgündüm sonuçta onca yaşanmışlık vardı...babama sımsıkı sarıldıktan sonra babam cebime bir şey koydu ama çokta aldırmadım babama dönüp el salladım. Uçağa doğru yol alırken ,James'i gördüm gülerek telefona bakıyordu yeni sevgilisi filandır diyip aldırış etmedim. Ayıp olmasın diye yanına gidip "Lise yolcusu kalmasın" dedim. Bunu demekle onun yüzünde bir sırıtma oluştu ve bana alaycı bir tavırla sen "büyüdün de liseli mi oldun" dedi bende" unutma aynı sınıfa gidiyoruz" diyerek göz kırptım. Uçağa girdiğimizde hostes yerlerimizi gösterdi, ne tesadüfse James ile koltuklarınız yan yanaydı. Bu durumdan çok hoşlanmasam da içten bir of çekip ,mecburen oturdum ve kendime sabret Adel sadece 2 saat dedim tam gözlerimi kapatıp uyuyacakken, James şaşkın bir yüz ifadesiyle "gerçekten yatacak mısın bravo Adel" dedi. Bende, "bak James zaten olanlardan dolayı sana tahammül edemiyorum bırakta şu 2 saatin tadını çıkarayım hem yok mu senin konuşucak arkadaşın" dediğimde "ooo kıskanıyoruz demek" dedi gözlerimi devirip kafamı arkaya yasladım uyumam çok zaman almadı. Gözlerimi açtığımda, James sosyal medya hesabı için uçağın fotoğraflarını çekiyordu hemde beni rahatsız ederek... Ne oluyor burada dercesine yüzüne baktım "sadece bir kaç fotoğraf tatlım" diyerek sırıttı. Bu sırıtmaları beni ona karşı gıcık ediyordu. Hostes yolculuğun bittiğini söylediğinde James, hostese doğru yaklaşıp numarasını sordu. Bende kocaman bir of çekerek, uçağın çıkışına doğru ilerledim. O sırada arkamdan hızla bana yetişmeye çalışan James, hostesin numarasını almış olacak ki yüzünde güller açıyordu. Bana sırıtarak bakıp "onlar bir günlük sen bir ömürlük " dediği an oradan hızlıca uzaklaştım uçaktan indiğimizde bizi karşılayan; iri yarı, göbekli ,sakallı bir adam vardı bir saniye... Bu adam amcam David olmalıydı! yıllar sonra onu gördüğümde şoka uğramıştım. İnanamıyorum ne kadar çok değişmişti. Ben küçükken David amcam annemle babam kavga ettiği zaman sürekli kafamı dağıtacak şeyler yapardı. ama o zamanlar çok zayıftı ve çelimsizdi. Fakat şimdi eski halinden eser yok. Anlaşılan Emma abla ona iyi bakmıştı. Emma abla orta boylarda, zayıf , yüzünde hafif kızgın surat ifadesi olan, bir kadındır. Ama yine de bugüne kadar hiç kötülüğünü görmedim. Ama bazen garip davranırdı... her neyse düşüncelerimden arınıp bi an gerçeğe dönünce, amcama sarıldım. Amcam James'i tanıyamadı ama sonra "ah sen misin evlat ne kadar çok büyümüşsün. Adel sende kocaman kız olmuşsun" amcamın bu söylemlerine güldükten sonra amcamın lüks arabasına bindik. Kendimi bildim bileli amcam bu araçla aşk yaşıyor resmen arabaya binmeden önce "ayakkabılarınızı silin" diye onlarca kez bizi uyardı.. tabi yaramaz James kimseyi dinlemediği gibi onu da dinlemedi ve yola koyulduk David amcamın yol boyunca nasihatlerini dinledik. sonunda David amcaların evine gelmiştik David amcamın Emma abladan olan kızı Olivia tam bir ergendi, geldiğimizde bize bir selam bile vermedi. Bu durum çok sinir bozucu olsada burada kalacak başka yerimiz yoktu. Emma ablayla Amy ablanın yani David amcamın ölen eski karısının, cenazesinde tanıştılar. Aslında David amcama çok kızıyorum. Üstelik Amy abla ile Emma abla çok yakın arkadaşlarmış bu durumda Emma abla da hatalı oluyor... Tanrı böyle arkadaşlardan korusun. Emma