Sabah hiç istemesemde mutfaktan gelen şarkı ve doğrama sesleriyle uyandım. Bu evde ne uyuya biliyordum nede huzur bulabiliyordum. Saat daha 11 di. Evet geç gelebilir ama gerçekten uzun süredir üniversideki sınavlarıma çalıştığım için çok yorgundum. Ve evet tahmin ettiğiniz gibi biraz dinlenmeye ihtiyacım vardı.
Üzerime rahat şeyler giyip hazırlandım. Saçımı önemsemefen bağladım ve yarı uykulu yarı uyanık odamdan çıktım. Bu gün Ayhan amcanın geleceğini tamamen unutmuştum. Sakince mutfağa girdim ve tezgahta hem abimin hemde annemin çalıştığını gördüm. Annem beni görünce gülümseyip günaydın dedi.
Abimde gene bana dilenci diyerek laf attı. Evet baya konuştu ama o gerizekalının sözlerini hem ciddiye almadığım için hemde boş konuştuğu için yazmadım onuda okunmayın bir zahmet. Neyse konumuza dönelim şu salağı bırakıp. Abimi takmayıp yavaşca annemin yanında gittim ve arkadan beline sarılıp sırtına kafamı yasladım. Hala çok uykum vardı.
Annemin kokusunu içime çekip en sonunda kafamı kaldırdım ve ne yaptığına baktım. Hamur hazırlıyordu. Neden ki gene kim geliyordu offf?
Aaa... Bir dakika evet Ayhan amcalar geliyor. Unutmuştum. Hemen annemden ayrılıp saate tekrar baktım. Evet biliyordum saatin kaç olduğunu ama teyit etmek istedim. Var mı itirazınız?
Saatin daha erken olduğunu görünce daha rahatladım ve bu sefer abime bulaşmaya gittim. Tabiki bu benim en sevdiğim aktivitelerimden biri. Onu kızdırmak çok hoşuma gidiyor ama hep an sonunda ağlayan ben oluyorum. Bu evde beni gerçekten sevmiyorlar mı acaba? Amannn çokta umrumda her şey beleş yeter o bana.
Abimin arkasına geçtim ve ne yaptığın baktım. Domates ve salatalıkları doğruyordu. Kafamda bir kaç heso yapıp yapacağım şeyden sonra beni bıçaklayıp bıçaklmayacağını düşündüm. Yani yapardı bu deli ama bence bana acırdı. Sonuçta tek kardeşiyiz değerimizi bilsin.
Ne yaptığına baktıktan sonra içimden 3 e kadar saydım.
3
2
1
0...
Tam o sırada abimin götüne vurup mutfak kapısına doğru koşmaya başladım. Kapıya ulaşınca durup arkama baktım. Şu an korkmamın sebebi aramızdaki mesafeye güvendim. O olmasa ne yapardım kim bilir. Abim yavaşca elindeki bıçağı kesme tahtasının üzerine bıraktı. Sonrada yine sakince musluğu açıp elini yıkadı ve kuruladı sonrada arkasını dönüp bana baktı ve...
Altay: Seni bu sefer kim elimden alacak söyle bakalım Asya? Şimdi sıçtım ağzına.
Diyip üzerime doğru koşmaya başladı hemne arkamı dönüp bende odama koştum. Hemen arkamdaydı biliyordum. Hem gülüp hemde koştuğun için ekstra yorulmuştum ama buna değişti. Sonunda odama varıp kapıyı zamanında kapatıp kilitledim ve derin bir nefes aldım. Ve tabiki bir mal olduğum için kapının dışındaki canavara diklenmeye başladım.
Asya: hehehehe işte öyle kalırsın dışarda hehehe. Sana hiç salak olduğunu söylemişmiydim? Hehehehe kudur zırla yakalayamadın bu sefer hehehe. He bu arada beni senin elinden kimin alacağını soruyorsan söyliyim. Bu gün gelecek olan yeni *abimm*
Evet!! Kaşınıyordum. Bende kabul ediyorum kaşınıyordum. Ama çok hoş oluyor. Bu kapıyı inşallah kırmazdı. Hem kıramazdı o kadar güçlü değildir.
Lan... yoksa kırarmı? Hayır yaaaa kırmaz kıramaz yok yok yapmaz. Ayy içim ürperdi. He bu arada abim kelimesini bilerek biraz uzatarak ve bastırarak söylemiştim. Daha dün beni uyarmıştı ona abi demiyceksin diye. Ama ben tabikide doğru durdummu hayır. Zaten pekte duran biri değilim. Genetiğim böyle benim suçum değil. Babama konuşun. Hıh!!
