Koşuyordu, hem de hiç olmadığı kadar hızlı koşuyordu.Az önce yaşanılanlardan kaçıyordu bir an ürperdi ve titremeye başladı.Korkuyordu ama neden korktuğunu bilmeden koşuyordu hatırladığı tek şey kan,çok fazla kandı bir an yalpaladı ve yere düştü,hemen geri kalktı,ellerini gördü kanlıydı bir tek elleri değil her yeri kandı.
Koşarken hatırlamaya çalıştı bu kanlara ona mı aitti? yoksa başkasına mı aitti? bunu bile bilmiyordu anıları bölük bölüktü.Hiç bilmediği sokaklara girmişti en son çıkmaz sokağa girmesi ile durdu,duvara yaslanarak yere oturdu.O arada bir ses duydu nereden geldiğini bilmediği bir ses, hatırla diyordu, o yaşanan vahşeti, neler yaptığını hatırla,yaşattığın o vahşeti hatırla,diyordu. Delirdiğini düşündü anılarını yavaş yavaş hatırlamaya başladı,her hatırladığı anı onu mahvetmeye yetti.Gözünü kapadı ama kapatmasıyla açması bir oldu, gözlerini kapadığı an yaptığı vahşettiği görüyordu.Yeniden o sesi duydu,o vahşeti yaşatırken böyle değildin, çok mutluydun hatta zevk bile almıştın,sen yaptın,bu vahşeti yaşatan sensin sesleri tekrar ediyordu.
Sus! Diye bağırdı, ama ses durmadı hatta daha da artmaya başladı.
Gözü köşedeki cam şişelere takıldı, yalpalaya yalpalaya ayağı kalktı ve şişelerin yanına gitti şişenin birini eline aldı ve şişeyi duvara vurarak kırdı. Cam parçalarından en keskin olanını eline alarak geri yerine döndü. Bir an duraksadı tam vazgeçecekken o ses devam etmesini fısıldadı, cam parçasının en keskin köşesini bileklerine sürtmeye. Akan kan ona zevk vermişti,camı bileklerine biraz daha sürttü, işi bittiğinde kan akışı hızlanmıştı ve her yeri daha fazla kana bulandı, bilincinin gitmeye başladığını hissetti, gözleri de kaymaya başlamıştı,artık gözlerini açık tutmakta zorlanıyordu. Gözleri kapanırken suratına buruk bir gülümseme yerleşmişti, bunu hak ettiğini düşünmesi ise onun son düşünceleri olmuştu.
Bir an sıçrayarak kan ter içinde uyandı. Etrafa baktığında kendi odasında olduğunu fark etti. Her şeyin bir kabus olduğunu anladı. Bu kâbus gördüğü en kötü ve en gerçekçi kâbustu, hala titriyordu yalpalayarak yataktan kalkmaya çalıştı ve o zaman bileklerindeki sargıyı fark etti, elleri titreye titreye sargıları açmaya başladı,açmasıyla sargıları açtığına pişman olmuştu bile o yaraları kendisi açmıştı ölmek isteyip açtığı yaralardı, o an anladı bu olanlar gerçekti. Çok kötü şeyler yapmıştı ve bunu karşılığında kendini öldürmeye çalışmıştı ama bunu bile becerememişti, olanları ve onu buraya kimin getirdiğini düşünmeye başladı, düşünceler içinde boğulurken kapının sert bir hareket ile açılmasıyla irkilerek normal hayata döndü.
Gelen kişi üstünde üniforması olan biriydi.
Odada bulunan masanın sandalyesini alarak onun önüne oturdu, sorgulanacağını anladı ve daha da çok titremeye başladı, üniformalı kişi neden, dedi.O ise cevap vermedi üniformalı kişi bu sefer daha yüksek sesle neden bunu yaptığını sordu.
O anı düşünmeye başladı.
Herkese öfkeli ve sinirliydi,herkes sesli bir şekilde gülerek konuşuyordu ve bunalarak oradan çıktı. Çıkması ile bir ses duydu,sen bunları hak etmedin,hak ettiğin her şeyi almalısın,onlardan intikamını almalısın,hepsine hak ettiği şeyi yaşat diyordu, o ses.
Bir an kafası bulandı, kendine geldiğinde ise elinde bir zehir şişesi olduğunu fark etti. Zehire baktığımda ise bir şey yapmalıyım,diye düşündü. O sesi dinledi ve bir an bile pişmanlık duymadan her şeye zehir döktü.
Gülerek mutlu bir şekilde geri yerine döndü ve beklemeye başladı. Hepsinin birer birer zehirlenmesini zevkle izledi, hepsinin öldüğünü düşünerek suratıda bir gülümseme ile arkasına döndü, dönmesiyle boğazına bir bıçak dayanmıştı. Bunu yapan ise onlardan biriydi.
Onun nasıl ölmediğini düşünürken bıçak biraz daha boğazına bastırılmıştı. O an öleceğini bile düşünmüştü.
Ve o sesi tekrar duydu onu öldür, yapabilirsin, sana zarar veren herkesi yok et,diyordu ve öyle de yaptı ani bir manevra ile bıçağı onun elinden alarak onu o bıçakla öldürdü ama siz hala durmamıştı devam et,onlara zarar vermeye devam et, diyordu. Ve yine sesi dinleyerek hepsinin bedenlerine elindeki bıçak ile zarar vermeye başladı. Her yeri kana bulanmıştı, oradan koşarak uzaklaştı.
Üniformalının bağırması ile kendine geldi. Üniformalı kişi neden diye tekrar etti,onun cevap vermeyeceğini anlayınca sandalyeden kalkarak sert adımlarla kapıyı çarparak odadan çıktı.
Üniformanın odadan çıkması ile o sesi yeniden duydu.
Ölmelisin diyordu,onları nasıl öldürdüysen sen ölmelisin ,diye tekrar ediyordu. Sesi susturmaya çalıştı ama olmadı, delirdiğini hissediyordu. Ölmeliyim diye düşündü,ölmeliyim diye sesli olarak tekrar etti. Seri sen bir hareketli yataktan kalktı yalpalaya yalpalaya kapının oraya kadar gitti. Kapıyı açmalıydı,gülümsedi.Şanslıydı kapı kilitli değildi, kimseye görünmeden oradan çıktı