abla meşhur turtalarından yapmıştı, ve en sevdiğimiz güveç ve çorba hazırlamıştı kendisi bizi gördüğünde çok sevinmişe benzemiyordu ,sevgisi daha çok sahteydi sanki.. yemekten sonra, biraz oturup sohbet ettik. Eski günlerden konuşmaya çalıştık. O sırada aşağıya David amcamın Amy abladan olan benim yaşlarımda oğlu Lucas indi. Uzun boylu ,esmer kaslı olan bir çocuktu ama küçükken bu saydıklarımın tam tersiydi. Şaşkına dönmüştüm, beni görür görmez sarıldı belli ki beni çok özlemişti. Sonuçta sorumsuz bir baba, üvey anne, ergen üvey kardeşle yaşamak zor olacaktır ki kendi canından birini bulunca sımsıkı sarıldı bana. O bana sarılınca Emma ablanın fesat gözlerini üstümüzde hissettik. Bu evde Lucasa sığıntı gibi hissettiriyordu üvey anne sonuçta... Buraya eskiden her geldiğimizde, bize özel yataklarımız olurdu. Fakat o yatakları şuan Olivia odasında arkadaşları için kullanıyor.. bizde haliyle Lucas'ın odasındaki, Amy abla ve David amcanın eski büyük yatağına, sığışmak zorunda kaldık.Ben kulağımda kulaklık, elimde kitap müzik dinlerken ,girdiğimiz okul grubundaki bi kız bana mesaj attı. İsmi Anna Nicole idi profil resmimdeki kitabın adını sordu tam cevap yazacakken, telefonum kapandı.. o sırada Lucas'a Anna Nicole diye birini tanıyıp tanımadığını sorduğumda, kızgın bir surat ifadesiyle "ne alaka şimdi hem tanımıyorum ben onu." dedi,benide onunla konuşmamam konusunda sertçe uyardı. James konuda kız ismi geçince hemen atladı o kim diye Lucas ve ben James'e bir bakış attıktan sonra ikimizde ona arkamızı dönüp uyuduk tabi her zamanki gibi James aramızda uyuyordu.... Gece, susuzluk hisssiyle uyandım. Boğazım acıyordu Lucas'ın komidininin üstüne bakıp sürahinin boş olduğunu görünce iş başa düştü diyip mutfağa doğru yol aldım. David amcamların yatak odasının önünden geçerken, Emma ablanın acı cümlelerini duydum" ne zaman gidecekler? hep burada mı kalacaklar ?ayıp ama misafirlikte bir yere kadar! "diyordu üzüntüyle mutfağa girdim. Ellerim titreye titriye bir bardak su ve ilacımı zorla içtim. Kendime eziyet ediyor gibi hissettim. Daha kalalı bir gün olmamıştı annem ve ya babam duysa çok üzülürlerdi, daha üzücü olan şey Emma ablanın dediklerini David amcamın kafasıyla onaylamasıydı.. zar zor tavan arasını bulup, üstüme üşüdüğüm için Lucas'ın sweatshirtlerinden birini giydim ve yatağa doğru ilerledim uyuma moduna geçecektim ki şarjımın az da olsa dolduğunu fark ettim. Annem 5 kere aramıştı, Ama saat çok geç olduğu için onun aramasına yarın dönebilirdim. Daha sonra Anna Nicole aklıma geldi. Kitabın adını yazdım. Ama göndermekle göndermemek arasında kaldım.. Lucas'ın söyledikleri aklıma geldi ve göndermekten vazgeçtim. Gün bizim için Emma ablanın perdelerimizi aralamasıyla başladı. Hepimiz koca bir of çektikten sonra nihayet kalkabilmiştik. dün Emma ablanın dediklerini duyduktan sonra hala nasıl yüzüne bakacaktım.. resmen onun yerine ben utanıyordum. Emma abla bizlere bugün okulun ilk günü olduğunu söylediğinde James anlam veremediğimiz hareketler yapmaya başladı. Meğerse bu hareketleri tuvaleti kapma çabasıymış. Emma abla James'i küçümseyerek "burada sizin evlerinizde ki gibi sadece tek tuvalet yok 4 tane daha var."dedi. Lucas'ta "övündüğün şey b@kların mı Emma" dedi. Emma abla kızgın bir surat ifadesiyle odayı