Altay: Asya yemjn ediyorum tam dayaklıksın. Dua et bu kapı açılmasın yoksa uçmayı öğreniceksin haberin olsun. He şu konuyaa gelelim Asya hanım!!
Abim bana sadece sinirlenince "Asya hanım" derdi ve evet şu an çok sınırlıydı. Ama hoşuma gidiyordu. Kardeşlik görevimi yerine getirmiştim sonuçta değil mi?
Altay: Senin abin benim. O senin çakma abin. Orijinal benim kızım bulamazsın benim gibisini. O herife bir daha abi demeyeceksin diyorsanda önüne ismini koycaksın. Senin sadece bir tane öz abim var. Diyerleri replika.
Ayy ne iyiyim görüyormushn replikaların çıkıyor. Ama sen benim değerimi bilmiyorsun ve bana bulaşıyorsun. Kurban ol sen bana.
Hıh!!!
• Bir dakika... Az önce 25 yaşındaki bir adam bana tiripmi attı benmi yanlış duydum? E yok artık çüş. Lan 25 yaşındasın sen ya genç kız gibi tripleniyor salağa bak. Daha ben sevgilime böyle tirip atmadım. Gerçi sevgilim olmadı abim yüzünden ama oda ayrı bir mesele.
Bunları söyledikten bir süre sonra sessizlik oldu gitmediğini biliyordum çünkü şu an çok sinirliydi. Ben burdan çıkmadan hayatta gitmezdi. Tanıyordum abimi. Kan istiyordu vahşet istiyordu (!).
Dışarı çıkmadım bir süre sonra abim annemin çağırmasıyla gitmek zorunda kaldı. Ama ben yine çıkmadım çünkü annemin bana iş kitlemesini istemiyordum. Birazda o salak yapsın ne olcak? Yaklaşık 10 dakika sonra bizim evin kapısı çaldı. Kim olduğunuerek ettiğim için çıktım. Ama çıkmadan önce etrafı kontrol ettim. Yani o kadarda beynimiz var.
Neyse etrafı kontrol edip temkinli bir şekilde kapıya doğru yürümeye başladım. En sonunda kapıya geldiğimde açtım. Esra gelmişti. Onu görünce mutlu oldum. Çünkü sözünü tutmuştu beni o aptal yeni çocukla yanlız bırakmayacaktı. Hemen esrayı içeri çekip sarıldım sonrada beraber mutfağa geçtik. Abim bana bitkileri varken bir şey yapamaz. O yüzden rahattım.
Asya: Anne Esra geldiiii.
Figen: Esra? Kızın sen neden geldin? Bu gün dışarı çıkamazsınız. Asya yeni abi ve babasıyla tanışacak.
Asya: Anne o adam benim babam olmayacak. Benim sadece bir tanecik babam var. Bunu unutma.
Asya: hemde anne o yeni gelecek çocukla yani sözde üvey abimle yanlız kalmak istemiyorum.
Figen: kızım abinde va-
Asya: anne ikiside erkek ya. Ben kızda istiyorum. Yanımda bir kız olsun istiyorum. O salaklar konuşurken ben yapcam?
•İşta abim o sıra bana döndü. Ters ters baktı. Ve işaret parmağını kaldırıp sağa ve sola salladı. Yüzünde korkunç bir gülümseme vardı. Buda demek oluyorki herkes gidince hem az önce yaptıklarımı hemde şimdi ona salak degişimi bana ödetecekti. Ben hemen biraz Esranın arkasına kaydım. Esra ne olduğunu anlamadı. Ama abimin gülüşü dahada büyüdü. En sonunda onanda gözlerimi ayrıp anneme baktım.
Asya: Anne lütfen esrada kalsın. Bunlar iki erkek olcak kendi aralarında konuşcaklar ben napcam peki?
Figen: iyi tamam kalsın ama abinle tanışmamak için onu kullanmayacaksın uyarıyorum.
Asya: Tamam tamam (şüpheli)
• hemen Esrayı kolundan tutup odama sürükledim. Sonrada zorla oturtup anlatmaya başladım bunu detaylarıyla.
*1 saat sonra*
Kahvaltı(ögle yemeği) hazırdı hemen kalktık ve yemeğimizi yedik Esrayla. Abim bana kötü kötü bakmaya devam ediyordu ama umursamaıyordum *şimdilik*. Annem börekleri yapmıştı bile şimdide yeni hamur yoğurmuş ve mayalandırıyordu. Sanırım oda poğaça içindi. Ben mutluydum. Yemek yemeyi severdim. Hemde bu sefer hiç karışmamıştım. Bunların hepsini annem ve abim yapmıştı. Normalde evi çekip çeviren bendim ama dediğim gibi bu sefer dokunmamıştım.
