Bölüm 1: Gölgedeki Bakışlar Elif, mutfakta tezgaha yaslanmış, akşam yemeği için sebzeleri doğruyordu. Bıçak sesleri, evin sessizliğini zaman zaman kesiyordu. Pencereden sızan loş ışık, genç kızın yüz hatlarını belirsizleştiriyordu. Yorgun gözleri, doğradığı kırmızı biberin canlı renginde kısa bir an dinleniyordu sanki. Kapı gıcırtısıyla irkildi. Üvey abisi Demir, her zamanki umursamaz tavrıyla içeri girdi. Üzerinde gri, bol bir sweatshirt ve eşofman altı vardı. Dağınık saçları ve yorgun ifadesiyle günün yorgunluğunu taşıyordu. Elif’e kısa bir bakış attı, sonra buzdolabına yöneldi. "Akşam ne var?" diye sordu Demir, buzdolabının kapağını açarken. Sesi her zamanki gibi soğuk ve mesafeliydi. Elif, başını hafifçe kaldırarak cevap verdi. "Sebze yemeği." Demir homurdandı. "Yine mi?" Buzdolabından bir şişe su çıkarıp kapağını açtı ve birkaç yudum aldı. Elif, onun bu tavrına alışmıştı. Geldiği günden beri aralarında hep böyle bir gerginlik vardı. Annesiyle evlendikten sonra hayatlarına giren bu yabancı adamın oğlu, Elif için her zaman mesafeli ve bazen de acımasız olmuştu. Oysa Elif, Demir’in bakışlarının ardında bambaşka bir şey sezinliyordu. Bazen yakalandığı anlarda gözlerinde beliren o derin, anlamlı ifade... Sanki buzdan bir maskenin ardında yanan bir ateş vardı. Ama sonra Demir hemen kendini toparlıyor, o soğuk ve alaycı tavrına geri dönüyordu. Elif, doğradığı havuçları tencereye atarken içten içe bir merakla doluydu. Demir neden böyle davranıyordu? Neden bir yandan ona karşı bu kadar sert ve ilgisizken, diğer yandan bakışları onu derinden etkiliyordu? Demir, su şişesini tezgaha bıraktı ve Elif’e doğru döndü. "Yardım etmemi ister misin?" Sesi bu sefer biraz daha yumuşaktı sanki. Elif şaşırdı. Demir nadiren böyle bir teklifte bulunurdu. "Gerek yok," diye mırıldandı, kalbi hafifçe hızlanmıştı. "Bitiyor zaten." Demir bir an daha mutfakta oyalandı. Elif’in hareketlerini izledi. Onun ince bileklerini, özenle sebzeleri kesişini... Gözleri, genç kızın boynunda duran küçük, gümüş kolyeye takıldı. Annesinin ona hediye ettiği, üzerinde minik bir ay yıldız olan kolye. "O kolye..." diye mırıldandı Demir, sesi fısıltı gibiydi. Elif duraksadı. "Ne olmuş?" Demir başını salladı. "Hiç. Sadece... güzelmiş." Elif’in yanakları hafifçe kızardı. Demir’den böyle bir iltifat beklemiyordu. Göz göze geldiklerinde, Demir’in bakışlarında yine o anlaşılmaz ifadeyi yakaladı. Bir an için zaman durdu sanki. Mutfaktaki bıçak sesleri kesildi, evin sessizliği ağırlaştı. İkisi de o anın büyüsünü bozmaktan çekiniyor gibiydi. Ama sonra Demir, her zamanki gibi bu garip anı bozdu. Alaycı bir gülümsemeyle, "Tabii, ucuz takılardan hoşlanırsın sen," dedi ve mutfaktan çıktı. Elif, Demir’in arkasından baktı. Kalbinde bir burukluk hissetti. Neden böyleydi? Neden bir adım yaklaşıp sonra on adım geri çekiliyordu? Bu karmaşık duygular, genç kızın zihnini karıştırıyordu. Akşam yemeği hazırlığına devam ederken, aklı hala Demir’in o kısa anlık yumuşaklığında ve ardından gelen acımasız sözlerindeydi. Belki de tüm bunlar sadece kendi hayal ürünüydü. Belki de Demir onu gerçekten umursamıyordu. Ama Elif’in kalbi, o gölgedeki bakışların ve fısıltı gibi çıkan iltifatın yalan olmadığını fısıldıyordu.
Bölüm 1
Bölüm 1: Gölgedeki Bakışlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.