İçeriğe geç

Üstümdeki yükler

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Üstümdeki yükler

Bölüm 1

Üstüne Üstlük

Bugüne kadar hiç kan dökmedim. Çünlü hep kendime değer veririm. Ama bu savaş hem ruhuma hemde bedenime işledi. O yüzden istersem dünyanın en bakımlı insanı olayım kanımın dökülmemesi imkansız.

Ama daha önemli birşey fark ettim. Kanımın rengi normal insanlarınkine göre daha koyu. Onlarınki saf kırmızı ise benimkinin rengi bordo.

Genetik değil büyük ihtimalle. Çünkü annemin kanı neredeyse pembe. Bunu o babamla tartışırken bizzat gözlerimle gördüm. Babam pek şiddete meyilli değildir ama o gün çok sinirliydi.

Annem sebebini sorduğumda söylememeye ısrar etti. "Boşver" diyerek geçiştirdi. Annem dışında kimsenin kanını görmedim. Bugüne kadar. Çünkü bugün ülke arasında savaş çıktı. Üstüne üstlük yanımızdaki ülke Dragen de bunu fırsat bilerek bize saldırdı. Dini açıdan çok ilerledik. Boş zamanlarımızı kendi ibadet çeşidimize veriyoruz. Ama her geçen dakika ölü sayısı artıyor.

Asıl kötü olan şey bugün savaşın ilk günü. Yarın ne olucağınını kimse bilemez. Hatta bazılarımız yarının olcağını bile bilemez. Babam mesela. Tekrar tekrar "bugün son günümüz. Yarın hiçbirzaman gelmeyecek ve acı dolu bir sonumuz olucak." sözlerini sarf ediyor. Havada hiçbir kuş yok. Onların ötüşlerinden çok mermi sesi duyuluyor. Yarının olacağını bilmiyorum ama bildiğim birşey var. Bundan sonra hiçbirşey eskisi gibi olmayacak.

Bir zaman makinesi bulsam yapacağım ilk şey 11 yaşımdaki o güzel günlere gitmek ve sıcak çorbamın yanında et yemek olurdu. İnsan kaybedince anlıyormuş değeri. O zamanlar elimdekinden daha fazlasını isteyen bir şımarığın tekiydim. Ama şimdi istediğim tek şey huzur. Odamda yanlız bir şekilde düşünmek istiyorum. Ama bunun için bomba seslerinin azalması lazım.

Henüz bu köye giriş yapan dragenli biri yok. Bu sayede istediğim huzurun yarısına sahibim. Babam cepheye gitti. "Modern" bir ülke olduğumuz için kadınların savaşmaya izni yok. Ama bazı kadınlar erkek kılığına giriyor.

Biraz kanımı incelemek istedim. Çok sıkılıyorum.

Maket bıçağımla küçük bir çizik çizdim elime. Kanımaya başlarken yere bir damla kan düştü. Tek hatırladığım bu sanırım başka bir yerdeyim. Bilincimimi kaybettim? Yada ölmüşte olabilirim. Ama dur. Ölmüş olamam. Sadece elim kanadı. Bilincimde kapalı olamaz. Neler oldu o zaman? Ben nerdeyim? Önümde büyük bir ekran var. Ama kapalı. Arkamda bir sıcaklık hissediyorum.

Arkamı döndüğümde bir kadın gördüm. Alnındaki kırışıklıklar haricinde bakımlıydı. Tatlı bir yüzü vardı. Ama o sinsi gülüş talılığı alıp götürüyordu.

"Sen çok özel birisin SALLY" şaşkınlık içinde kaldım. Bu kadın benimlemi konuşuyordu.

"Neler oluyor?" dedim donuk bir sesle. O cevap vermeden bir soru daha sordum.

"Benim adım sally değil. İsmim fiath kimle konuşuyorsun. Sonunda ne kadar suratı asılsada cevap verdi.

" Ölümlülerin sana koyduğu isimler gerçek ismin değildir sally. " dedi hoş olmayan bir ses tonuyla.

" Bana Sally demeyi bırak" diyerek sert çıkıştım.

"Sakin ol. Tamam hadi ben sana Fiath deyim. Diğerleri sana Fiath demez Sally bu isme alışman gerek." anlamıştım.

"Diğerleri derken?" Diye sordum.

"Bak sen gerçekten özel birisin. Sen bir Shazmsın. Her bir kan damlası yere düştüğünde bedenin ve ruhun ayrılıyor. Ve başka bir ruh senin yerine geçiyor." dedi mutlu bir şekilde. O sinsi gülüş, savaş, shazmlık bunların hepsi bana bir umut yükledi.

"Yani yaşıyacak mıyım?" diye sordum.

Kadın eliyle sus işareti yaparak

"Zamanla öğrenirsin. Ama sana bir sorum var. Dragen'i yenmek istiyor musun?" soruyla cevap verdim.

"Ne?"

"Nasıl olucak bu?" kadın sırıtıyordu. Ve bu beni dellendirmeye başlıyordu.

"Sanırım, Dragenden intikam istiyorsu. Merak etme senin nefret ettiğin kadar bizde Dragenden nefret ediyoruz. Ama biz intakam isteğini dizginliye biliriz. Ama sen bununyapamıyorsun. Al şu yüzüğü." Tereddütsüz bir şekilde aldım yüzüğü. Haklılardı. İntikam almak için olan isteğimi dizginlemeliydim. Yüzüğü taktım. Aynı hissediyordum. Kadın bana baktı.

"Zamanla farkı anlarsın. Ama şimdi tatlı bir rüya çekmen lazım Sally. Ha bu arada bu yaşadıklarını kimseye söyleme hakıın yok. Görevin ise Dragen varisini bulmak. "

Uyandığımı ve kendi vücudumda olduğumu fark ettim. Ama ten rengim beyazlamış, kanım siyaha dönmüştü. Şu yüzük güç verdiği kadar kişilikte değiştiyordu. Yanımdaki " bayılmış" adamın göz bandını aldım. Buna ihtiyacım vardı. Ama sadece buna.

Bölüm sonu

1 yorum