İçeriğe geç

Uzak Mesafe

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Uzak Mesafe

Bölüm 4

Kostüm Günü

Okulumzda ki kostüm gününe kadar...

Kostüm gününde herkes bir karakter oluyordu. Bende Harley Queen olmuştum o gün. Tek tek bütün sınıfları geziyorduk ve en sonunda okula birileri gelince onları karşılamak için her katın düzenleme görevini hocalar güvendiği için bana bırakılmıştı. O gün biraz yoğun geçmişti ve makyajım akmıştı. Sınıfa gidip makyaj malzemelerini alıyordum ve o aptalla göz göze geldik. Ve şunu bilmenizi isterim Eren'in bu çocuktan haberi yok... Söylemeyi de düşünmüyorum. Böyle gereksiz insanlar yüzünden neden benim için değerli birisinin moralini bozayım ki?

Arkadaşlarım beni uyarırcasına baktılar ve telefonuna gizlice baktığımda Instagram'da ydi. Umrumda bile değildi. Boş beleş insanların kalitesiz ortamlarıydı işte.

Daha sonradan eşyalarımı aldım ve lavaboya giderken arkadaşlarım arkamdan gelmişlerdi. Ve söylediklerine göre Emir'i takip etmediğim için yakın erkek arkadaşlarımdan hesapta paylaştığım resimlerimi istemişti. Sinirden bı an gözlerim karardı. O anki sinirle onları istmişim ve ikisi de yere düşmüş arkadaşlarım arkamdan koşarken bende son hız sınıfa doğru gidiyordum tam sınıfa girerken biri beni tutup arkamdan lavaboya götürmüş ki hareket alanım kısıtlanmış ve ona zarar veremezmişim. Arkadaşlarım elimin de titredigini görünce biri beni oturttu diğeri de suyumu getirip içirmiş yani onlar öyle söylediler.

Büyük ihtimalle yine kriz geçiriyordum ve hiçbirşeyin farkına değildim. Böyle krizlere sık sık girdiğim için direk anliyorlardı. Ellerinden geldiğince beni sakinleştiriyor-lardı. Kendime geldiğimde ağlıyordum elimi yüzümü yıkattılar. Makyajimi ve saçlarımı düzelttiler. Kendimi daha iyi hissediyordum. Biraz sarıldıktan sonra sakin bir kafayla sınıfa gittim. Telefonumu çantamdan çıkarttım ve hepsini engelledim. Arkadaşlarım arkamdan geldikleri için anlamamışlardi ama benim hala başım dönüyordu ve her an tekrar krize girebilirdim. Bundan dolayı bana yapışık geziyorlardı. Sonra Emir bı resmimi açıp "offf şuna bak be" tarzı şeyler söyleyince artık dayanamamıştım. Tam arkadaşlarım beni tutacakken elimi çektim ve

- Eğer bana bir adım daha yaklasirsaniz hepinizin başını yakarım

Dedim. Onlar da beni bırakmışlardı ağlıyordum. Daha ne kadar susmam gerekecekti? Dayanamıyordum artık. Herşey üst üste geliyordu. Başım dönüyordu. Normalde bir insan bayılır böyle durumlarda ama benim bünyem iyi olduğu için hayatım boyunca hiç bayılmamıştım. Belki de bu iyi birşey di çünkü insanlardan o sinirle intikamımı rahatça alabilir ve kimse birşey diyemezdi. Ama böyle birşey yapabilecek kadar seviyesiz değildim. Ağlayarak rehberlik odasına dalmıştım. Ki normalde öyle birşey olsa direkt tutanak tutulurdu. Hoca ilk girdiğimde o kadar sinirliydi ki ama benim halime bakınca korkmuş olacak ki bir anda "İyimisin?" Diye sormuştu. Ben konuşamıyorum. Dilim tutulmuştu. Hoca da anlamıştı ki beni hemen oturttu. Ve birşeyleri kırıp dağıtmadan bileklerime ve boynuma kolanya döktü. Biraz kendime gelmiştim. Hoca da ağlamamı söylemişti anlıyordu yaşadıklarımı. Ne kadar bilmese de...

*Beş dakika sonra*

Ağlamayı kesmiştim sadece oturuyordum yorgundum. Hoca da dosyaları düzenliyordu. İşi bitince onaylar anlamda başını salladı ve olanları yıllardır yaşattıklarını tek tek anlatmıştım. Artık yeterdi. Bunalmistim. Hocanın beni savunacagini düşünürdüm,ama yanılmışım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.