İçeriğe geç

Vahşet Ödeşme

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Vahşet Ödeşme

Bölüm 1

Layana Lee en iyi hususi okullarından birine gidiyordu. Üstelik bu okulun sahibi babasından başka biri değildi. Bu okulda öğrenim görmek için fazlasıyla iyi bir gelir sahibi olmak gerekiyordu. Okulu temsil etmek için parlak zeka öğrencilere gereksinimleri vardı. Bundan ötürü zorlu bir imtihan ile öğrenciler okulda burslu bir biçimde öğrenim görebilecektir. Layana`nın en yakın arkadaşı Sasha'nın babası beş yıldızlı bir restoranın sahibiydi. Mark ise Okulun yakışıklı yüzü olarak bilinir. Futbol branşında başarılı, okulun gurur kaynağıdır. Kevin ile Mark'ın arkadaşlıkları beş yaşından bu yana sürmektir. Babaları iş ortağı olduğundan vakitlerinin çoğunu beraber geçirdiler.

Yaz tatilinin sona ermesinin ardından Layana, son yaz kutlamasını planlamak için sabırsızlanıyor. Layana, masumiyeti ve cömertliği nedeniyle okulda popülerdir. Bazı okul zorbaları Layana'nın babası yüzünden bu kadar popüler olduğunu ve sevildiğini düşünüyor. Ancak babasının parasını alan diğer kızlar gibi değildi. Layana, Edgardo adında sevimli, yaşlı bir hizmetçiyle birlikte akşam partisi için mekanı hazırladı. Geniş bahçesini süsledi ve LED ışıklar taktırdı. Edgar'a yemek sipariş etmesini söyledi. Müzik için en yüksek hoparlörünü yerleştirdi. Her şey tam istediği gibi gitti.Gün batımında Layana arkadaşlarını davet etti. Akşam Layana'nın evinde buluştular. Yemekler Edgar'ınki kadar iyi olmasa da güzeldi. Dans ettiler, hoş sohbetler yaptılar, kutu oyunları oynadılar. Layana'nın ailesi şehir dışında olduğundan geceyi geçirebildiler.Bahçede geniş bir çardakta oturup sohbet ettiler. Mark boğazını temizledi;

- Bu yıl yeni öğrenci olur mu?

Layana yumuşak bir sesle yanıt verdi.

- Bilmiyorum.

Mark Layana'ya yakından baktı. Layana önce bakışlarını kaçırdı, sonra meraktan sordu.

- Bir sorun mu var?

- Şuna bir göz atsan

Kayıtlı öğrencileri Layana'nın babasının bilgisayarından görüntülemek mümkündü. Mark'ın demek istediği de buydu.

- Bunu yapamayacağımı biliyorsun.

- Hadi ama Layana

Mark bir köpek yavrusu gibi gözlerini açtı ve Layana'yı ikna etmeye çalıştı.

- Bunu hızlı bir şekilde yapabiliriz.

- Harika!!

- Ondan önce sana bir şey soracağım.

- Seni dinliyorum.

- Okula gelen kişinin nesi seni ilgilendiriyor?

- Eğer bir spor takımına katılırsa ondan daha iyi olabilmek için daha çok çalışacağım. Ben genellikle en iyisiyim.

Amacın belli oldu. Kevin sırıtarak.

Layana tepsiyi çardağın önündeki ahşap masanın üzerine yerleştirdi. Babasının ofisine koştu. Şanslıydı çünkü kapı kilitli değildi. Sakin bir şekilde kapı kolunu tuttu ve kapıyı açtı. Işığı açtığında beyaz bir masa, masanın üzerinde bir dizüstü bilgisayar, siyah kumaştan bir sandalye ve yeşil sarmaşık gördü. Sakin adımlarla masaya doğru yürüdü.Sandalyesine oturdu. Bilgisayarı açtı ama şifresi vardı. Şifreyi tahmin etmek zor olmadı. Uzun kemikli parmaklarını esnetti. Birkaç denemeden sonra bilgisayar açıldı. İki siteyi gezdikten sonra okulun kayıt sitesine girdi. Okulun harçları çok yüksek olduğundan çok fazla öğrenci gelmiyordu. Sadece bir yeni öğrenci vardı. Layana yeni öğrenciyi inceledi. Adı Jui Bell'di. Siyah saçları, sarı kahkülleri, beyaz teni ve parlak gözleri vardı. Layana kızı incelerken Mark odaya girdi. Bilgisayarın önünde duruyordu. İki saniye sonra ekrandaki kıza baktı.

- Sadece bu kız mı?

- Öyle görünüyor.

- Yani çok güzel bir yüzü var. Ama benimle rekabet edemez.