terk etti. Tuvaletin kapısını açık bırakan Jameste dahil, hepimiz katıla katıla güldük...Okula hazırlanmak üzere, dün giydiğim kıyafetlerimi aldım ve lavaboya yöneldim soğuk bir duş almanın iyi geleceğini düşünerek, kendimi buz gibi sulara bıraktım. Duştan çıkar çıkmaz,hemen havluma yöneldim saçlarımı hafif ıslak kalacak şekilde kuruttuktan sonra buz kesmiş tenimi biraz nemlendirmek istedim çok kuru görünüyordu. Banyoda işlerimi bitirdiken sonra giyinip, Lucas'ın odasına geçtim Lucas'ı benim dün ondan alıp giydiğim sweatshirti koklarken gördüm. Aldırış etmeden hızla odaya girdim Lucas'ta "bunlar dün giydiklerin dur kirlenmiştir bunlar, yenisini vereyim." dedi bende gerek yok diyip çantamı alıp ondan hızlıca uzaklaştım. Olivianın odasının önünden geçerken onun çok fazla makyaj yapıp bozduğunu görünce uyarmak istedim sonuçta daha 13 yaşındaydı . Ama sonra içimden kimin umrunda ki diyip çıkış kapısına doğru ilerledim. David amcam "kahvaltı etmicek misiniz ?"diye arkamızdan bağırınca James tam kahvaltıya gidecekken kolundan tutup kaşımı kaldırdım ve amcama "Lucas az sonra valizlerimizi indirecek hem okula da geç kalıyoruz dedim." James bana ayak uydurarak dediklerimi onayladı. Gerçi çokta reddetmek gibi bir şansı yoktu..Bir kaç dakika sonra, Lucas bizim valizlerimizi ve kendi valizini de alarak kapıya doğru ilerledi. Emma abla hafif sesli bir şekilde "ah şu yatılı lise ne güzel şey" dedi Olivia da istemsizce sırt çantasını almış arabaya doğru ilerlemişti ve ön koltukta yerini almıştı.David amca bizi bırakacaktı ama çok da gerek yoktu o okulu küçüklüğümden beri biliyordum. David amcaya yardım edip , valizleri bagaja koyduktan sonra arka koltuğa 3 kişi sıkışmıştık. Olivia'nın bundan istiyorum şundan istiyorum laflarını dinleyerek yolculuğu nihayet bitirebilmiştik. Ama okulun önünde değil ormandaydık sanki... David amcama neden burada olduğumuzu sorduğumuzda burdan sonrası hep çamurlu yol arabayı oraya sokamam dedi. Hepimiz oflayıp pufladıktan sonra David amca bize ayakkabılarınız çamurlanmasın diye verdiği galoşlarla son iyiliğini yapmıştı. gerçi kızı Olivia bundan pek memnun değildi David amcam" iyi şanslar çocuklar!" dedi ve kızı Olivia'yı okula bırakmaya gitti. Lucas'ın gözleri yaşarmıştı ve olduğu yere çöküverdi ve ağzından şu sözler döküldü " bugün annemin yokluğunu bir kez daha anladım o David denen adam, sadece karısına yaranmak için Olivia'yı seviyor, ona kızı gibi davranıyor. Bu durum beni çok incitiyor." Hepimiz Lucas'ın başına toplandık ve James ona dediki" üzülme dostum geçen sene bende babamı kaybettim, seni çok iyi anlarım. Kimse olmasın biz varız çocukluk arkadaşın James, kuzenin Adel var. Lütfen topla kendini hadi şu okuldaki kızları görmek istiyorum bi an önce" dedi ve hepimizi güldürmeyi başardı... Ardından ormanda yürürken James bir silüet gördüğünü söyledi o bir yandan gördüğü silüeti tanımlarken bizde ona pek aldırış etmedik. 2 dakika sonra bende bir silüet görür gibi oldum. Ve bende James gibi silüetini neye benzediğini ve ne tarafta olduğunu anlatırken bir anlığına gözlerim karardı..~not: okuduğunuz için teşekkürler 2. Bölümü en kısa zamanda yayınlamaya çalışacağım! O zamana dek hoşça kalın👋...
Bölüm 1
1. Bölüm:evden ayrılış
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.