İçeriğe geç

Üvey Abim | Taekook

Bölüm 9 · 4 dk okuma

Üvey Abim | Taekook

Bölüm 9

9| Kim bu kız?

Mutfaktan çıkıp kapıya yöneldim. Kapıyı açtım. Gördüğüm kişiyle şaşırmıştım. Çünkü tanımıyordum.

~~~~

"Jungkook nerede?"

Kızın sorusuna cevap vermemiştim.

Yanımdan geçip salona doğru gitmişti.

Mutfaktan Jungkook'un bana seslenişini duydum.

"Kapıdaki kimmiş güzelim?"

Cevap vermedim. Jungkook mutfaktan çıkıp salona geçti.

"Tae sana sesleniyorum güzelim niye cevap ver-"

Kızı görmesiyle sözünü bitiremeden ağzını kapattı.

"Aşkım ben geldim." bu kız kimdi böyle? Sinirlenmiştim.

"Jungkook kim bu kız?"

"Tae açık-"

"Neyini açıklıyorsun Jungkook?"

"Tae bir beni din-"

"Ne haltlar yiyorsun?"

"Tae hayatım bir din-"

"Beni üzeceğini tahmin etmeliydim."

"Taehyung, beni dinle. Lafımı kesme artık!!"

Jungkook'un kükremesiyle yerimden sıçradım.

"Ne dinlemesi Jungkook!? Evime bir kız geliyor ve seni bana soruyor."

Bir süre sessiz kalmıştık. Kız fırsattan yararlanıp konuşmaya başladı.

"Jungkook ben hamileyim."

"Ne saçmalıyorsun sen!? Ne dediğinin farkında mısın?"

"Gayet farkındayım."

Dizlerimi yere koyup çöktüm. Gözyaşlarım istemsizce gözlerimden akıp gidiyordu. Ağlamaya başladım.

"J-jungkook bana b-bunu nasıl yaparsın? Ben s-seni bu kadar çok s-seviyorken hem de. Sen nasıl bir insansın?"

Jungkook yanıma gelmeye başlamıştı. Yanımdaki masadan vazoyu aldım.

"Y-yaklaşma J-jungkook. İ-istemiyorum seni. İkinizde d-defolup gidin. Mutlu bir yuva k-kurun."

Jungkook yaklaşmasını istememe rağmen yinede adımlarını bana doğru ilerletmişti. Elimdeki vazoyu karşı duvara atıp bağırmaya başladım.

"İkinizde defolup gidin. Yalnız bırakın beni. Evimden çıkın."

Jungkook, daha fazla ısrar etmeyip ceketini alıp çıktı. Ardından o kızda çıkıp kapıyı kapattı.

"Bunu b-bana nasıl yapar? Ben ona n-ne yapmıştım ki? Madem bir k-kızla birlikteydi niye b-benimle ilişkiye girmişti. Sen n-nasıl bir insansın J-Jungkook? Seni t-tanıyamamışım d-demek ki."

Krize girmiştim. Evde ne kadar vazo varsa yere, duvara fırlatıp kırdım. Odama çıkıp yatağa girdim.

Yastığı ağzıma kapatıp çığlık attım. Çığlık atınca kendimi biraz rahatlamış hissettim. Telefonu elime alıp Jimin'i aradım.

Mochim💜 aranıyor...

"TaeTae?"

"Mochim yanıma g-gelir misin?"

"Tae'm noldu sesin üzgün geliyor."

"Gel anlatacağım sana."

"Tamam beş dakikaya oradayım."

Kapı çalmıştı. Merdivenlerden aşağı inip kapıyı açtım. Jimin içeri salona girdi. Yanına gidip kollarının arasına girdim.

"Tae'm ne oldu sana böyle? Kesin Jungkook bir şey yaptı demi?"

"J-Jimin konuşmayıp sadece s-sarılsak olur mu?"

"Tamam TaeTae sen nasıl istersen."

bir süre öyle kalmıştık.

Kendimi, anlatmaya hazır hissettiğimde gözyaşlarımı silip Jimin'e baktım. Bütün her şeyi anlattım. Sürekli yüz ifadesi değişiyordu. Şaşırıyor, sinirleniyor, bazen de ifadesiz kalıyordu.

"Jungkook Bey'e bak sen. Okula gelsin. Arkadaşımı üzmek neymiş gösteririm ona."

"Jimin saçmalama."

"Hiç Jimin deme. Yapacam dediğimi."

Sessiz kalmıştım. Jimin tekrar konuşmaya başladı.

"Gel eğlenmeye gidelim. Kafanı dağıtırsın sende."

"Jimin ben burada mutsuzum. Sen diyorsun eğlenmeye gidelim. Eğlenebilecek halde miyim sence?"

"Ne varmış halinde? Taş gibi çocuksun. Hadi Tae kırma beni." köpek yavrusu bakışları atmaya başlayınca dayanamayıp kabul ettim.

"Peki tamam." kabul ettiğimi görünce otuz iki diş gösterip gülümsedi.

"Şimdi sana kıyafet ayarlayalım."