Layana aniden sinirlendi. Hiç tanımadığı bir kızı mı kıskanıyordu? Hayır, bu mümkün değildi. Layana'nın kumral saçları kızarmış yanaklarına değiyordu. Layana o gece uyuyamadı.

Layana okulun ilk günü heyecanıyla uyandı. Tatillerde tek başına vakit geçirmeye bile fırsat bulamayan arkadaşlarına o kadar bağlıydı ki sanki onları yıllardır görmüyordu. Şoför Marlo, Layana'yı okula bıraktı. Okul geçen yılın aynısıydı. Beş katlı, devasa, zengin döşemeli okul hiç değişmemişti. Kafeterya neredeyse dört daireyi kaplayacak kadar büyüktü ve öğrencilerin beslenme ihtiyaçlarına uygun leziz yemekler servis ediliyordu. Aynı zamanda okulun spor kulübü öğrencilerinin de futbol sahası, basketbol sahası, yüzme havuzu gibi alanları kullanımlarına sunuldu. Layana hızla sınıfına yürüdü. Sınıfında okuldaki durumu gibi, tıpkı geçen seneki gibiydi. Tek sıra halinde oturdular. Mark, Kevin ve Sasha çoktan gelmişler ve Layana'yı bekliyorlardı. Layana sınıfta etrafına bakarken Jui Bell'i fark etti. Güzelliği resimdekinden daha dikkat çekiciydi.Dolgun dudakları, toprak rengi gözleri ve ince yapısıyla okuldaki herkesi etkilemeyi başarırdı. Arka sıraya oturmuştu. Sınıfta pek sesi çıkmayan Anna, Layana Jui'yi incelerken ayağı takıldı ve kendini yerde buldu. Okul zorbaları Alina Lovata, Emily Miller ve Nora Moore bunu kendileriyle dalga geçmek için bir fırsat olarak kullandılar. Anna'ya bakıp güldüler. Jui Anna'yı yerden kaldırdı. Nasıl olduğunu sordu. Anna şaşırmış ve hayranlık dolu gözlerle Jui'ye teşekkür etti. Sonra herkes Jui'nin ne kadar masum olduğunu anladı. Alina hariç. Layana, Alina'nın o günden itibaren Jui ile uğraşmaya başlayacağını biliyordu. Jui dalgalı saçlarını uzun parmaklarıyla düzeltti, masaya oturdu ve parlak renkli kalemlerle oynadı. Sıkılmış görünüyordu. Layana mor çantasını omzuna attı ve Jui'ye döndü. Layana belki konuşacağını umarak Jui'nin yanında durdu. Ama Jui konuşmadı, hatta başını bile kaldırmadı.Jui konuşmayınca sessizliği Layana bozdu.

- Yeni olmalısınız.

Jui Layana'ya döndü. Yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

- Evet öyleyim.

- Ben Layana

Layana elini uzattı. Jui Layana ile el sıkıştı.

- Bende Jui

- Biliyorum.

Jui kafası karışmış bir yüzle Layana'ya baktı.

- Okulun sahibi babam.

- Anlıyorum.

- Sana okulu tanıtmamı ister misin?

Jui bunu memnuniyetle kabul etti.

~2 hafta sonra~

Layana elinden gelen en iyi ve doğal makyajı yaptı, bugün çok güzel görünmeliydi. Kahverengi saçlarına parlaklık katarak şekillendirdi. Mavi formasını giymişti. Bugün okullar arası futbol maçı vardı ve Mark takımın lideriydi. Sasha ve Kevin orada olacaklardı. Layana da hızlandı. Aynada son kez kendine baktı. Küçük beyaz sırt çantasını omzuna astı. Sürücü Marlo, Layana'yı meydanda bıraktı. Saha şehrin en büyük sahalarından biriydi. Layana seyirci yerine geçti. Hakemin düdüğü çalmasıyla maç başladı.

~Jui'nin Anlatımıyla ~

Okul açılalı iki hafta oldu.Okuldaki öğrenciler beni çok sevmişti ama ben hâlâ alışamamıştım. Kimsenin benden nefret etmesini istemiyordum ama bu mümkün değildi. Alina, Emily ve Nora'dan elimden geldiğince uzak durdum. Onları her gördüğümde birilerini rahatsız ediyor, onlarla dalga geçiyorlardı. Bakışlarından, benden ne kadar nefret ettiklerini ve benden kurtulmaya çalıştıklarını anlayabiliyordum ama buna izin vermeyecektim. Sonumun kötü gibi olmasına izin vermemeliydim. Bugün okullar arası bir maç vardı ama ben gitmeyecektim. Üst sınıftan birkaç kişi benimle gelmeyi teklif etse de o üçü orada olacağı için kabul etmedim, hayatımı alt üst edicek üç kişiden bahsediyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.