Ben Jack. Uyumaktan saatinden nefret ederim. O yüzden çoğunlukla uykusuz olurum. Her o saat geldiğinde birşey hep başımda bekler. Annemlerde yattığı zaman tüm evi 5 defa turlar. Ondan sonra 1 saat boyunca oyun sandalyeme oturarak beni izler. Sonra yok olur. O yüzden asla uyuyamam. Uyursam bana birşey yapacağından çok korkarım. Ve sadece okuldan gelince uyurum. Anneme bunu her söylediğimde o bana "Hayal görmüşsündür tatlım." der. Bu olaylar başladığında tarih 09/06/2023'ü gösteriyordu. İşin garip olan tarafı ise biz tam bu tarihten bir gün önce o eve taşınmıştık. Zaten o yüzden pekte arkadaşım yok.Burası Amerika. Aslında biz Amerika'lıyız. Ama doğup büyüdüğüm yer olan İngiltere'yi tercih ederim doğrusu. Şuan bile İngiltere'yi çok özlüyorum. Orası doğup büyüdüğüm yerdi ve tüm arkadaşlarım oradaydı. Bu olay şöyle başladı:
Ben arkadaşlarımla dışarıda oynuyordum. Ve ablam annemin beni çağırdığını söyledi. Annemin yanına gittiğimde babam da oradaydı. Annem "otur bakalım." demişti. Bende işaret ettikleri yere oturdum. Konuya geçmeden önce bana "Burdaki arkadaşlarını ne kadar seviyorsun?" diye sormuşlardı. Ben ise "Burayı ve arkadaşlarımı herşeyden fazla seviyorum." yanıtını vermiştim. Annem tam konuya geçecekti ki babam onu durdurdu. Bana üzgün bir ses tonuyla "Bak oğlum, Burayı ve arkadaşlarını ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Fakat işim için gerçek yuvamız olan Amerika'ya gitmeliyiz. Oradan çoktan bir ev aldık bile. Ama merak etme. Bu ev daima bizim olacak. Yani satmayacağız." demişti. Ağlayarak babama "Peki babaannem ile kim ilgilenecek?" diye sordum. Annem araya girerek "Onun için bir bakıcı tutarız tatlım. Sen bunları dert etme." demişti. Artık karşı gelsem bile taşınacağımızı anlamıştım. Bana fikrimi sormamışlardı, sadece haber vermişlerdi. Hemen arkadaşım Marry'ye haber verdim. Ve ondan bunu kimseye söylememesi istemiştim. Birtek ona söyledim çünkü o benim en yakın arkadaşım. Diğerlerinin bilmesini pek istemiyordum. Gitme zamanından iki gün önceydi. O gün babannemde sabahlayıp orda uyuduk. Babannemin yalnız kalacak olması beni çok üzüyordu. Hasta bir kadınla tanımadığı birinin ilgilenmesi çok saçma. Hele torunu ve bir ailesi varken. Amerika'ya taşınmamıza son bir gün kalmıştı.
O günümü komple Marry'yle geçirmiştim. Biz saat 3'te uyuduğumuz için saat 12 de dahil arkadaşlarımızla beraber oyun oynamıştık. Marry ağlıyordu. Herkes ona sebebini soruyordu ama o güvenilir biri olduğundan toz pembe yalanlarla onları geçiştiriyordu. O gece daha geç yattım. Zaten araba da uyuyacağımdan dolayı benim için sıkıntı değildi. Akşam Marryler bize gelmişti.
O yüzden vaktimizi değerli yani eğlenerek harcadık. Yastık savaşı yaptık ve saklambaç oynadık. Anı kalsın diye bolca fotoğraf çekildik. Birbirimize kombinler yaptık. Açıkçası o kadar çok şey yaptık ki, aklıma bile gelmiyor. Ait olduğum yeri, babaannemi ve arkadaşlarımı çok özledim... O gün uyku vaktinde, yani onlar evlerine gidince Marry'yle tabletlerimizden yarım saat boyunca konuştuk. Ve gitme günü gelmişti. Marry bana sarılıp ağlıyordu. Bende ağlıyordum. Ne kadar "Size yalvarırım, lütfen Jack bizde kalsın." derse desin annemler bensiz yapamayacaklarını söylüyordu. İlk defa heyecanlı ve mutlu değildim. Çok ağlamıştım.
9 saat geçti. Ve nihayet İngiltere'den Amerika'ya gelmiştik. Amerika çok güzel görünüyordu. Fakat her yerde evsizler vardı. Ne kadar Amerikalı olsam bile, buraya ilk defa geliyordum. Anneme "Burada kaç gün boyunca kalacağız?" diye sordum. Annem ise bana "Gün mü? Jack, oğlum. Biz burada 1 yıl boyunca kalacağız. Aslında yarı yıl ama pekte uzun değil." demişti. Ben tam o anda duraksadım ve hayatı sorgulamaya başladım. Hayatım İngiltere'de fakat bedenim Amerika'daydı. Eşyaları koyduk, yani kısaca eve yerleştik. Ben çok panik yapıyordum. Yeni okuluma nasıl alışacağım diye düşünüyordum. Şansımıza karşı komşumuz annemin bir arkadaşıymış. Onu bende tanıyordum. Fakat görmeyeli baya bir olmuştu. Artık iki tane çocuğu varmış. Biri kız, diğeri ise erkek. Geldiğimiz günün akşamı yani son güzel geçecek olan gecemde onların evine gitmiştik. Ablam Dora, sıkıldığı için evde kalmayı tercih ederek gelmedi. O ikisi ikizmiş.
Lily ve Tom.