Jimin giysi dolabımı açıp kıyafet seçmeye başlamıştı.

Seçtiği tişört ve pantolonu alıp giydim.

"Afet gibi oldun Tae. Bunlarla gidiyorsun. Bende senin başka kıyafetlerinden giyineceğim. Giyinip çıkalım artık."

"Tamam seç istediğini kanka."

Jimin'de kıyafetini seçip giymişti. Merdivenlerden aşağı inip evden çıktık. Taksiye binip gay bara gittik. Varmıştık. Ücreti ödeyip otomobilden indik.

Jimin koluma girdi.

"Yalnız bırakmayalım birbirimizi. Bizi yerler burada."

"Aynen sakın kolumdan çıkma."

Jimin'le birlikte bardan içeri girdik. Barmenden içkilerimizi alıp boş bir masaya geçtik. İçmeye başladık. Artık ne yaptığımızın farkında değildik. Jimin bardaktaki içkiyi yere döktü. Bende kahkaha atmaya başladım. Kahkaha hıma o da eşlik etti.

Yanımıza iki erkek oturdu.

Benim yanıma oturan baya yakışıklı biriydi. Yakışıklı çocuk benle konuşmaya başladı.

"Selam güzelim."

"Selam."

"Takılalım mı biraz birlikte?"

"Olur."

Elimden tutup beni başka bir boş masaya götürdü. Jimin'e baktığımda yanındaki çocukla konuştuğunu gördüm.

"Ee nasılsın güzelim?"

Yüzümü tanımadığım yakışıklı olan çocuğa çevirdim.

"İyiyim. Tanışalım mı?"

"Ben Minho. Sen?"

"Taehyung."

"Memnun oldum."

"Bende."

Elini yüzüme koydu. Yanağımı okşadı.

"Nasıl bu kadar güzel olabilirsin? Tanrı olsan sana tapardım."

İltifatı karşısında utanıp gözlerimi kaçırdım. Yere baktım.

"Utanma benden."

Çenemden tutup yüzümü yerden kaldırdı.

"Ne biliyim bana iltifat edilince utanıyorum."

Yanağımdan öpüp beni kendine çekmişti.

Belimdeki eller bir anda kayboldu. Minho'ya bakmak için sola döndüğümde Jungkook'un ona kafa attığını gördüm. Ne işi vardı burada?

"Jungkook ne işin var senin burada?

Benim hayatıma karışamazsın."

"Karışamam öyle mi?"

"Evet karışamazsın. Sen git o kızın yanına."

Minho'nun burnu kanıyordu.

"Minho gel burnuna pansuman yapalım."

Minho yanıma gelecekken Jungkook onu masaya ittirip elimden tuttu. Elini elimden çekmeye çalıştım ama olmadı. Hiç bırakmayacak gibi sımsıkı tutuyordu.

Bardan çıkmıştık.

"Jimin içeride onu da alalım."

"Onu başka biri almaya gelecek."

"Elimi bırak artık."

Elimi bırakmayıp sessiz kalmıştı. Arabanın yanına geldiğimizde beni ön koltuğa bindirdi.

Direksiyonun başına geçti. Kapıyı açmaya çalıştım ama açılmıyordu. Kilitlemişti.

"Jungkook aç şu kapıyı ineceğim. Seninle ne konuşmak ne de görüşmek istiyorum. Beni rahat bırak. Çocuğun ve karınla sana mutluluklar diliyorum."

"Sikicem şimdi! Tae beni istesende istemesende dinlemek zorundasın."

Kafamı camdan dışarıya çevirdim. Çenemden sert bir şekilde tutup kendine çevirdi.

"Taehyung gözlerime bak ve beni dinle."

Sessiz kalıp ona bakmaya başladım.

"Sen yokken ben kız erkek fark etmez ilişkiye giriyordum. Sen hayatıma girince her şey değişti.

Gözlerim senden başka kimseyi görmemeye başladı. İlk sana olan aşkımı inkar ettim. Bu olamaz dedim ama sana kör kütük aşık olduğum çok belliydi. Taehyung ben seni seviyorum. Şu hamile konusuna gelecek olursak,

ben Haneul'la seninle tanışmadan önce tek gecelik ilişki yaşamıştım. Ve korunmuştum. Hamile olması imkansız. Sana bunu kanıtlayacağım söz veriyorum."

Dudağıma yaklaşmıştı. Geri çekildim. Kaşlarını çattı.

"Biraz düşünmeye ihtiyacım var. Anlayışla karşılayacağını düşünüyorum."

"Tabiki Taehyung. Beklerim ben seni."

Arabayı çalıştırmıştı. Bir süre sonra eve varmıştık.

"Eve bıraktığın için teşekkürler."

"Rica ederim."

Bölüm sonu

2 yorum