Fırının içine bir daha baktığımda birde kurabiye olduğunu gördüm. Şaşırdım çünkü bunların hepsini birsaatte yapamazdı. Yaparmıydı yoksa. Yapardı tabi bu Figen sultandı.
• Bu sefer işten kaçmadın ve masayı toplayıp bulaşıklara yardım ettim. Tabiki ben orda iş yaparken Esra öylece bırakırmıyım tabiki hayır Esrada bana yardım etti. Daha kısa sürdü ve bitirdik annemde en son yogurtu garip bir şeyler yapıp oda işini bitirdi. Oda abimle çalışıyordu yani abim yatmıyordu. Daha doğrusu yatamıyordu.
*3 saat sonra*
Saat şu an 15.00 ' dı yani tam olarak gelmelerine 1 saat vardı. Annem deli gibi kıyafet deneyip bize nasıl olduğunu soruyordu. Aramızda kalsın ama liseli gibi davranıyordu. Delirtiyordu beni. Ulan benimde hazırlanmam lazımdı. Ne yaşıyordu bu kadın? Neyse biz bir şekilde annemin yanından kaçtık ve odama geldik. Hemen bende dolabımı açıp pantolun ve bir tişört giydim. Onlaramı özenicem ya.
*Yarım saat sonra*
• Üzerimde belimi saran bebek mavisi ve diz üstümde biten bir elbise vardı. Tabiki bunu bana annem zorla giydirmişti. Offf evin içinde birdeböyle elbiseyle dolaşıyordum delirecemm. Abim çok rahattı altında bir kumaş pantolon üstündede siyah bir tişört. Gayet sade ve rahat. Ulan birde benle dalga geçiyordu abim. Aslında haklıydı çünkü bunu zorla giymiştim. Ama geçmesin yinede.
Piç
Annem esraya zorla bir şeyler giydirmişti. Onada mor bir elbise giydirmiş benim dolabımdan. Bu kadın gerçekten sabırlarımı sanıyordu. He bu arada dolabımdaki elbiselerin hepsini annem almıştı benlik bir şey değildi. Saçlarım açıktı. Ve uzun olduğu olduğu için belime kadar geliyordu. Annem zorla makyaj yapmak istemişti ama onu " ben zaten güzelim" diyerek durdurmayı başarmıştım. Hehehe biraz ablanızdan feyz alın ya. Neyse tamam boş yapmiycam.
*Saat 16.00*
Hepimiz salonda oturmuş put gibi bekliyorduk . Özellikle annem bana nasıl oturup kalkmam gerektiğini en ince detayına kadar anlatmıştı. Gerçekten DELİRECEKTİM. Şu an bacaklarım birbine yapışık sırtım bik bir şekilde oturuyordum ve şimdiden her yerim ağrımıştı.
*Ding Dong Ding Dong*
Yarappi çok şükür geldilerde birazdan onlar gidince kurtulucam şu işkenceden. Hemen annemin bakışıyle gidip kapıyı açtım. Önde Ayhan amca vardı. Yüzünde sıcak bir gülümseme vardı. Hemen elini öpüp onu içeri aldım. Arkasındada...
O ne lan. Bismillahirrahmanirrahim. Olm bu insan mı? Bu insansa benim içerde abi dediğim şey ne? Ohaaa. Bu Ne yakışıklılıktır paşam. Kendileri kumral- sarışın karışımı yeşil gözlü uzun boylu ve abartı olmayacak kadar yapılı deli dehşet bir şey. Acaba abimi evden kovsam mı? Bunu öz abim yapsam. Bence bu iş olur. Onu süzdükten sonra gözlerine baktım çok güzel gözleri vardı. Oda beni süzmüştü. Hemen elimi uzattım tokalaşalım diye. Ama o beni sırtımdan çekerek sarıldı. Neye uğradığımı şaşırdım. Lan ne yapıyor bu. Olm hangi parfüm bu çok iyi kokuyor.
Ne diyorum ben ya bu benim üvey abim..bende ona kısa bir şekilde sarıldım ve sonra zorla onadan ayrıldım ve ne diyeceğimi bipmediğim için içeriyi gösterdim. Güldü. Boşluğa düştüğümü anladığı için güldü. Gülüşü çok güzeldi. Neden bu kada güzeldi? Allahım söylediğim şeylere bak ya ne diyorum ben. Bende hafifçe gülüseyip. Elimi indirmdim ve arkasında kapıyı kapattım.