Şövalye Jack hüzünle bakıyordu gelinliği ile beyaza bürünmüş, aynı bir meleğe benzeyen kraliçe Elizabeth'e.Henüz kraliçe olmasa da onun gönlünün kraliçesiydi Elizabeth. Güzeller güzeli sevgilisi Elizabeth planı olduğunu söylese bile Jack'in her saniye umudu Yavaş yavaş tükeniyordu.Peki, buraya kadar nasıl gelmişti herşey?Jack bundan 10 yıl önce köyünde mutlulukla yaşayan küçük sevimli bir çocuktu. Babası bir korsan tutkunuydu.O zamanlar namı ortalarda dolaşan Jack sparrow'un adını koymuştu aslında küçük jack'e.Jack'in annesi Jack doğduğunda ölmüştü.Doğduğundan beri taşıdığı bir kolyesi vardı.kurukafalı çelik sembolü olan bir kolye.Babası ona annesinden kalan tek hatıra olduğunu,bunu çıkarmamasını,sadece askerlerin yanında çıkarmasını söylemişti.Neden askerlerdi ki?Neden çıkarmıyordu ki?Neden kurukafa sembolü vardı?Bunun gibi birçok soru vardı aklında küçük jack'in.Babası tüm Karayip halkı tarafından sevilen, saygın bir balıkçıydı.Balıkçı manolis. Bir gün yine babası ile balık tutmaya gitmişti Jack . Babasıyla sohbet ederken bir an çatırdayan kuru yaprakların sesini duymuşlardı.Bu ses sadece yapraklara basıldığında çıkardı.ingiliz askerleri manolisin etrafını sardı.
Bölüm 1
Bölüm 1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.